Fetva Meclisi
Soru
Hocam, mübarek günlerde, 10 Muharrem veya Ramazan ayının son günleri gibi, birtakım güzel duaların rakam verilerek yapılması, 786 kez besmele veya 100 rekat namaz gibi, doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu tarz uygulamalarla ilgili dinimizde kesin bir hüküm bulunmamaktadır. Kur’an ve sahih hadislerde geçen zikirler ve dualar bir Müslümanın hayatında elbette yer alabilir, almalıdır da. Yalnız bahsedilen sayı ve sıralama ile okumanın özel bir fazileti olduğuna dair sağlam bir kaynak yoktur. İhlas Suresi'nin, Fatiha'nın ve Besmele’nin faziletleri gerçekten büyüktür; bunları okumak, kişinin imanını güçlendirebilir.
İnna lillahi ve inna ileyhi raciûn. Önümüzdeki musibet ümmet olarak hepimizi bir şeyler yapmaya, ibret almaya davet etmektedir. Bu yapmamız gereken işler arasında “dua uydurmak, dua organize etmek” yoktur. İbadetlerimizi samimi ve ihlaslı bir şekilde yaptıktan sonra zarar gören kardeşlerimiz için neler yapabileceğimize bakmak gerekir. Bu yapılabilecekleri de profesyonel kurumlar eliyle yapmalıyız. Boş insanların boş icatlarına sarılmanın gereği yoktur.
Selamünaleyküm. Evvabin namazı faziletli bir nafile ibadettir. Daha ötesini karıştırmak gerekmez.
Selamünaleyküm. Tesbih ve zikir bir ibbadettir. Bütün ibadetlerde de en temel kural şudur: Allah'a ancak O'nun emrettikleri ile ibadet yapılır. O'nun emrini de ya Kur'an beyan eder ya da Peygamber aleyhisselam. İnsanlar bir ibadet koyup onun hakkında güzel deme hakkına sahip olmazlar. Sözünü ettiğiniz zikirlerin Kur'an ve hadislerde sayı olarak belirlenmiş şekli yoktur.
Bir milyon ya da bin yıl zikir sevabı ile ilgili bir bilgi hadis kitaplarında geçmemektedir. Ancak Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin şu müjdeleri kaynaklarımızda geçmektedir: “Bir kimse günde yüz defa sübhânallâhi ve bi-hamdihî derse, onun günahları deniz köpüğü kadar bile olsa hepsi bağışlanır.” (Buhari, 6405) Namazların akabinde 33 defa sübhanallah, 33 defa elhamdülillah, 33 defa Allahuekber dedikten sonra "لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ" diyenin de deniz köpüğü kadar günahı olsa bağışlanacağı da Müslim’de 597. hadisi şerifte geçmektedir. Yine aynı zikri günde yüz defa yapanın 100 sevap yazılıp 100 günahının silineceği, on köle azat etmiş gibi sevap verileceği hadisi şerifte geçmektedir. (Buhari, 3293) Bu gibi zikirler ve müjdelere dair bilgiler internette doğru olmayan şekillerde çok fazla bulunmaktadır. Bu yüzden İmam Nevevi rahmetullahi aleyhin “Ezkâr” isimli kitabı gibi muteber kaynaklardan bakmak çok daha isabetli olacaktır.
Zikrettiğiniz mesele ibadetle eğlenme tarzında bir sıkıntıdan başka bir şey değildir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Sabah ve ikindi namazlarının ardından nafile namaz için kerahet söz konusudur. Ancak vakit güneşin doğma vakti ise kırk dakika veya akşam namazına kırk dakika kaldı ise kaza da olsa kılmamak gerekiyor. O saatleri zikir saati olarak değerlendirmek daha doğrudur.
Zannaderim İSTİHAREyi tarif ediyorsunuz. İstihare, uyku ile ilgili değildir. Maalesef, sanki istihare için illa uykuda olmak gerekir gibi bir anlayış yayılmıştır. Bu doğru değildir. Siz, hangi konu için istihare yaptı iseniz o konunun şu anda zihninizde ne durumda olduğuna bakın; eğer olumlu görülüyorsa istihareniz olumludur. Aksi ise sonucu olumsuz kabul ediniz. Allah'a emanet olunuz.
Sizin konuşma ve atiklik olarak vasıflandırdığınız özelliğinize bakın; ortama göre kendinizi değiştirebileceğinize inanıyorsanız evlenmenizde sakınca olmaz. Hayır huyunuz huy ise, erkeklerin bir zaman sonra kadınların atikliğinden nefret edeceğini bilmeniz gerekir. Herkes dengi ile evlenmelidir ama bu da nikâhın şartlarından değildir. Üçüncü şahısların bulunduğu ortamlarda görüşmeler yapın; herkes birbirini tanısın ona göre karar verin. Allah hayırlı ve bereketli kılsın.
Gusül alacak biri, bütün vücudunu yıkadıktan sonra ağzına ve burnuna da su verdi ise gusül tamamdır. Ya da gusül budur. Bunun ötesinde gusül için müstahap denen ilaveler vardır. Mesela, gusülden önce avret yerleri kirli ise temizlemek, namaz abdesti gibi abdest almak bunlardandır. Ama bunlar guslün yerini bulmasını etkilemez. Nasıl yapılırsa yapılsın, önemli olan cünüplükten kurtaracak bir gusül almaktır.
Böyle bir şey olmaz.
Hacizli malları satın almanın insanı üzen bir yönü vardır elbette ama alacaklı da bir insandır, onun da hakkının korunması gerekmektedir. Yasalarla oynanmaması, gizli bir hileye baş vurulmaması durumunda hacizli malların satın alınmasında bir sakınca yoktur. Allah'a emanet olunuz.