Fetva Meclisi
Soru
Selamun Aleykum. Bazı kitaplarda çekilecek zikir sayılarından bahsediliyor. Örneğin; ya rahman ismini 348 kere ya cebbar ismini 728 kere vb. sayılar ve faziletler soyleniyor. Bunların doğruluk derecesini öğrenmek istiyorum. Efendimizin (s.a.v) hadislerinde ve kuran'da böyle bir şey geçmediğini bazı hocalar soyluyor ve uydurma diyor. Bazı hocalar ise tavsiye ediyor. Bu işin asli nedir? Şimdiden Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Biz, dinimizi ashabı kiramdan öğrendik; onların yapmadığını DİN OLARAK yapamayız. Ashabı kiramdan o şekilde bir zikir çeşidi nakledilmemiştir. Yapılan işin içeriğinin güzel olması ibadet şekli olmasını gerektirmez. Bir mecliste oturup fıkıh öğrenmek, tefsir öğrenmek daha bereketlidir.
Allah Teâlâ’nın isimlerinin zikir olarak tekrarlanması bir ibadettir. Mesela onun isimlerinden biri el-Ğafûr’dur. Bu veya başka bir ismi ibadet maksadı ile tekrarlansa bu bir zikir olur ama “şu isim şu kadar kere” şeklindeki tayinler genellikle asılsız ve indi görüşlerden kaynaklanmaktadır.
Zikrettiğiniz mesele ibadetle eğlenme tarzında bir sıkıntıdan başka bir şey değildir.
Selamünaleyküm. Birinci sorudaki meselede, ESMA-ÜL HÜSNA'nın yüzde yüz kesinleşmiş şekli yoktur. Bu nedenle bir kişinin niyetinden şüphe etmek gerekmeyebilir. Kur'an'ımızdaki sıralamada ise Ümmetin genel idrakine aykırı bir iş yapmamak gerekir. Fetret devri ile alakalı, kesin bilgimiz yoktur. Ulemanın farklı farklı içtihatları vardır. Bize direk yararı dokunmayan bu tür meselelere dalmamız doğru olmaz. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. nBunun gibi pek çok hadis vardır. Bu bir kuraldır: Cehennemde sıfır imanlı olanlar yani kâfirlerden başkası sonsuza kadar kalmayacaktır. Müm'inler ise dünya hayatında günah işledilerse ve tevbe etmeden öldülerse, günahlarının gerektirdiği kadar cehennemde kalacaklardır. Sonra da Allah Teâlâ'nın lütfu ile cehennemden çıkıp cennete gireceklerdir. Tabii bu durum, mü'minin günahlarını Allah Teâlâ'ınn affetmemesi hâlindedir. Af görürse zaten kurtulacaktır. Allah Teâlâ sonumuz hayertsin.
Selamünaleyküm. Bu, ihtimal kıyamete kadar kimsenin çözemeyeceği kadar köklü bir yer edinmiş sorunlardandır. O yolu izleyen mü'minlerin niyetlerini Allah Teâlâ bilmektedir. Onları itham etmek kimsenin görevi değildir. Samimi niyetlerle yapıyorlarsa ve bunun üzerinden kişisel zevklerini tatmin etmek ve menfaatlenmek gibi bir tutum içinde değillerse onlarla mücadele etmenin yersizliğini düşünüyorum. Yaşadığımız dönem, insanların yanlışlarını tespitten çok neyin doğru olduğunu ispat etme dönemidir. Eğer tasavvuf hatalı ise hatasız olan zühdü ortaya koymalıyız. Birileri Allah'ı zikretmeyi teşvik için tasavvufu metot olarak kullanırken hata ediyor, diğerleri de Allah'ı zikrin ne tilavet ne tesbihat olan hiçbir çeşidi ile meşgul olmadığı hâlde, sadece başkalarının yanlışlarını tadat ederek İslam'a hizmet ediyorsa bu kabullenilemez. Herkes doğru bildiğini yapsın, hesabımız Allah'a kalacaktır.
caiz mi konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sigorta ilke olarak caiz değildir veya İSLAM SİSTEMİNDE SİGORTA BU HALİYLE YOKTUR. Ancak devletin yaptırılmasını yasayla emrettiği sigorta yapılabilir. Ya da devletin nisbi bir mecburiyet getirdiği mesela 'deprem sigortası' gibi sigortalar için de yapılabilir deriz. Bunun haricinde keyfi sigortalar yapılabilir değildir.
'Fotoğraf çekmek' bir bayan için haramdır demeye varmadan önce fotoğraf çekmenin kurallarını öğrenmeliyiz. Canlılara ait fotoğrafların çekilmesinde sıkıntı olduğunu bilmelisiniz. Bunun dışında erkek için hüküm ne ise kadın için de hüküm odur. Şu kadar ki kadın, hangi işi yaparsa yapsın dikkat edeceği 'mü'min kadın olma farkı' ile yaşadıkça bir sorun yok demektir.
Selamünaleyküm. Önce tespit edelim ki: Bu tür sürtünmelerin sonu bir harama düşme olabilir. Riskli işler yapmamak lazım. Kural olarak ise bu yasak değildir. Dinimiz fıtrat dinidir; tabii olmayan şeylere izin vermez. Kelepçe, demirle muhabbet tabii bir muhabbet değildir. Bunlar, çıldırmış batı dünyasının ürünleridir. Daha nazik yollarla şehveti tatmin etmek gerekir.
Selamünaleyküm.İlke olarak sigorta caiz değildir. Zorunluluk veya kanuni gerekçelerle yapılabilir. Bu zorunluluk ve kanuni durumu da siz belirleyebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Tıbbî bir zaruret yokken Allah'ın yarattığını değiştirmek haramdır.
Selamünaleyküm. Haramdan biten haramdır. Çöplükte gül bitmez.