Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm; Sayın hocam son sohbetiniz olan bidat bidattir sohbetinizi dinledik etkileyici bir dersti rabbim anlayıp amel etmeyi nasip etsin.Sizinde dediğiniz gibi dine sonradan eklenen iyi de olsa kötü de olsa her şey bidattir. Peki, tasavvuf da dinimize sonradan girmiş ve bunun içerisinde olan rabıta vahdeti-vücut gibi terimler ya da fiiller gerek efendimiz döneminde gerekse sahabe döneminde mevcut değildi fakat birçok cemaat ya da kişiler bu bağlamda hareket ediyorlar. Konuyla alakalı bilgilendirirseniz sevinirim. Selam ve dua ile.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Dinin aslında olmayan herhangi bir işin, ne kadar gerekli ve yararlı görülse de yüzde yüz faydalı, olmazsa olmaz gibi anlaşılması mümkün değildir. Verdiğiniz örnekte de bu açıkça görülmektedir. Şu kadar ki, bazı şartlarda faydasıyla zararını ölçebilmekteyiz. Bu da her konunun aynı şartta değerlendirilmemesi gerektiğini göstermektedir. Hasene cinsinden bile olsa bidatleri savunmakta sıkıntılı sonuçlar olabilir. Buradaki ölçü, fukahanın ittifaken kabul ettikleri ile yetinmek şeklinde kabullenilmelidir. Alenen bir uçurum oluşturmayanlarla da, mü'minler arasındaki vahdete zarar vermeme açısından mücadele etmeyi doğru bulmuyoruz.
Selamünaleyküm. Bu, açık bir haddi aşmaktır. Söyleyebileceğimiz bir söz yoktur. Umarım anlattıklarınız aktarmada abartılmış sözlerdir.
Selamünaleyküm. Mü'minler, bir vücudun azaları gibidirler; bir yerdeki sızıyı her yerden hissetmek zorundadırlar. Bir mü'min kardeşin, hatasını görüp de onu hissetmemek bize ait bir tavır değildir. Şu kadar ki, daha ağır bir hataya mesela onun 'boş ver' demesine neden olacak davranışı da kabul etmeyiz. Duruma bakın, yararlı olacak zannederseniz nezaketle ikaz edin. Aksi takdirde susmayı yeğleyin. Siz niyetinizle ve samimiyetinizle kazanırsınız. Nefisleri kabartmadan, incitmeden ve kınamadan yapmak gerekiyor. En azından imamlara, böyle bir hata gördüğünüzü hatırlatarak onlara söyletebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Mü'minler, bir vücudun azaları gibidirler; bir yerdeki sızıyı her yerden hissetmek zorundadırlar. Bir mü'min kardeşin, hatasını görüp de onu hissetmemek bize ait bir tavır değildir. Şu kadar ki, daha ağır bir hataya mesela onun 'boş ver' demesine neden olacak davranışı da kabul etmeyiz. Duruma bakın, yararlı olacak zannederseniz nezaketle ikaz edin. Aksi takdirde susmayı yeğleyin. Siz niyetinizle ve samimiyetinizle kazanırsınız. Nefisleri kabartmadan, incitmeden ve kınamadan yapmak gerekiyor. En azından imamlara, böyle bir hata gördüğünüzü hatırlatarak onlara söyletebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Çözümü görünmeyen sorunların içinde bocalamayın. İslam'ın berrak yüzü önümüzdedir Siz neden negatiflerle ilgileniyorsunuz? İslam'ın Müslümanlarında sorun var ama Peygamberinde sorun var mı? Kur'an'da sorun var mı? Şeytanın sizi oyalayacağı işlerle ilgilenmeyin, rahat edin.
Selamünaleyküm. Mümin, bu zamanda önce kendisini korumalıdır. Fitne ateş gibi her yeri sarmış durumdadır. İmanımız ciddi bir şekilde tehlikededir. Önce kendinizi korumayı gaye edinin. Onlar size tesir etmesinler. İkinci göreviniz de onlara iyi örnek olmaktır. En iyi yapacağınız şey, imanınızla oluşan kimliğinizi kıskandırmaktır. Tatlı konuşan, vakar sahibi, sözüne sadık, ibadet ihmal etmeyen, ahireti hesap eden bir mümin olduğunuz zaman onlar sizden istifade edeceklerdir. Böylesi, oturup onlara bir saat seminer vermekten iyidir. Allah yardımcınız olsun.
Allah konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İsim tavsiye etmiyor, isimler arasından tercih yapabiliyoruz. Sitemizin konumu bunu gerektiriyor.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim, herhâlde siz evlilikten saray yapmayı anlıyorsunuz. Evlilik iki insanın başını sokacağı bir mahrem yuva ile olur, onun da neye mal olduğunu az çok dünyayı bilen herkes bilir. Önce evliliğin beyaz eşya düşkünlüğü olmadığını tespit edelim. Hayatı aslına çevirince işler daha kolaydır. İkincisi, şimdi aç mısınız? Nasıl yaşıyorsunuz öğrenci olduğunuz hâlde? Demek ki er-Rezzak ismi sizde tecelli etmiş.
Selamünaleyküm. Annenin hakkı her zaman babadan öncedir. Anne izin veriyorsa mesele yok. Anne kiminle kalmak istiyorsa karar onundur ama yük erkek evladın omzundadır. Karar her zaman annenin kararıdır.
Selamünaleyküm. Geçmiş olsun size. Bu durumda bu boşamanın üzerinden üç hayız dönemi geçti ise eşinizden tamamen boşsunuz, bir başkası ile evlenebilirsiniz. Allah sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Haccın size farz olup olmaması birinci mesele olmalıdır. Eşiniz ve sizin hacca gitmeniz için borç almadan yeterli olacak kadar paranız varsa size hac farzdır. Bu durumda hemen hacca gitmekten söz edebilirsiniz.Bu durumun dışında kendinizi zorlamanız gerekmez. Haccın hasreti ile yaşamanız, haccedip boş dönmenizden daha hayırlıdır.Çocuk annesi olmanızın ise mesela kırk beşten sonra imkânı yoktur. O yaşa kadar da beş çocuk annesi olmalısınız en azından. Buna göre bir değerlendirme yapın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. İçindekileri dışına vurmadıkça sakıncası yok, boş kalmamaya çalış.