Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. 1. Anne-babası ayrı kişiyi aynı anda annesi de babası da çağırsa hangisine gitmelidir? Baba anlayışsız sa, anne anlayışlı davranıyor ve şikâyetçi olmuyorsa baba mı tercih edilmelidir? 2.Tek başına kalan annemizin maddi yardım, hizmet etme veya ziyaret açısından bizden bir isteği olmuyorsa, bize merhametinden ötürü ona bir iyiliğimiz dokunmasa da bizden razıysa, bazen bunları yapamadığımızda bize vebali var mıdır? Şimdi hak talep etmese de ahirette hakkını isteyebilir mi? 3.Dul bir kadın oğluyla birlikte mi yaşamalıdır? Kendisi yalnız kalmak isterse hüküm değişir mi? Yalnız kalan ve bir geliri olan annenin geçimi kendine mi oğluna mı aittir? ALLAH (cc) anlayışlı anne-babalardan ve sizden razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Okuyup geçinmenizi sağlamanız yönünde size verilen telkine uymak zorunda değilsiniz. Bir bayanı babası, nikâhlanınca da eşi bakmak zorundadır. Bizim dinimizde bayanlar, evlerinin kraliçeleri gibidirler; ilke olarak çalışmazlar. Yalnız siz, bu kararınızı ne kadar duygusallıkla verip vermediğinizi, ilimden ne anladığınızı, çıkacak boşluğu nasıl dolduracağınızı iyi düşünün.
Selamünaleyküm. Annenin tek başına evlilikte karar hakkı yoktur. Meseleyi bir laubalilik düzeyine getirmemek için en yakın akrabadan bir veya iki kişinin yardımı ile yol alabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Anne babanın çocuğu üzerinde hakkı vardır ama bu hak sınırsız değildir. Zalim bir anne veya babanın bedduasının zararı yoktur. Siz kalbinize bakın, bir kabahat sahibi değilseniz işinize bakın, dert edinmeyin onları.
Selamünaleyküm. Bir çocuğun annesini ziyaretinin sıklığı diye bir şey olamaz. Çocuk, annesinin kapısının dibinde sabahlar; bizde yol böyledir. Şu kadar ki, evli bir kadının eşiyle ve çocuklarıyla ilişkisi açısından da bir denge kurması gerekmektedir. Bu dengeyi sarsmak da doğru değildir. Allah annenize ve size sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Babanın işine ancak ikna ile müdahale edebilirsin. Onun vebali direk senden sorulmayacak. Düzeltmiş olman iyi olmuş. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Bir kadının, banyosu ve mutfağı ayrı olan bir evde eşi ile beraber kalmasını istemesi dinen hakkıdır. Bu hakkı nikâh masasında konuşarak iptal ettirmedikçe bir erkek yok sayamaz. Anne babalar, çocuklarına baskı yaparak gelinlerini emirleri altında tutmaya çalışırlarsa zulmetmiş olurlar. Gelin bu zulme itaat etmek zorunda değildir. Erkek, ortayı bularak durumu düzeltmek zorundadır. Allah’ın tanıdığı hakkı kimse alamaz. Buna örf ve saire alet edilemez. Erkek de, bu durumu ebeveynine nezaketle izah etmelidir. Hanımlar da bir gün kaynana olacaklarını düşünerek konuşmalı ve tavır koymalıdırlar. ‘Ben o zaman böyle yapar mıyım hiç?’ demeleri de inandırıcı olmaz. Zira onlara eziyet edenler de ‘ben öyle yapmam hiç’ diyorlardı. Nesiller arasındaki farklılığı aşmak neredeyse mümkün değildir. En ideal olanı, anahtarları farklı evlerde yaşamaktır. Bunu yaparken de, anne babanın kırılmayacağı ve hizmetinin aksamayacağı şekilde bir ortam oluşturmaktır. Yorulan ve sıkıntıya giren kesinlikle erkek evlat olacaktır. Bu sorunu, iki tarafı kırmadan çözmek zorunda olan erkektir. Kadın, yaparsa insanlığı gereği yapacaktır. Hukuki zorunluluğu yoktur. Elbette, bu sıkıntılara giren erkek de yaptığının Allah rızası için yapılacağını ve bundan ecir kazanacağını unutmayacaktır.
Allah konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu, ihtimal kıyamete kadar kimsenin çözemeyeceği kadar köklü bir yer edinmiş sorunlardandır. O yolu izleyen mü'minlerin niyetlerini Allah Teâlâ bilmektedir. Onları itham etmek kimsenin görevi değildir. Samimi niyetlerle yapıyorlarsa ve bunun üzerinden kişisel zevklerini tatmin etmek ve menfaatlenmek gibi bir tutum içinde değillerse onlarla mücadele etmenin yersizliğini düşünüyorum. Yaşadığımız dönem, insanların yanlışlarını tespitten çok neyin doğru olduğunu ispat etme dönemidir. Eğer tasavvuf hatalı ise hatasız olan zühdü ortaya koymalıyız. Birileri Allah'ı zikretmeyi teşvik için tasavvufu metot olarak kullanırken hata ediyor, diğerleri de Allah'ı zikrin ne tilavet ne tesbihat olan hiçbir çeşidi ile meşgul olmadığı hâlde, sadece başkalarının yanlışlarını tadat ederek İslam'a hizmet ediyorsa bu kabullenilemez. Herkes doğru bildiğini yapsın, hesabımız Allah'a kalacaktır.
Selamünaleyküm. İsim tavsiye etmiyor, isimler arasından tercih yapabiliyoruz. Sitemizin konumu bunu gerektiriyor.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim, herhâlde siz evlilikten saray yapmayı anlıyorsunuz. Evlilik iki insanın başını sokacağı bir mahrem yuva ile olur, onun da neye mal olduğunu az çok dünyayı bilen herkes bilir. Önce evliliğin beyaz eşya düşkünlüğü olmadığını tespit edelim. Hayatı aslına çevirince işler daha kolaydır. İkincisi, şimdi aç mısınız? Nasıl yaşıyorsunuz öğrenci olduğunuz hâlde? Demek ki er-Rezzak ismi sizde tecelli etmiş.
Selamünaleyküm. Haccın size farz olup olmaması birinci mesele olmalıdır. Eşiniz ve sizin hacca gitmeniz için borç almadan yeterli olacak kadar paranız varsa size hac farzdır. Bu durumda hemen hacca gitmekten söz edebilirsiniz.Bu durumun dışında kendinizi zorlamanız gerekmez. Haccın hasreti ile yaşamanız, haccedip boş dönmenizden daha hayırlıdır.Çocuk annesi olmanızın ise mesela kırk beşten sonra imkânı yoktur. O yaşa kadar da beş çocuk annesi olmalısınız en azından. Buna göre bir değerlendirme yapın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Geçmiş olsun size. Bu durumda bu boşamanın üzerinden üç hayız dönemi geçti ise eşinizden tamamen boşsunuz, bir başkası ile evlenebilirsiniz. Allah sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Halil Gönenç Hoca efendi’nin ŞAFİİ İLMİHALİ değerli bir kitaptır.