Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm değerli hocam. Benim annem tek çocuk. Biz ailecek Ankara'da yaşıyoruz. Anneannemle dedemde Kayseri'de yaşıyorlar. Anneannem Alzheimer hastası ve son evresinde artık hiçbir işini kendi göremiyor ve yatağa bağlı. Ona bir bakıcı tuttuk ama yine de annemin içi rahat etmiyor, gidip anneannemi görmek istiyor. Babam bu durumdan rahatsız oluyorsa da pek belli etmiyor gitmesini engellemiyor. Annem böyle bir vaziyette ne sıklıkla anne babasını ziyaret edebilir? Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bunu da sizin imtihanınız olarak görün, annenizle zaruret olmadıkça bir araya gelmeyin. Evli olduğunuza göre sizin üzerinizde kocanızın hakkı annenizin hakkından üstün durumdadır. Annenizi zamana yayın, özürle de olsa üzerine gitmeyin. Sabrın açmadığı kapı olmaz.
Selamünaleyküm. Annenizin vazifesi sizi doğurmaktı. Doğurunca anneniz oldu. Baktı veya bakmadı, sonucu değiştirmez. Siz annenizi bulun. Size gelme bana derse, gitmezsiniz. Elbette anne baba duası olmadan yol alınmaz.
Selamünaleyküm. Asla anneni aşmamalısın. Evlenme hususunda araştırmaya devam etmelisin. Ve sabretmelisin.
Selamünaleyküm. Annenize Kur'an üzerinden şifa aramadan önce iki şeye dikkat edin: Birincisi: Siz evlatları olarak yanında ve bağrında durun. Sizinle kendini rahat hissetsin. Sizinle paylaşsın dertlerini. İkincisi: Yakınlarınızdan veya çevrenizden onu ziyaret edenlerin, konuşanların hastalık etrafında edebiyatlar yapmalarına izin vermeyin. Ziyaretlerini kısa tutturun. Mesela hiçbir ziyaretçi onunla oturup çay içmesin, yemek yiyecek vakit bulmasın. Gelenin gidenin anlattığı masallar onu delirtir. Siz de hastalığı tekrar hatırlatacak gündemler açmayın ona, o açınca da becerip değiştirin. Dua etmeyi de unutmayın. Sabredin.
Selamünaleyküm. Bir çocuk üzerinde eşlerin ortak karar vermesi, çocuğu aralarındaki husumete alet etmemeleri normal olandır. Ortasını bularak hareket edin.
Selamünaleyküm. Sadece bu saydıklarınızdan ötürü onun, evlenilmesi sakıncalı olması doğru değildir. Fakat bunların bulunmadığı kimselerle evlenenler bile sıkıntıdan kurtulmuyorlar. Siz doktorsunuz; mesleğinizden bir örnek vereyim size: Neden hastalarınıza, 'ailende şeker hastası var mı?' diye soru yöneltiyorsunuz? Çünkü bu bilgi, sizin hastalığın teşhisinde size ipucu verecektir. Bunu da öyle kabul edin. Dinen hiçbir sakınca yoktur, aklınıza ise siz bakacaksınız. Sizle tanıştıktan sonraki gelişmeleri ise ilacın etkisi ile aniden oluşan düzelme gibi görebilirsin. Bence daha makul düşünün.
alzaymır konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Aklı olmayan, ibadetle mükellef değildir. Kişi mükellef olmadığı orucun fidyesini vermek durumunda olmaz.
Alzheimer hastalığı farklı seviyelerde seyretmektedir. İlk seviyelerde iken mesela yeni olayları unutuyor ama eski olayları hatırlıyor gibi iken onu hasta kabul ederiz ve tutamadığı oruçlar için FİDYE vermesini isteriz. Hastalık ilerleyip artık hiçbir şey hatırlamaz duruma geldiğinde ise aklını kaybettiği için ibadetle yükümlü değildir deriz. İbadetle yükümlü olmayan için de bir sorumluluk yoktur. Oruçla yükümlü olmadığı için tutamadığı oruçların fidyesini de vermez.
Selamünaleyküm. Anneniz, annesinin vasisi yani işini görmeye yetkilisi durumundadır. Annesinin maaşını ona harcamalıdır. Annesi için yapılacak işleri görmede zorunlu olarak o maaştan harcama yapabilir.
Olabilir, Allah kabul buyursun.
Allah Teâlâ babanıza afiyet size sabır ihsan buyursun. Şöyle yapın: a-Doktorundan babanızın hastalık düzeyi ile alakalı rapor alın. Zira bu hastalık kademe kademedir. Doktor, babanızın tam bir alzheimer hastası olduğunu tespit ederse babanızın akli melekelerini yitirdiği için malı üzerinde onun bir tasarruf imkânı kalmamış demektir. b-Mahkemeye müracaat edip durumu tespit ettirmeniz gerekir. Mahkeme babanızın malına bir veli tayin edip onu yetkilendirir. O da mahkemeye hesap verecek şekilde harcama yapar. c-Bir insan, hastalığı ne olursa olsun ölmeden önce malı miras gibi taksim edilemez. Miras ölüm sonrasındaki işlemin adıdır. Babanız alzheimer veya başka bir isimle hasta olmakla hayattan çekilmemiştir. Eğer mahkemeye gitme imkânınız bir nedenle yoksa aile büyüklerinden bir meclis oluşturup o meclis tarafından malı yönetebilirsiniz ama bu sizin için çok zor ve yıpratıcı olur. Allah yardımcınıçı olsun, size sabır ihsan etsin.
Sen iyiliğini yap, dua etmeye devam et. Onun için hayır um. Ne geçmişini ne de geleceğini irdeleme. Onları onu yaratana bırak. Böylesi ile daha rahat edersin.