Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Aklı olmayanlar oruçta sorun değiller fakat yaşlılık hastalığından dolayı aklını kaybeden biri fidye vermeli midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir sadaka çeşidi olarak verilebilir ama böylece bir insanı aklamanın garanti olduğu zannedilmemelidir.
Selamünaleyküm. Kadın, kâfir biri ile evli olamaz. Orucu inkâr eden kâfir olacağı için onun eşi olmamalıdır o. İnkâr olmadan tembellikten ötürü tutmama varsa kerhen yani istemeyerek ve yaptığına razı olmayarak yemek hazırlayabilir.
Selamünaleyküm. Adak için az veya çok ölçüsü yoktur. Esasen adak yapmak tavsiye edilmiş bir şey de değildir. Adak insanın kendi kendine çıkardığı bir yüktür.
İbadetle yükümlü olmak için akıl nimeti ile yaşıyor olmak gerekir. Aklı yok düzeydeki biri için bu durumu bütün Ramazan boyunca devam ediyorsa, ibadet sorumluluğu yoktur. Onun fidye vermesi de gerekmez. Alzheimer hastası sıfır akıl noktasına gelmiş ise oruç tutması da fidye vermesi de gerekmez.
Çocuk baliğ olmadan önce tutmadığı oruçlar için sorumlu değildir. O dönemdekiler için fidye de gerekmez. Baliğ olunca oruç tutacak. Hasta olduğu ve hastalığının tedavisi de olmadığı için oruç tutamıyorsa FİDYE verir. Fidye verecek imkânı olmayan ise vebale girmez biiznillah.
Selamünaleyküm. Adak için az veya çok ölçüsü yoktur. Esasen adak yapmak tavsiye edilmiş bir şey de değildir. Adak insanın kendi kendine çıkardığı bir yüktür.
alzaymır konusundaki diğer fetvalar
Alzheimer hastalığı farklı seviyelerde seyretmektedir. İlk seviyelerde iken mesela yeni olayları unutuyor ama eski olayları hatırlıyor gibi iken onu hasta kabul ederiz ve tutamadığı oruçlar için FİDYE vermesini isteriz. Hastalık ilerleyip artık hiçbir şey hatırlamaz duruma geldiğinde ise aklını kaybettiği için ibadetle yükümlü değildir deriz. İbadetle yükümlü olmayan için de bir sorumluluk yoktur. Oruçla yükümlü olmadığı için tutamadığı oruçların fidyesini de vermez.
Selamünaleyküm. Bir çocuğun annesini ziyaretinin sıklığı diye bir şey olamaz. Çocuk, annesinin kapısının dibinde sabahlar; bizde yol böyledir. Şu kadar ki, evli bir kadının eşiyle ve çocuklarıyla ilişkisi açısından da bir denge kurması gerekmektedir. Bu dengeyi sarsmak da doğru değildir. Allah annenize ve size sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Anneniz, annesinin vasisi yani işini görmeye yetkilisi durumundadır. Annesinin maaşını ona harcamalıdır. Annesi için yapılacak işleri görmede zorunlu olarak o maaştan harcama yapabilir.
Olabilir, Allah kabul buyursun.
Allah Teâlâ babanıza afiyet size sabır ihsan buyursun. Şöyle yapın: a-Doktorundan babanızın hastalık düzeyi ile alakalı rapor alın. Zira bu hastalık kademe kademedir. Doktor, babanızın tam bir alzheimer hastası olduğunu tespit ederse babanızın akli melekelerini yitirdiği için malı üzerinde onun bir tasarruf imkânı kalmamış demektir. b-Mahkemeye müracaat edip durumu tespit ettirmeniz gerekir. Mahkeme babanızın malına bir veli tayin edip onu yetkilendirir. O da mahkemeye hesap verecek şekilde harcama yapar. c-Bir insan, hastalığı ne olursa olsun ölmeden önce malı miras gibi taksim edilemez. Miras ölüm sonrasındaki işlemin adıdır. Babanız alzheimer veya başka bir isimle hasta olmakla hayattan çekilmemiştir. Eğer mahkemeye gitme imkânınız bir nedenle yoksa aile büyüklerinden bir meclis oluşturup o meclis tarafından malı yönetebilirsiniz ama bu sizin için çok zor ve yıpratıcı olur. Allah yardımcınıçı olsun, size sabır ihsan etsin.
Sen iyiliğini yap, dua etmeye devam et. Onun için hayır um. Ne geçmişini ne de geleceğini irdeleme. Onları onu yaratana bırak. Böylesi ile daha rahat edersin.