Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben on yedi yaşında tesettürlü bir kızım. Sizi dinledikten sonra hem dini anlamda hem tesettür anlamında hayatımda çok şey değişti. Allah sizden razı olsun. Sorum şu, hangi ve ne tür kıyafetler dikkat çekici konumuna girer, yani özellikleri ne olmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
Tebrik ederim sizi. Rabbim, mübarek kılsın. Rızası doğrultusunda nice güzel işler yapmanızı nasip eylesin. Tesettür, Rabbimizin mü'min hanımlara emridir. Farz olan bu ibadette şart olan tesettürün şekli değil tesettürün Allah'ın belirlemiş olduğu ölçülere uygun olup olmamasıdır. Rabbimizin mümin hanımlardan istediği tesettür ölçülerine riayet edildiği takdirde farz olan emir yerine gelmiş olacaktır. Tesettüründe esas olan, - Dar olmaması - Şeffaf olmaması, içi göstermemesi - Dikkat çekiyor olmamasıdır. Bunun dışında zorunlu olan bir renk veya şekil yoktur. Önemli olan tesettürdür, tesettürün şartlarının sağlanıyor olmasıdır. Sizin giymiş olduğunuz herhangi bir şey bu ölçülere uygunsa ibadetiniz yerini bulmuştur. Allah'a emanet olun.
Allah Teâlâ imanımızı sabit tutsun, hepimizi salih amellere muvaffak kılsın. İnsan en çirkin olan şeyi bile göre göre sahiplenebilir. Alışmak, normalleştirmek insan sorunudur. Sizinki de böyle bir durum olmalıdır. Çıplaklığı ve çıplaklık gibi olanı içinizden reddettiğiniz sürece inşaallah sorun yoktur. Yine gözünüze dikkat edin. Çevrenizi kendiniz belirleyin.
Buna ŞÖHRET KIYAFETİ diyebiliriz. Sizi dikkat çeker görüntüde tutacak bir kıyafetle meşgul olmayın. Onunla meşguliyetiniz asıl işinizden alıkoyabilir sizi.
Aykırılık bir reklam taktiğidir bildiğiniz gibi, başka türlü dikkat çekmez zaten. Tesettür konusunda da (tesettüre de aykırı gibi duran) aykırılık kesinlikle dikkat çeker. Bu dikkat çekmede de sahibinin niyeti açısından bir sıkıntı varsa yani dikkat çeken bunu dikkat çekmek için yapıyorsa kesinlikle ortada tesettür yoktur, tesettür sevabı da yoktur. Meseleyi böyle anlarsanız rahat edersiniz.
Allah yardımcın olsun kızım. Annene bir sınır çiz. O sınır Allah’ın kesin emirleri sınırı olsun. Annen sınırı geçtiğinde onu dinleme. Nazik bir şekilde de anlasın senin dinlemeyeceğini. ‘Daha iyisi’ denebilecek sınırda ise onu dinlemek zorundasın. İnşallah güzel bir evlilik yapar ve meleklerin imrendiği mümin bir hanım olursun. Allah sana bunu ihsan etsin. O zaman kadar da annenle diğer konularda iyi ol, tartışma, üzme, onu yok kabul etme. Tesettürde Allah’ın sınırını biliyorsun. O sınırı tekrar sana hatırlatayım: Yüzün, ellerin hariç bedeninden görünen yer olmayacak. Sen dışarıdan izlendiğinde bir erkeğin bedenini veya bir bölümünü keşfedeceği kadar şeffaf veya dar olmayacak kıyafetin. Bu iki sınır üzerinden devam et yürümeye kızım. Senin için dualar ediyorum.
Şöyle bir plan üzerinde duralım: A- Ailenizle sürtüşerek bir noktaya gelemezsiniz. Dışlayamayacağınız bir çevredir o çevre. Onlar boş tenekeye vurdukları için yıpranmayacaklardır. Siz ise dolu bir kaba vuruyorsunuz ve vurdukça veya vuruldukça delinme riski taşır. Bu hayatta, yıpranmamayı ilke edinmemiz gerekiyor. B- Dinimizin emirlerini farzlar ve farz olmayanlar olarak ikiye ayırmalıyız. Farzlar bizim asla taviz veremeyeceğimiz, farz olmayanlar ise şartlara göre denge kurabileceğimiz işlerdir. Mesela bayanın tesettürü bir farzdır. Aksi bir uygulama yani farzı yok sayma isteği kimden gelirse gelsin bayan tesettürden taviz veremez. Tesettürün rengi ise farz değildir. Siyah veya başka bir renk olabilir. Bu durumdaki tercihi ise çevre şartlarına hatta bayanın fiziki yapısına bakarak belirleyebiliriz. Tesettürden taviz vermekle renkten taviz vermeyi aynı tutarsak bile bile kendimizi dar bir koridora kilitlemiş oluruz. Bunun sonucunda da yapmamız gereken başka işleri yapamayız. Enerjimiz ve şevkimiz tükenir. C- Ortada bir tesettür sorunu varsa siz, onlarla tartışmalı olmayan alanları iyi değerlendirin. Mesela nezaketiniz ve hürmetiniz onları adeta ezmelidir. Birden çok konuda tartışma durumunda olursanız birden çok cephede savaşan asker gibi olursunuz. Bu da erken pes etme demek olur. D- Ne edin edin çocuğu tartışma alanının dışına çıkarın. Çocuğun uzun süren bir tartışmada nefse hoş gelen tarafa meyledeceği büyük ihtimaldir. Çok dikkat edin. E- Bütün bunlara rağmen hiçbir şey olmuyor gibi işinize bakmak zorundasınız. Namazda rahatlayın, eşinizle böyle bir konuda bir olmanın lezzetini ve getireceği rahatlığın kıymetini bilin. F- Ve unutmayın: Cihat ediyorsunuz. Bu bir cihattır. Ne bekliyordunuz? Allah yardımcınız olsun.
başörtüsü konusundaki diğer fetvalar
Kadının pantolon giymesi dar olup da vücut hatlarını belli etmesi açısından sıkıntılıdır. Yoksa direkt pantolon giyilmesini haram kılan bir hüküm yoktur. Evde giyildiğinde göbekle diz kapağı arasındaki bölgenin dar olmaması şartına riayet edilmelidir. Dışarı tesettüründe mümin bir kadın, el, yüz hariç tüm bedenini örtme emri ile muhataptır. Konuyu pantolon, etek, tunik, ferace olarak değil tesettür olarak değerlendirin. Hepsi tesettürü sağladığı takdirde değerlidir. Bol, dizden aşağı da olsa hatları belli etmeyen bir pantolon üzerine giyilen tunik tesettür ölçülerine uyduğu takdirde bir sıkıntı yoktur. Yeter ki tesettürünüz kendinizi daha güzel göstermek ya da başkası sizi daha güzel görsün için olmasın.
Meseleyi dış kıyafet/iç kıyafet diye ayırmayın rahat edersiniz. Şöyle anlayın: Yabancı bir erkek sizi yakın bir mesafeden gördüğünde sizin üzerinizde erkek olarak hoşlanacağı ve gözle de olsa tatmin olacağı bir ayrıntı yakalıyorsa siz tesettürlü değilsiniz demektir. Bunu önlemeniz için üzerinize alacağınız şeyin adının ne olduğu önemli değildir. Önemli olan sizin o gözden korunmanızdır. Adı dış kıyafet olup da sizi bu açıdan korumamış olan şeyin de kıymeti yoktur zaten. Allah yardımcımız olsun.
Meseleyi dış kıyafet/iç kıyafet diye ayırmayın rahat edersiniz. Şöyle anlayın: Yabancı bir erkek sizi yakın bir mesafeden gördüğünde sizin üzerinizde erkek olarak hoşlanacağı ve gözle de olsa tatmin olacağı bir ayrıntı yakalıyorsa siz tesettürlü değilsiniz demektir. Bunu önlemeniz için üzerinize alacağınız şeyin adının ne olduğu önemli değildir. Önemli olan sizin o gözden korunmanızdır. Adı dış kıyafet olup da sizi bu açıdan korumamış olan şeyin de kıymeti yoktur zaten.
Tesettür, kadınlar için kıyafet açısından kullanılan bir kavram. Tesettür, kadının vücudunu örtmesi anlamında kullanılıyor. Çünkü tesettür Allahu Teâlâ’nın dininin avret olarak bize bildirdiği beden bölümlerinin gizlenmesi anlamına geliyor. Kadın için de yüz, el ve topuktan aşağısı ayaklar hariç her yer avrettir. Avretin örtülmesi Allah’ın emridir. Bir seçenek, tercih falan asla değildir. Allah emrettiği için tesettüre girilir. Kadınların tesettürü, güzel giyinmeleri değildir. Tesettür asla moda olamaz. Tesettürün kendisi de tesettürü gerektirecek hale gelirse Allah’ın maksadı ve emri gerçekleşmiş olmaz. Tesettürden maksat, yani özellikle kadının örtünmesinin istenmesi, yabancı gözlerin dikkatinden uzak kalmaya yöneliktir. Yani bir erkek bir kadına gözü iliştiğinde onun kadınlığıyla ilgili boyutu anlamıyor olması, hissetmiyor olması gerekiyor. Eğer tesettür, kadının üzerindeki cazibeyi artırıyorsa, bunun adı çarşaf bile olsa Allah’ın emrettiği tesettür diyemeyiz ona. Çünkü tesettürdeki ölçü; çarşaf, manto, pardösü, şalvar, herhangi bir şey değildir. Allah’ın emri çarşaf veya manto olarak isimlendirilemez. Allah, tesettürü emretmiştir. Tesettür, kadının erkeğin gözünden korunmasıdır. Bunu çarşaf sağlıyorsa Allah çarşafı emretmiştir, bunu pardösü sağlıyorsa Allah onu emretmiştir. Bunu herhangi bir yöresel kıyafet sağlıyorsa Allah bunu emretmiştir. Ama bir kadın, mesela çarşaf en yaygın kıyafet olarak tesettür kıyafeti bilindiği için çarşafı zikrediyorum, çarşaf giydiği halde vücut organları, dikkat eden bir erkeğin gözünde belli olacak kıvamda ise, gerek inceliği, şeffaflığı acısından ve gerekse darlığı açısından rüzgârlı bir yerde çarşafın aldığı şekil yüzünden vücut organları teşhir edilecek halde bulunuyorsa buna tesettür diyemeyiz. Tesettür adıyla kullanılmış kıyafet diyebiliriz. Veya bir başörtüsü, renginden, üretimindeki teknik özelliklerden dikkat çekiyorsa bunun adı tesettür değildir. Çünkü Allah Teâlâ’nın emrettiği başörtüsü veya çarşaf veya ayakkabı modeli değildir; kadının gizlenmesidir. Kadının erkeğin gözünden korunmasıdır. Bu, renk baskısıyla veya zorlamalarla daha cazip hale geliyorsa bunu tesettür olarak adlandıramayız İslam’ın, “şu kıyafet olacak, başkası olmaz diye” verdiği bir isim yoktur. Çarşaf da bu kuralın içindedir. Yani çarşaf, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin, Kur’an-ı Kerim’in, “başkası olmaz, illa bu olacak” dediği bir kıyafet değildir. İslam, ölçüler koymuştur kadın için. Ama zorunlu kıyafet belirtmemiştir; bu hükmü böyle koyalım. Şart olan yanınızdan geçen bir erkeğin sizin hakkınızda bir bilgi sahibi olmayacağı, sizin bedeninizin bir ayrıntısını izleyemeyeceği bir şey giymenizdir. Bunu pantolon sağlıyorsa mesele yoktur. Pantolon isminden dolayı yasak olmaz. Teşhir ettiği için mesela bacaklara ait ayrıntıyı gösterdiği için yasaktır. O olmuyorsa zararı da olmaz. İçeride veya dışarıda, iç kıyafet dış kıyafet fark etmez, durum böyledir. Kadınların giyimlerinde RENK kaydı yoktur. Evet, siyah renk ağırlıklı tercih gibi bilinmektedir. Fakat siyah şartı yoktur. Ölçü şudur: Kadın, yabancı bir erkek tarafından çekici bulunmayacak! Bunu temin eden siyah ise siyah gereklidir, beyaz ise beyaz gereklidir. Siyah, kadın için zorunlu bir renk değildir. Dış kıyafeti kastediyoruz tabi. Siyah, süslenmeye ve ziynete en uzak renk olduğu için genelde Müslüman kadınlar siyah giyinmeyi dışarıda uygun bulmuşlardır; uygun da bir tercih yapmışlardır. Renk üzerinden değil kıyafetin tesettürü sağlayıp sağlamaması üzerinden bu meseleye bakarız. Mesela bazı Afrika ülkelerinde kadınlar beyaz giyiniyorlar. Doğal, coğrafya şartları gereği de bu zorunlu oluyor. 1000 kadından 3 tanesi siyah giyinse orada bu siyah dikkat çekeceği için sorunlu renk hâline gelir, zorunlu değil sorunlu bir renk hâline gelir. Dolayısıyla kadınlar için “siyah” diye bir şart yerine “tesettür” diye vazgeçilmez bir şart kullanıyoruz. Tesettürlü Müslüman hamının vakarını koruma siyaseti ise şöyle olmalıdır: - Yüzde yüz tesettür içinde olalım. - Tesettürümüz kendi başına bir ziynet olmasın. - Teşhir için kendimizi zorlamayalım. - İlgiye iltifat etmeyelim. - Artı bir ilgi sebebi çıkarmayalım.
Tesettürde şekil değil sınırlar vardır. Bunlar da; - Şeffaf olmaması, içi göstermemesi - Kendisine baktıracak şekilde içi göstermemesi. Yabancı gözlerin dikkatinden uzak olması. Kadının cazibesini artırmaması olarak da anlaşılabilir. - Yüz, el hariç tüm bedenin kapalı olması. Bir saç telinin dahi görülmemesine dikkat edilmelidir. - Burada dar olmamasına da dikkat edilmelidir. - Tarz olarak bir kâfiri taklitten uzak, müminlere özgün olması icap eder. Bahsettiğiniz şekil bu tesettür kurallarına uygun olduğu takdirde bir beis olmayacaktır.