Fetva Meclisi
Soru
Müslüman olmayan birisi ile Almanya’da fırına gittim. Kendisine bir şeyler ısmarlayacağıma dair sözüm vardı. O da domuz salamlı bir şey istedi. Bunu ödemem caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Böyle bir görüşü caizlik listesinde gösterebilecek eski fetvalar bulunabilir. Artık dünyanın hiçbir yerinde 'sadece Müslüman, sadece kâfir yaşıyor' dememiz mümkün değildir. Küçücük bir dünyada karma bir hayat yaşıyoruz. Hristiyan bir mahallede yemek yiyen bir Müslüman görebiliriz. Haramların etrafında dolaşmanın tehlikesine dikkat etmeliyiz.
Meseleye bir de strateji açısından bakın. Allah’ın haramları ile savaşmamız, onları azaltmamız gereken bir dünyada, bir de Müslüman’ın bir harama -ona olur diyen olsa bile- alet olması doğru mudur?
Şöyle anlayabilirsiniz: a- Günlük sosyal ilişkilerimizde, İş yeri bağlantılarımızda, Ticaretimizde insanların dini bizi etkilemez. b- Dinimiz ve ibadetimizle alakalı bir konuda ise biz bir dünyayız, onlar başka bir dünyadır. Ne onları işimize karıştırırız ne de biz onların bir işine yakın dururuz. İman konularında da amel konularında da bu böyledir.
Bu helal bir iş değildir. Kâfire bile olsa haramı ikram etmek bizde yoktur. En kısa zamanda helal olan bir iş üzerinde çalışın, onu oluşturarak da bundan kurtulun.
Araya devlet girince bazı Müslümanlar, haramların da helal olduğunu vehm ediyorlar. Devlet haram helal derdi olan bir devlet olsa vehmleri doğru olurdu. Ama maalesef böyle değil. Bir insanın parasını beş olarak alıp altı olarak geri vermenin adı faizdir. Bunu kim yaparsa yapsın faizdir, haramdır.
Müslüman, kırıcı ve itici olmamalıdır. Bunun yanında haram yiyecek kadar gafil de olmamalıdır. Bu iki hususun ortasında dengeli bir tutum içinde olmak gerekir. Öncelikle bulunduğunuz evin, sizi hassasiyetlerinizin taşındığı bir ev olduğunu biliyorsanız elbette hiçbir şey sormayacaksınız. Şüpheniz varsa şu ve şu maddeleri kullanmadığınızı nazik bir dille izah edeceksiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Mürşit, insanı hayra sevk eden kişi demektir. Mürşidin erkek veya bayan olması değil, irşadı hakkıyla yapıp yapmaması önemlidir. Yalnız bir erkeğin bir bayandan bu tür uygulaması erkek/kadın ilişkileri açısından risk taşıyabilecek irşat desteği alması doğru değildir.
Seçici olmamız gerekir. Marka ve güven sağlamış olanı seçtikten sonra biiznillah vebalden kurtuluruz. Allah yardımcımız olsun.
Genze kaçan ve boğazdan aşağı inen su orucu bozar. Böyle bozulan oruç için sadece kaza gerekir. Yalnız burada suyun adeta rutubetinin hissedilmesi değildir kastedilen, bir miktar su olması gerekir kaçanın.
Bu sizde sürekli oluyorsa doktora gidin ve gelenin ne olabileceğini sorun. Meni derse gusledersiniz. Meni değil derse gusletmeniz gerekmez. Kirlenen yeri temizlemeniz namaz için yeterli olur. Eğer bu sızıntı mesela haftada bir gibi az denebilecek şekilde oluyorsa gusletmeniz sizin için daha iyi olur. Bu sızıntı bir rüyalanma üzerine olduğunda ise gusledin. Geçmiş olsun.
Kur'an bize Allah'tan sabır istemeyi öğretmektedir. Allah'tan en çok istenecek şeylerden biri sabırdır. Hadislerde de bunun onlarca örneği vardır. Sabır istemek ne bela istemektir ne de tembelliği kılıflandırmaktır. Sabır, gelen sıkıntılara karşı Allah'ın yardım etmesi için sebep olan dayanma gücünü istemektir. Böylece kul, içinde bulunduğu imtihanda Allah'ın rızasını ve yardımını kazanmış olur.
İbadetlerde birilerine göre ibadet yapmak olmaz. Eğer Sünnet'te bir aslı varsa yapılır, değilse ibadete ilave ve eksiltme yapamayız. Namazdan çıkmak için telaffuz edilen selamla alakalı şu ayrıntıları zikredebiliriz: a- 'es-Selamü aleyküm' demek namazdan çıkmak için yeterlidir. b- 'es-Selamü aleyküm ve Rahmetullah' demek en iyisidir. c- 'es-Selamü aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatüh' demek konusunda farklı görüşler vardır. Buna göre B şıkkı ile yetinmek evla olmaktadır.