Fetva Meclisi
Soru
Allah'tan sabır istenir mi? Bu konuyu nasıl anlamalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. 'Namaz ve sabrı değerlendirirseniz Allah'ın yardımına müstahak olursunuz' şeklinde anlamamız gerekmektedir. Zira Allah'ın yardımı, Onun emri olan namaz ile O'nun kaderinin tecellisini beklemek olan sabırla hak edilir. Bu şekilde anlamamız gerekmektedir. Yoksa namazın içinde yardım isteyin demek değildir.
Allah size sabır versin. Dua edin moraliniz yüksek olsun ama yapmanız gereken iş tıpla ilgilidir.
Selamünaleyküm. Bizim isteğimiz temennimiz anlamınadır. Allah Teâlâ’nın istemesi ise emretmesi, kader olarak yazması şeklinde anlaşılmalıdır. Kelime benzerliği olarak anlayabilirsiniz.
Günah ve ayıp olmayan her şeyi isteyebiliriz. On kere bin kere isteriz. Yeter ki istediğimiz suç bir şey olmasın.
Safer ayı ile ilgili konuşulanların önemli bir bölümü Arap cahiliyesinden intikal edenlerdir. Dinen itibar edilebilecek sahih ve sarih bir bilgi yoktur. Mü'minler, Allah'ın rızasını kazanmak için uğraşmalıdırlar. Salih ameller yapmak için kendimizi zorlamalıyız. Halk arasında yaygın olan bu tür bilgilerin temel iki nedeni vardır. Birincisi, insanların gündemine girebilmek ve kalabilmek için ucuz konular kullanan hocalar ve vaizlerin etkisidir. İkincisi de cihat ve benzeri mükellefiyetleri kendileri için ağır gören halk kitlelerinin bu tür konularla dindarlık yaşamaya ve avunmaya çalışmalarıdır. Biz ise Rabbimizin rızasını istiyoruz. Allah'a emanet olunuz.
O hadisteki kadın, özel bir dua ile kurtulmak ve insan için doğal bekleme sürecini izlemek arasında tercihle karşılaşınca ‘doğal süreci beklemenin karşılığına’ razı oldu. Aynı çapta bir dua başka bir insandan beklenemeyeceğine göre bu durum o kadına mahsustur. Sabırla ilgili vaat ise hepimiz içindir biiznillah.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Seçici olmamız gerekir. Marka ve güven sağlamış olanı seçtikten sonra biiznillah vebalden kurtuluruz. Allah yardımcımız olsun.
İbadetlerde birilerine göre ibadet yapmak olmaz. Eğer Sünnet'te bir aslı varsa yapılır, değilse ibadete ilave ve eksiltme yapamayız. Namazdan çıkmak için telaffuz edilen selamla alakalı şu ayrıntıları zikredebiliriz: a- 'es-Selamü aleyküm' demek namazdan çıkmak için yeterlidir. b- 'es-Selamü aleyküm ve Rahmetullah' demek en iyisidir. c- 'es-Selamü aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatüh' demek konusunda farklı görüşler vardır. Buna göre B şıkkı ile yetinmek evla olmaktadır.
Bir tacirin, ay sonu kâr ve zararını hesaplaması ne ise müminin nefis muhasebesi de odur. Önce din nedir, onu öğrenir mümin. Ardından da mesela bir hafta boyunca yaptığı ve yapmadığı işlerden dine ne kadar uygun yaşadığını hesap eder. Ortaya çıkan sonuç da onun çalışma programını oluşturur. Gerekiyorsa da bir ehlinden bu hususta destek alır. Nefis muhasebesinin özeti budur.
Kıyamet gününde herkes hak arayışında olacaktır. İki tarafın da hak ihlali bir tür denkleşme nedeni olmamalıdır. Kimin ne kadar suçlu/haklı olduğu ahirette belli olacağına göre bir nebze haklı olan orada helallik yolunu açabilir. İşi burada bitirmek daha akıllıcadır.
Haram olan bir şeyi ikram edemezsiniz. Baştan söylemeli idiniz: 'Ben helal olan şeyleri ikram ederim!' bunu söyleyemeyecek iseniz o zaman Müslüman olmayanla bir arada durmayın.
Harama yardım eden haram işlemiş olur. Mekruha yardım eden de mekruh işlemiş olur. Mezar yaptırmanın ise haram olan yönü vardır, mekruh olan yönü vardır. Mubah olan yönü vardır. Bu nedenle mezar yapan usta ile alakalı tek hükümden söz edemeyiz. Yaptığına göre hükmü de farklı olur.