İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

İbni Kayyım el-Cevziyye, ‘Nefis Terbiyesi’ kitabında, nefis muhasebesi yapmanın farz olduğunu söylüyor. Nefis muhasebesi yapmak farz mıdır, nasıl yapılmalıdır?

Cevap

Bir tacirin, ay sonu kâr ve zararını hesaplaması ne ise müminin nefis muhasebesi de odur. Önce din nedir, onu öğrenir mümin. Ardından da mesela bir hafta boyunca yaptığı ve yapmadığı işlerden dine ne kadar uygun yaşadığını hesap eder. Ortaya çıkan sonuç da onun çalışma programını oluşturur. Gerekiyorsa da bir ehlinden bu hususta destek alır. Nefis muhasebesinin özeti budur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nefis terbiyesi, içimizde bulunan ve bize kötülüğü emreden nefsimizi disiplin altına almak ve etkisi azlatmak demektir. Bunu bilhassa bu zamanın insanları olarak yapabilmemiz kolay değildir. Büyük bir sabır, büyük bir cihat ruhu ile mümkündür bu. Ancak Allah’ın yardım ettiği kullarının başarabileceği bu iş için öncelikli olarak şunları yapmak zorundayız: - Mümin olmanın son nefese kadar şeytana karşı bir iman koruma mücadelesi gerektirdiği şuurunda olacağız. İmanı garanti altında bilmek bir tuzaktır. - Haramlardan kaçınmak hayat ilkemiz olacak. Bir kereliğine veya biraz da olsa harama yanaşmamak şarttır. - Allah’ın bizimle bağının genel adı farzlardır. Farz ibadetlerde esneklik göstermeyeceğiz. Farzlardan birini yapmamış olmayı, nefes alamamak gibi görmemiz şarttır. - Kur’an enerjidir. Okuyarak, emrettiklerini yaparak ona sarılacağız. - Disiplinli bir ders halkamız olacak. Bu ders halkası dinimizin bütününün işlendiği bir dersi ihtiva etmelidir. Haftada bir saat bile olsa sürekli ve istikrarlı bir ders bize yol aldırır. - Vakit hassasiyetimiz olacak. Mümin parasını harcarken gösterdiği hassasiyetin bir benzerini vakit harcarken de gösterecek. - Mubahları abartmayacağız. Abartılmış mubahlar aslında helal olsalar da kalpte katılaşmaya ve ibadetlerden soğumaya neden olur. - İyi bir çevre ve o çevreyi koruma inceliği göstereceğiz. Arkadaşlarımız arasında sırattan geri kalacak kimse bulunmamalıdır. - Allah’a tevekkülümüz tam olacak. - Makul bir uzlet gerekebilir. İnsanlarla ölçüsüz bir şekilde oturup kalkmak nefsin hoşuna gider, onu engellemek gerekir. Sosyalliğimizi yitirmeden ama insanların içinde de erimeden yaşamaya mecburuz. - Ve çokça dua etmek gerekiyor.

Sizden bir yardım isteyeceğim. Sürekli NEFİS TERBİYESİ konuşuluyor. Filanca alim
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mü'min şeriatına göre yaşar. Şeriata göre yaşayınca da dininin teminatı altında olur. Biiznillah sorunsuz ve güçlü bir hayatı olur. Bunun için de temel ölçü olarak helaller/haramlar dairesinde kalır. Helalleri aşmamayı haramlara bulaşmamayı ilke edinmek böyle bir teminat verir. Bu da şu demektir: İmanlı insan olmayı hayatın anlamı olarak bileceksin. İmandan sonra en büyük vazifen tek bir haram da olsa haramdan uzak kalmak olacak. Haramla bulaşık kalmaktan ise hicret etmeye razı olmak demektir bu. Allah’ın farzlarından eksiğin olmayacak. Zira farzları eksik bırakmak da bir haramdır. Nafile ibadetlerden konumun, kabiliyetin ve fırsatların doğrultusunda yapabildiğini yapacaksın. Mü'min bir çevrede olmayı ilke edineceksin. Telefondaki arkadaş listenden çay içtiğin insanlara kadar seçici ve korunmuş kalma ilkeni bozmayacaksın. İnsanî ilişkilerin iyi olacak. Başta ebeveynin ve ardından akrabaların sende Allah’ın emaneti olarak bilinecek. Diğer insanlarla da mesafeli ama saygılı olmayı bileceksin.

Hocam hesap gününde nefsimizin bize şahitlik edeceğini biliyoruz, bu hususta nef
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

HATİM kavramı, Kur'an’ımızı baştan sona ezber veya bakarak okuyup bitirme anlamında kullanılmaktadır. Bahsettiğiniz bilgi doğrudur; bu ümmetin selefi içinde günlük, haftalık hatim yapanlar pek çoktur. En azından pek çok bilgi bize kadar ulaşmıştır. Kur'an okumanın başka hiçbir okuma ile kıyas edilemeyecek kadar büyük bir sevap kaynağı olduğunu düşünürsek bu okumanın bir yarışa dönüşmesinde de hayret edilecek bir durum göremeyiz. Allah Teâlâ’dan kitabını okuyan, onunla amel eden ve onu bir sonraki nesillere taşımaya gayret eden kullarından olmayı bize nasip etmesini dileriz. Size şu bilgileri özetleyebilirim: Kur'an-ı Kerim’i okumanın bir kuralı ve edepleri olduğunu bilmemiz gerekiyor. Okumuş olmak değil gereği gibi okumuş olmak okumaktır. Daha doğrusu o tür okuyuş sevap kaynağıdır. Başta tecvid ve talim şarttır. Diğer edepleri de ihmal edilmemelidir. Kur'an’ımızı, bölümlere ayırıp hergün veya her hafta o bölümlemeye göre okuma tarzı Nebi aleyhisselam zamanından beri vardır. Bugünkü cüzlere bölünmüş şekil için de örneği o zamanlardan var olan bir şekil diyebiliriz. Her mü'minin Kur'an okuma süresi, zamanı kendine göre belirlenebilir. Farz olan zaman ve yer yoktur. Yeter ki Kur'an okunmuş olsun. Ağır bir işte çalışan ile emekli olanın okumasını aynı zamanlamaya ve seviyeye getirmek mümkün de değildir gerekli de olmaz. En iyi okuma tarzı için şunu söyleyebiliriz: İstikrarlı, özellikle farz ibadetleri ve insani görevleri ihmal ettirmeyen, edeplerine uygun, haz alarak gerçekleştirilen okuma en iyi okumadır. Selefimizin Kur'an okumasında üç gaye güttüğü söylenebilir: Okumak, düşünmek ve öğrenmek. Bizim için de böyle bir amaç belirlenebilir. Bir aya bölünmüş hatim tavsiye edilir hatimdir. Bunun iki olması da kişinin özel durumuna göre mümkündür. Bir haftaya da indirilebilir. Üç güne de alınabilir. Bir haftayı düşen okumanın sevabı için bir şey söylenemez ama etkisi ve istikrar temini tenkit edilebilir. En güzeli zamanlamadan önce etkilenmeye ve amele bakılmasıdır. Allah Teâlâ Kur'an ehli olmayı hepimize müyesser kılsın.

Hocam Kur'an-ı Kerim’i ne kadar sürede hatim etmeliyiz? Bazı bilgiler geliyor bi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Önce iki şeyi yap: Böyle bir hata işlediğin için ciddi bir tevbe et. Ve bu durumu kendine ders olarak çıkar. Şeytanın neyi nasıl kullanacağını anlamaya çalış. İlk fırsatta da o vebalden kurtulunca şükret.

Hocam benim yakınım para istedi ama bende yoktu. Kredi çek öderim ben dedi. Zor
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah'ın bize farz kıldığı ibadetleri nasıl ve ne kadar emretti ise eksiksiz yapmaya mecburuz. Bunun haricindeki nafile ibadetlerden yapabildiğimiz kadarını yaparız. Bu bir fazilet yarışıdır. Bin yapan olur beş yapan olur. Hepimiz farklı işlerle de olsa nafile yoğunluğuna sahip olmak isteriz ama kabiliyetlerimiz, fırsatlarımız aynı olmayabilir. Size verilen tarikat görevine de böyle bakın. Neticede onu o şekilde yapmayı emreden bir ayet yoktur. Size en güzel hedef gösterilmiştir, yapabildiğiniz kadarını yapın gerisini zihin karışıklığına sebep yapmayın. Allah yardımcınız olsun.

Hocam ben bir tarikata mensubum ve hazırlık dersim var her gün çekmeye özen göst
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir ilmihal kitabını hazmetmedikçe hiçbir kitap size o beklentinizi vermez. Diyanet ilmihalini hazmedecek şekilde ailece okuduktan sonra başka kitaplara geçin. Tefsir kitap olarak altyapısı olanlar için faydalıdır, gerisi bir ibadet türü olduğu için sevap kazanırlar ama aradıklarını bulamazlar. Şifa Tefsiri başlama tefsiri olarak yeterlidir. Allah yardımcınız olsun.

Hocam bir ablam bize haftada bir gün Peygamberler Tarihi dersi anlatıyor. Tefsir

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kıyamet gününde herkes hak arayışında olacaktır. İki tarafın da hak ihlali bir tür denkleşme nedeni olmamalıdır. Kimin ne kadar suçlu/haklı olduğu ahirette belli olacağına göre bir nebze haklı olan orada helallik yolunu açabilir. İşi burada bitirmek daha akıllıcadır.

İki tarafın da birbirine hakkı geçerse helallik istemek gerekir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İbadetlerde birilerine göre ibadet yapmak olmaz. Eğer Sünnet'te bir aslı varsa yapılır, değilse ibadete ilave ve eksiltme yapamayız. Namazdan çıkmak için telaffuz edilen selamla alakalı şu ayrıntıları zikredebiliriz: a- 'es-Selamü aleyküm' demek namazdan çıkmak için yeterlidir. b- 'es-Selamü aleyküm ve Rahmetullah' demek en iyisidir. c- 'es-Selamü aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatüh' demek konusunda farklı görüşler vardır. Buna göre B şıkkı ile yetinmek evla olmaktadır.

Namazda sağ tarafımıza selamı iletirken ‘…veberekatuhu’ eklemesini yapmamız sünn
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur'an bize Allah'tan sabır istemeyi öğretmektedir. Allah'tan en çok istenecek şeylerden biri sabırdır. Hadislerde de bunun onlarca örneği vardır. Sabır istemek ne bela istemektir ne de tembelliği kılıflandırmaktır. Sabır, gelen sıkıntılara karşı Allah'ın yardım etmesi için sebep olan dayanma gücünü istemektir. Böylece kul, içinde bulunduğu imtihanda Allah'ın rızasını ve yardımını kazanmış olur.

Allah'tan sabır istenir mi? Bu konuyu nasıl anlamalıyız?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Harama yardım eden haram işlemiş olur. Mekruha yardım eden de mekruh işlemiş olur. Mezar yaptırmanın ise haram olan yönü vardır, mekruh olan yönü vardır. Mubah olan yönü vardır. Bu nedenle mezar yapan usta ile alakalı tek hükümden söz edemeyiz. Yaptığına göre hükmü de farklı olur.

Dinimizde mezar yapmanın, süslemenin caiz olmadığını biliyorum. Peki, bu işi yap
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Seçici olmamız gerekir. Marka ve güven sağlamış olanı seçtikten sonra biiznillah vebalden kurtuluruz. Allah yardımcımız olsun.

‘Domuz yağı ve katkıları yoktur’ ibaresi olan bir gıda ürününü almış isek fakat
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bayanların gözlerine sürme çekmeleri hadislerde tavsiye edilmiştir. Bu bayanlar için bir ziynettir. Bayanların ziynetlerini ancak eşlerine karşı kullanmaları ve bayan bayana kullanmaları mümkündür. Sokakta teşhire neden olacak bir sürme hadislerde geçen sürme bile olsa caiz olmaz. Bugün kullanılanlar için de bu kural aynen geçerlidir.

Günümüzdeki genç kızların gözlerine sürdükleri göz kalemi peygamber efendimizin

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.