Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleyküm. Hocam, bildiğiniz gibi Aliya İzzetbegoviç, İslami kişiliğinin yanında felsefi birikimlere de sahip bir insandı. Felsefe, aklımızı, imanımızı bulandırabilir düşüncesiyle Aliya'nın kitaplarını okumamalı mıyız? Bir yandan da ciddi manada bu güzel insanı tanımak ve birikimlerinden yararlanmak için kitaplarını okumak istiyorum. Siz ne önerirsiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. İbni Hazm, bu ümmetin önder şahsiyetlerinden biridir. Kelimenin tam anlamı ile Alim bir insandır. Kullandığı üslubu, ilmi metodu açısından ümmetimizin diğer büyükleri tarafından mütereddit bir çizgide tutulmuştur. Öyle veya böyle büyük bir alimdir. Şu kadar ki, onun eserleri bilhassa belli bir alt yapısı olmayan için yararlı olmayacak kadar ağırdır. Sizin ilmi birikiminizi bilemediğimiz için direkt size yönelik bir değerlendirme yapamayacağım. Mesela Arapça olarak okuyamayacaksanız, normal bir fıkıh literatürü ve muayyen bir mezhebi bilmiyorsanız size hiçbir faydası olmaz. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Seviyenizi, geçmiş okuma birikiminizi bilmeden size kitap tavsiye etmemiz doğru olmaz.İkinci olarak da, muhakkak bir okuma grubunun içine katılın, daha kolay kavrarsınız.İlke olarak herkesin okuması şart olan ilmihal ilgisini ihtiva eden sizin seviyenize uygun bir ilmihal ile başlayabilirsiniz. Riyazussalihin ve şerhini okuyabilirsiniz.
Aleykümselam. Örnek nesil ashabı kiramdır. Onlar da felsefenin ne olduğunu bile bilmeden Rablerine kavuştular. Daha sonra felsefe ve kolları içimize girdi. Başımıza ne geldi ise de ondan sonra geldi zaten. İlahiyat fakültelerinde fıkıhtan çok felsefe okutuluyor olması, hatta beş cüz Kur'an ezberlemeden felsefeye dalınması durumunun, herkesi düşündürmesi gerekir. Sözünü ettiğiniz kişiler ise zeki insanlardı. İmanlarını ve akıbetlerini Allah bilir.
Selamünaleyküm. Çok kitapla ilgilenme yerine bir kitabı çok iyi okuyun, defalarca tahlil edin. Bu hususta Fikri Yavuz İlmihali fıkıh kitabı olarak size yeter.
Selamünaleyküm. Maazallah, o insandan uzak durun.
Aleykümselam. Herkesin âlim olmasını beklemek cahillikten başka bir şey değildir. Herkes, yaratıldığı alanı doldurmalıdır. Fıkıh için yaratılan da fıkhın hakkını versin. Fizik için yaratılan da fiziğin içini doldursun. Şu kadar ki bir ilim, diğerinin alternatifi görülmemelidir. Bizim açımızdan ilimler olmaz sadece ilim olur. Fıkıh ve fizik bizim ilmimizdir. Matematik ile tefsir birbirinin yabancıları veya rakipleri değildir. Böyle bir kavga zaten yoktur. Bunu varmış gibi gösterenler bu ümmetin düşmanları ya da bu ümmetin âlimi olmayı hak etmeden âlim gibi görünenlerdir.