Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm muhterem hocam. İslamiyet ve bilim arasındaki bağlantı kafamı karıştıran temel sorunlardan bir tanesi. Bizlerin ilme bakış açısı nasıl olmalıdır? Sürekli araştıran, sorgulayan, yeni şeyler üretmeye çalışan ve ilim dünyasında Müslümanların şahsı manevisini gösteren mü’minler olmamız mı gerekiyor, yoksa fıkıh, kelam vs. gibi ilimler bize yeter mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah ne zaman kimi dilerse onu gönderir, biz zamanı bahane ederek tembellik edemeyiz. Her an bir müçtehit, mücahit olmak azmi içinde olmamız gerekir. Bizim için zaman önemli değildir. Biz kuluz, Allah ise her zamanki Allah'tır. Biz, bize düşen kulluğu yaparız, çalışır gayret ederiz. Sonuçları ise Allah belirleyecektir.
Aleykümselam. İbni Hazm, bu ümmetin önder şahsiyetlerinden biridir. Kelimenin tam anlamı ile Alim bir insandır. Kullandığı üslubu, ilmi metodu açısından ümmetimizin diğer büyükleri tarafından mütereddit bir çizgide tutulmuştur. Öyle veya böyle büyük bir alimdir. Şu kadar ki, onun eserleri bilhassa belli bir alt yapısı olmayan için yararlı olmayacak kadar ağırdır. Sizin ilmi birikiminizi bilemediğimiz için direkt size yönelik bir değerlendirme yapamayacağım. Mesela Arapça olarak okuyamayacaksanız, normal bir fıkıh literatürü ve muayyen bir mezhebi bilmiyorsanız size hiçbir faydası olmaz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Merak edenine öğretebilirsiniz de, sizi ikna etmek isteyene hiçbir şey öğretemez sadece kendinizi yorarsınız. Ayrıca Mü'minler arasındaki fitnelerin sayısını artırır, derinliği büyütürsünüz. Bu da ilim olmaz. Allah'a emanet olunuz.
Aleykümselam. Her ilim hangisi olursa olsun, bir sapıtma ve kayma nedeni olabilir. Tefsir de olsa hadis de olsa durum budur. Önemli olan o ilimle meşgul olanın ihlası ve gayretidir. İyi bir hocanın denetiminde olduktan sonra kelam ilmi de ilimdir, onun ehli de âlim olabilir. Yalnız sizde vesveseye kayan bir tehlike olup olmadığına dikkat edin. Kimseden 'dua bile istememek' sıkıntılı bir ifadedir.
Aleykumselam. Senin seviyen şu anda DELİLLERİYLE meseleyi ele almaya uygun olmaz. Anladın zannettiğin konularda bile insanları hataya yönlendirebilirsin. Şu anda bir ilmihal kitabını iyice ve defalarca okuyup anlaman senin için en iyisi olur ve iyi bir başlangıç yaparsın. Bir ilmihal kitabını sayfaları gözünün önünde olacak şekilde anladığın zaman delilli kitaplara da geçebilirsin. Tabii delil demek iyi bir Arapça demek, bunu unutmayasın!
Okuduğunuz ilmihal kitabından daha fazla akaid bilgisi sizin için bile bile kafa karıştırmaktır. Siz dininizi yaşamak için öğreniyorsanız, size gerekmez. Hayır, tartışmak ve felsefesini yapmak için ise bulduğunuzu dinleyin, gördüğünüzü izleyin o zaman. Allah yardımcımız olsun. Bize bizi cennete götürecek bilgiler gerekiyor.
bilim konusundaki diğer fetvalar
Nörolojide kullanılan ilaçlar saatine dikkat edilmesi gereken ilaçlardır. Sabah ve akşam on iki saatte bir kullandığınız ilaç bugünlerde oruçla beraber on beş saate çıkmış olacaktır. O ilaçlar açısından bu sürenin sizi etkileyip etkilemeyeceğini muhakkak doktorunuza sorun. Onun cevabına göre oruç tutun. Sağlıkla alakalı konularda ciddi ve bilime uygun olmalıyız. Geçmiş olsun. Allah Teâlâ size afiyetler versin.
İnsana katkı getiren bütün ilimler/bilimler değerlidir. Biri diğerinden daha değerli olabilir ama tamamı değerlidir. Özellikle kimya bir bilim olarak bugün insanlığın en çok yararlandığı nimetleri beraberinde getirmiştir. Beraberinde getirdiği insana zarar veren sonuçlar da bulunsa esası insanın lehine olan bir bilimdir. Bir başka açıdan bakıldığında ise kimya biliminin ibadetlerimizle de ciddi bağlantısı görülecektir. Su, suyun temizlenmesi, kullanılabilirliğinin sağlanması, necasetin niteliği, arındırılması, dönüştürülmesi gibi çok önemli fıkıh konuları bu bilimin katkısı ile öğrenilebilmektedir. İlaç üretimi, gıdalardaki maddeler de dolaylı yollarla da olsa bu bilimin katkısı yararlanılan nesnelerdir. Size tavsiyemiz şudur: Samimi bir niyetle bu yola girin. Allah’ın rızasını kazanmak, insanlığa katkıda bulunmak gibi ulvi gayelerle çalışın. “İyi” değil “en iyi” olmaya bakın. Allah yardımcınız olsun.
Hayvanlara eziyet etmenin haram olduğu konusunda söze gerek yoktur. Ancak dinimiz maslahat ve menfaat (daha yararlı olanı bulma ve kullanma) kollama üzerine kuruludur. Bu dünya, insanın yararına olacak şeylerle doldurulmuştur. Hayvanlar evrenimizin bir parçasıdırlar ama neticede evrende insanın menfaati için vardırlar. Yeni bir ilacın keşfi muhakkak deney yapmayı gerektirecektir. Bu deneyde insanın kullanılması ile hayvanın kullanılması arasında tartışılamayacak kadar fark vardır. Elbette tercih insanı korumadan yana olacaktır. İnsanın ayakta kalması Allah’ın bu kâinat düzenindeki maksadının gerçekleşmesi için şarttır. Bilimsel araştırmalar için ikici bir alternatif bulunana kadar bu tür çalışmalar zorunluluktan ötürü caiz görülecektir.
Sadece kelimelere takılıp kalırsak bir fark var gibi görülebilir. Zaman ilerleyip insanoğlu beyin ve kalp bağlantısını biraz daha geniş öğrenirse bilgimiz de daha isabetli olacaktır.
Hava tahmini veya deprem tahmini üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar ve o çalışmalara dayalı bilgilendirmeler neticede BİLİMSEL BİR TAHMİN olarak kalmaktadır. Yönlendirici nitelikli bir karar değildir. İlahi düzene bir itiraz değildir. Bu niteliği ile de yapılan çalışmanın dinen sakıncası olduğu söylenemez. Tahmin isabetli olursa bunu Allah'ın bir nimeti olarak görürüz. İsabetsiz olursa da zaten bir iddiamız yoktu deriz.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin mirası olarak gösterilen ve övülen ilim Kur'an ve ona bağlı olarak gelişen ilimlerdir. Ancak insana faydalı olan ilimlerin sevabı yoktur şeklinde değerlendirilmesi yanlış olur. Helal ve insana faydalı işler için öğrenilen kullanılan ilimler için de sevaptan söz edilir elbette. Özellikle de tıp gibi direkt insanın zaruretini hizmet eden ilimler için muhakkak sevap vardır.