Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Anestezi orucu bozar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Ağızdan içeri sıvı alınmayan bir tür oksijen gibi hava solunumu niteliğinde olan tedaviler orucu bozmaz. Sıvı alma niteliğindeki uygulamalarda mideye sıvı inecek kadar sıvı ilaç alınıyorsa bu orucu bozar. Sizden anlaşılan mideye sıvı inmediğidir. Bu da orucu bozmaz. Geçmiş olsun. Allah Teâlâ afiyetini ziyade etsin.
Sadece lazer ışını ile vücuda müdahale orucu bozmaz. Bu işlemden ötürü su veya ilaç içmek gibi bir durum olursa oruç bozulur.
Oruç; yemek, içmek, cinsel ilişki ve bunların kapsamına giren şeylerle bozulur. Bu sebeple, gıda ve keyif verici olmayan enjeksiyonlar, yemek ve içmek anlamına gelmediklerinden orucu bozmazlar. Aşı da böyle olup orucu bozmaz. Ancak gıda veya keyif verici enjeksiyonlar orucu bozar. Tedavisi devam eden hastalar, sağlıklarına kavuşup tedavileri sona erinceye kadar oruçlarını erteleyebilirler. Bununla birlikte, Ramazan ayında herkesle birlikte oruca devam etmeyi arzu ediyorlar ve oruç tutmalarına da başka bir engel bulunmuyorsa iğnelerini iftardan sonra yaptırmaları yerinde olur. Bu imkâna sahip olmayanlar, tedavi ve aşı amaçlı iğne yaptırabilirler. Ancak oruçlu iken gıda ve vitamin iğneleri yaptıranların, ağızdan aşı alanların damardan serum ve kan verilenlerin orucu bozulur. Daha sonra bu oruç kaza edilir.
Kanaatimiz şudur: Kalp pili gibi bir gıda niteliği olan salgı yapmadan deri altında duran bir nesnenin oruca zararı olmaz. Eğer, deri altına yerleştirilen nesne orada kaldığı sürece bir salgı yaparak etki ediyorsa bu durumda RAMAZAN AYINDA İĞNE YAPTIRMAYA benzemektedir. Ya da serum şişesinin bedeninize bağlı ve deri altına damlayacağı şekilde üç ay dolaşmanıza benzemektedir. Bu da orucun bozulması demektir. Hasta iseniz ve böyle bir tedavi sizin için uygun bulunmuş ise bir sakıncası yoktur. İyileşince orucunuzu aynen kaza edersiniz. Geçmiş olsun.
Aleykümselam.İğne vücuda bir sıvı ilave etmekte ise bu, eski fukahanın anlayışında orucu kökten bozar. Buna göre de sizin cevabınız doğrudur. Yeni sistemde ise bedene sokulan iğnenin muhtevasının gıda verip vermediği şeklinde özetlenebilecek bir ayrım yapılmaktadır. İğne batırmakla oruç bozulmaz; iğnenin ilaç veya benzeri bir sıvıyı deri altına akıtması ile oruç bozulur. Eğer böyle olduysa yani iğneden deri altına ilaç verildiyse o günün orucu tekrar kaza edilir. Bu hususta fetva veren de alan da mesuldür. Allah'a emanet olasınız.
Kullanılan cihaza ve sisteme göre cevap verilmesi gereken bir sorudur bu soru. Şöyle bir değerlendirme yapabiliriz: Nebulizatör ihtiva ettiği ilaçtan ötürü oruca zarar verir. Onun kullanılmasından sonra oruç bozulmuş olur. Astım spreyi orucu bozmaz. Bu cihazdan ağızda kalan bir sıvı olsa da abdestte çalkalama yaparken kalandan fazla olmadığı için zarar etmez. Oksijen verilmesi orucu bozmaz. Katkı olarak ilaç da verilen bir sistemle kullandırılıyorsa orucu bozar. Uyku apnesi için kullanılan cpap sıvı ihtiva etmeden kullanılıyorsa orucu bozmaz. Sıvı ihtiva ediyorsa bozulur.
ORUÇ konusundaki diğer fetvalar
Kulak ile boğaz arasında bir kanal bulunmaktadır. Ancak kulak zarı bu kanalı tıkadığından, su boğaza ulaşmaz. Bu nedenle kulağın yıkattırılması orucu bozmaz. Ancak kulak zarının delik olması durumunda, kulak yıkattırılırken suyun mideye ulaşması mümkündür. Bu itibarla, yıkama sırasında suyun mideye ulaşması hâlinde oruç bozulur. (DİYK 2005/155 Tarih ve Sayılı Karar)
Konunun uzmanlarından alınan bilgilere göre, göze damlatılan ilaç, miktar olarak çok az (1 mililitrenin 1/20’si olan 50 mikrolitre) olup bunun bir kısmı gözün kırpılmasıyla dışarıya atılmakta, bir kısmı gözde, göz ile burun boşluğunu birleştiren kanallarda ve mukozasında mesâmat (gözenekler) yolu ile emilerek vücuda alınmaktadır. Kaldı ki bu işlem yeme içme yani gıdalanma anlamı da taşımamaktadır. Dolayısıyla göz damlası orucu bozmaz.
Bazı hastalıkların teşhisi amacıyla hastalara damar yoluyla besleyici niteliği olmayan radyoaktif maddenin verilmesi orucu bozmaz. Çünkü bu şekilde verilen söz konusu madde besleyici ve vücudu kuvvetlendirici mahiyet taşımamaktadır.
İdrar kanallarına giren cihazlar veya akıtılan ilaçlar orucu bozmaz. (DİYK 2005/155 Tarih ve Sayılı Karar)
Kulak ile boğaz arasında bir kanal bulunmaktadır. Ancak kulak zarı bu kanalı tıkadığından, ilaç boğaza ulaşmaz. Bu nedenle kulağa damlatılan ilaç orucu bozmaz. Kulak zarında delik bulunsa bile, kulağa damlatılan ilaç, kulak içerisinde emileceği için ilaç ya hiç mideye ulaşmayacak ya da çok azı ulaşacaktır. Kaldı ki bu işlem yeme içme yani gıdalanma anlamı da taşımamaktadır. Dolayısıyla kulak damlası orucu bozmaz. (DİYK 22.09.2005 tarihli karar)
İğnenin orucu bozup bozmayacağı, kullanılış amacına göre değerlendirilebilir. Ağrı dindirmek, tedavi etmek, vücudun direncini artırmak, gıda vermek gibi amaçlarla enjeksiyon yapılmaktadır. Gıda ve keyif verici olmayan enjeksiyonlar, yemek ve içmek anlamına gelmediklerinden orucu bozmazlar. Ancak gıda ve/veya keyif verici enjeksiyonlar orucu bozar. (DİYK 22.09.2005 tarihli karar) Şeker hastalarının kullandıkları insülin iğnesi bu nitelikte olmadığı için orucu bozmaz. Diğer yandan ehil doktorların, oruç tutmasının sağlık açısından zararlı olacağı teşhisini koyduğu bir hasta, Ramazan’da oruç tutmayabilir. Böyle bir kişi, eğer iyileşme ihtimali varsa orucunu daha sonra kaza etmek üzere bırakır; böyle bir ihtimal yoksa Ramazan ayının her günü için birer fidye verir. İnsüline bağımlı olarak yaşayan hastaların da oruç tutmaları sağlıklarına zarar veriyorsa oruç tutmayabilirler. Tutamadıkları oruçlarının sayısınca her gün için bir fidye verirler.