Fetva Meclisi
Soru
Bir anne eşinden kalan mirasını sadece bir çocuğuna vermesi caiz midir? Bu mirası kabul eden çocuğun durumu nedir, yani helal midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. 'Anne' ve 'eş' ilişkisinde sözünü ettiğiniz çocuklar, ölen eşin de çocukları olan çocukları kapsıyorsa sorunuz şu şekilde olmalıdır: Anne, çocuklarına babalarından kalan malı, bir tek çocuğa vererek dağıtabilir mi? Sorunuz böyle bir mesele ise kesinlikle yapılan haramdır. Kul hakkıdır. Anne, ölen eşinin sekizde bir mirasçısıdır, o kadar. Malı yönlendirme hakkı yoktur. Çocuklar, annelerini üzmeden onlara düşen malı alabilirler. Tek çocuğun aldığı malda, hissesinden fazlası ona helal değildir.
Selamünaleyküm. Kardeşler aralarında böyle bir anlaşma yaptılar ve erkekler bundan bir hak talep etmiyorlarsa bu bir anlaşma olduğu için annenize kalan caizdir. Erkeklerden biri, annenize verilen fazlalıktaki hakkını talep ederse onu alması hakkıdır.
Babanın veya annenin mirasını kendi sağlığında taksim etme hakkı yoktur. Yapsa da değeri ve bağlayıcılığı yoktur. O öldükten sonra değiştirebilirsiniz. Sağlığında yaparsa bu bir hibe olur. Çocuklarına sağlığında mal vermiş olur. Buna çocuklardan biri itiraz etmedikçe de sakıncası olmaz. Eğer babanızın taksimine diğer kardeşleriniz gönülden razı iseler, helal olması bakımından size zararı olmaz. Onlardan biri malı hukuk sistemine göre değil de mesela kıza düşecek fazlalığı erkek kardeşine verecek şer’i anlayışa göre iade ederse bu durumda da sakınca olmaz. Ama öyle veya böyle baban yaptığı yanlıştan ötürü vebale girer. Ona rıza gösteren her mirasçı da vebale girer. Bu seçeneklere göre bir tercih yap ama babanı da bir din düşmanını karşına alır gibi alma. Bile bile onu ateşe doğru koşturmuş olursun.
Bir insanın ölmeden önce malını çocukları arasında pay etmesi iki şekilde olabilir. Birincisi, 'ben öldükten sonra şöyle şöyle paylaşırsınız' der. Bu caiz değildir. İnsanın malına zaten varis olacak birilerine malını paylaştırması yani mirasını sağlığında uygulaması caiz değildir. Eğer dedeniz bunu yaptı ise yaptığı yanlıştı. Annenizi mahrum etmesi de hata idi. Annenizin hakkını alması caiz olabilir. İkincisi ise kendi sağlığında herkese bir payı hibe olarak teslim edip malını bölüştürmesi şeklidir. Bu durumda da evladı arasında adaletli davranması gerekirdi. Ortada bir yok sayma varsa, bu bir zulümdür. Annenizin bu durumda manen haklı olması mümkündür ama bir mahkeme ile hakkını talep etmesini tavsiye edemeyiz. Zira baba sağlığı yerinde iken böyle bir iş yapmıştır. Eğer babası bu uygulamayı yaptığında aklı yerinde değildi ise veya ölümcül denebilecek bir hastalık içinde idiyse anneniz buna da itiraz edebilir, aldığı da Şeriat'ın ona verdiği kadarı ile helal olur. Öyle veya böyle dünya malı için Allah'ın en önemli emirlerinden biri olan sılayırahimi eskitmemek gerekir.
Selamünaleyküm. Babanın sağlığında malını çocuklarına taksim etmesi caizdir. Bu taksim de miras gibi olmaz. Çocuklar arasında adil davranmalıdır. Çocuklarından birini korumuş olsa bu da geçerlidir ama zulmetmeden mal taksim etmesi gerekir. Erkeğin iki kadının bir alması sadece mirastadır. Miras ise kişi öldükten sonraki taksimattır.
Selamünaleyküm. Prensip olarak Mü'min bir insana kâfir bir insan mirasçı olamaz. Eş ve kızlar Müslüman olmadıklarına göre onlar miras almayacaklardır. Anne %33,333, bir kız çocuğu var sayarak % 50 ve bir amca var sayarak % 16,667 şeklinde taksim yapılır. Ayrıntılar için herkesin bulunduğu bir liste ile incelememiz gerekir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Önce aranızdaki sorunun sadece sigaradan kaynaklandığından emin olunuz. Şeytan başka sebepler veya sizin eksikliklerinizi sigara dumanı arasında gizliyor olmasın. Buna dikkat etmelisiniz ki, ardından pişmanlık gelen bir iş yapmayın. Eşinizin tahammül edilemez sigara kokusu boşanma talebinizi haklı gösterebilir. Bu nedenle boşanmak isteyebilirsiniz. Yeter ki bu kararı duygusallıkla ve başka gerekçeleri gizlemek için kullanmış olmayın. Boşanmak isteyebilirsiniz ama eşinizi yatağında cezalandıramazsınız, buna hakkınız yoktur. Kadının eşini yatakta cezalandırma hakkı olmaz. Netice olarak aile büyüklerinizle istişare ederek karar verin ki sonra pişman olmayasınız.
Selamünaleyküm. Mü'min, Allah'a güvenip yaşar. Ya eşiniz ya da babanız diye iki dağın arasına sıkışıp kalırsanız akıbet böyle olur. Neden kendinizi Allah'ın sizi yarattığı hürriyet vadisine salmıyorsunuz? 'Ya eş ya baba' değil, 'bir tek Allah ve ben' diye düşünün. Bakın ne çıkışlar gelecek önünüze.
Selamünaleyküm. Bunu erkek için soruyorsanız, erkeğin bunu tercih etmemesini tavsiye ederiz. Zaruret durumlarında caiz olabilir ama diğer branşlar öncelikli olmalıdır.
Selamünaleyküm. Borcunuz, elinizdeki altından fazladır. Şimdilik zekât vermeniz gerekmez.
Selamünaleyküm. Öğretmen olacaksanız ve o meslekte Allah rızasını gözeterek iş yapacağınıza dair kendinize güvenebiliyorsanız, sakalınızı kesebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Hamileliği ilerlemiş kadının oruç tutmaması caizdir. Daha sonra o orucunu tutamadığı kadarıyla kaza eder.