Fetva Meclisi
Soru
Değerli hocam, benim 18 yıllık bir arkadaşım vardı. Bu kişi geçen yıl kocasından ayrıldı ve iş arıyordu. Eniştemin sağlam bağlantılarının olduğunu bildiği için benden aracı olmamı ve eniştemden kendisine bir iş bulmasını söylememi istedi. Ben de bunu sağladım. Arkadaşımla eniştem görüştüler ve o günden sonra eniştem arkadaşımı mesajlarıyla rahatsız etmeye başlamış. Arkadaşım bunu kendi kendine başından savmaya çalışıyormuş, kimseye söyleyememiş. Biz bunu ancak yeğenimin, babasının telefonundaki mesajları yakalamasıyla öğrendik. Sonra ben, belki zor durumdadır ve yanlış anlaşılmaktan korkup kimseye açılamamıştır da bana anlatır diye düşünerek, laf açılmışken ona: "dikkat et, bu adam senin dul oluşundan faydalanabilir ", dedim. Oda bana "Bu kadar şerefsiz olabilir mi bu insan?" dedi, ben de "olabilir ", dedim. Çünkü eniştemin daha önceki vukuatlarını herkes biliyor. Arkadaşım tüm uyarılarıma rağmen bana hiçbir şey anlatmadı. Üstelik enişteme de kendisini uyardığımı söylemiş. Ben de ortada kaldım, eniştem bana düşman oldu, ablamla beni görüştürmüyor. Annemler ve ablam da benim arkadaşımla görüşmemi istemiyorlar. Arkadaşım kendisini uyardığımı enişteme söylemediğini, onun bunu nereden duyduğunu bilmediğini söylese de bu konu için yemin edemiyor. Benim peşimden de ayrılmıyor. Ailemle arkadaşımın arasında kaldım. Onunla görüşmesem, din kardeşiyle üç günden fazla küsenlerin durumuna düşer miyim? Uzattığım için özür dilerim, sizce bu konu da nasıl bir yo izlemeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mü'min, fitne ortamından uzak durmak zorundadır. İşi görüşme veya görüşmeme olarak görmeyin. Fitneden uzak durma olarak görün. Uzak durun.
Selamünaleyküm. Buna şamamalı idiniz; dünyanın gidişatı böyle oldu. Siz ablalık edin ve kardeşinizle bu durumu açık açık konuşun. Onu kınamayın sizden kopmasın. Sürekli nasihat edin, yanında olduğunuzu hissettirin. Size dayansın, yanlıştan dönmenin erdem olduğuna inandırın onu. Babanız veya anneniz ise bilmemelidir şimdilik.
Aleykümselam. Ne güzel işte kardeşim. Babanın bile sana destek olmadığı bir hayatta kendi tırnaklarınla kazıyarak yükseliyorsun. Evet, zorlanıyorsun ama yarın bu zorlanma senin lehine olacak, hiç şüphen olmasın. Bence endişe etmemen gerekir. Baba mirası yemek yerine kendi alın terin ile yükseleceksin. Daha helal bir mal kullanan bir zengine benzersin. Bir de böyle bak bakalım, ne göreceksin. Bir ay kadar bu gözle incele gelişmeleri.
Selamünaleyküm. Bu hususta siz haklısınız ama mikrop sizin elinizden üremiş; neden haremlik selamlık üzere olmadınız? Bu size ders olmalıdır. Şeriat'ımızın titizlikleri bizim içindir. Biz dikkat etmeye mecburuz. Anlattığınız kadarı ile meseleyi daha fazla büyütmeniz gerekmez ama belli bir mesafe koyarak tavır göstermeniz de uygun olur. Bir aile kavgasına dönüştürürseniz o da aşırılık olur. Allah Teâlâ hepimizi mağfiret buyursun.
Selamünaleyküm. Biz mü'minler olarak hata etmeden yaşamaya çalışırız. Hata edersek, hemen o hatadan döneriz, samimi bir tevbe yapar yeni bir hata etmemeye gayret ederiz. Bir daha da eskiyi karıştırmayız. Allah'ın kapattığı dosyaları açmak doğru değildir. Önünüze bakın, bundan sonra iyi işler yapın.
Aleykümselam. Anne babanızdan habersiz hiçbir iş yapmayın. Halvet durumunda kalmayın. Duygusal olmayın. İstişare edin. Fevri karar vermeyin. Görüşün.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bunu yapan kadın ise, eşinin eşlik haklarına dikkat etmemesinden ötürü yapıyorsa sakıncası yoktur. Bunun dışındakileri ahlakî değildir.
Selamünaleyküm. Bunu yapan kadın ise, eşinin eşlik haklarına dikkat etmemesinden ötürü yapıyorsa sakıncası yoktur. Bunun dışındakileri ahlakî değildir.
Selamünaleyküm. Kardeşim, Elbette ateş düştüğü yeri yakar, herkes kendi derdini bilir. Buna itiraz edemem. İnsanların, 'sakın boşama, sabret!' demeleri de normaldir. Sen de olsan aynısını derdin. Bunu da kabul ederiz. Senin meselen le alakalı duruma gelince: Sonrasında nedamet duyacağın bir karar vermenden çekiniriz. Yoksa boşamak zor değildir ve asla, sevginin bulunmadığı bir evliliğin hatır belasına sürdürülmesi doğru değildir. Evlilik bir sevgi çemberinde sürmelidir. Eğer sen, fevri davranmadığını, uzun bir zamanın tecrübesi ile karar verdiğini söylüyorsan, elbette boşayabilirsin. Sana, kararında hata etmiş olabileceğini örnekleyecek bir eksikliğini ikaz edebilirim. Mesela sen, 'gece benim cinsel ihtiyacıma beş ay üst üste cevap vermedi' türünden bir dert zikretmiyor sun. Sadece olmayan bir sevgiyi öne çıkarıyorsun. Yine de sevgisizlik bir ayrılma nedeni olabilir diyorum sana. Seninle Rabbin arasında bir durumdur bu. Eğer daha fazla rahat etmek istiyorsan, eşinin de bu hususu yazmasını sağla. Bakalım onun kendine göre haklılığı var mı? Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Eşiniz de mahkemeye müracaat etti ise ya da hâkimin huzurunda 'ben boşanmak istemiyorum' demedi ise o da boşamış demektir. Eşiniz, şu anda boşamayacağını söylüyorsa bu durumda onun boşamaması sıkıntı olabilir. Böyle bir beyanı yoksa mahkeme kararından sonra üç aybaşı döneminiz geçti ise evlenebilirsiniz. Erkeğin ailesinin rızası hüküm açısından önemli değildir ama ilişkileriniz ve huzurunuz açısından risk alıyorsunuz.
Selamünaleyküm. Erkek de bu boşanma için dilekçe imzalamış ise hiç bir sorun yok demektir. Erkek boşanmak istemiyorsa bu durumda sorun olabilir. Bu sorunda da erkek zulmeden taraf ise boşamama iddiasının anlamı olmayabilir. Kadın, zulüm görme gibi bir nedene dayanmadan böyle bir dava açmış ise, mahkemenin kararını dinen yetersiz sayabiliriz. Bu da kadın için bir tehlikedir.
Selamünaleyküm. Erkeğin nikâhlanması için boşanması gerekmez.