Fetva Meclisi
Soru
Alaturka tuvaletlerde ayakta bevl etmenin bir sakıncası var mıdır? (Bevl ederken insanın üzerine idrar sıçramıyor.)
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mühim olan, idrarın üzerinize sıçramasını engellemektir.
Meseleye İslam terbiyesi açısından bakalım ve tuvalette konuşmakla sınırlamayalım. Tuvalet, hayatî ihtiyaçlarımızdan biridir. Böyle bir ihtiyacı dinimizin programsız bırakması mümkün değildir. Tuvaletle ilgili ihtiyacımızın giderilmesinde bile terbiyemizi yansıtacak bazı kurallar vardır. Bu kuralları şu şekilde sıralayabiliriz: 1- Tuvalet için tahsis edilmiş yerlerin dışında, enkaz arasına, yol kenarlarına, bahçelere, suya ve benzeri yerlere ihtiyaç gidermek caiz değildir. Çok acil bir ihtiyaç olursa o zaman ortaya çıkacak nahoş görüntüyü gidermemiz gerekir. 2- Ayakta ihtiyaç gidermek caiz değildir. 3- İhtiyaç giderme anında ön ve arkanın kıbleye gelmesi caiz değildir. 4- Sağ elle taharetlenmek mekruhtur. Taharetlenme sol elle yapılmalıdır. 5- Tuvalette konuşulmaz. 6- İdrar sıçramasına karşı çok dikkatli olmak gerekir. 7- Ayet veya Lafzayı Celal yazılı bir şeyle tuvalete girmek caiz değildir. 8- Su israfına karşı çok dikkatli olmak gerekir. 9- Tuvalete girerken ve oradan çıkarken şu duaları okumak sünnete uymaktır: Girerken, ‘Allahumme inni euzu bike minelhubsi velhabais’ çıkarken, ‘Ğufranek.’
Direkt kıbleye ayak uzatmak edebe aykırıdır. Mümkünse sağa veya sola uzatmak doğru olur. Eğer hiçbir imkân yoksa bir sakıncası olmaz.
Evlerdeki tuvaletlerin mümkün olduğu kadar kıbleye sırt verecek veya yönelecek şekilde yapılmaması gerekir. Önceden yapılmış ve şimdi değiştirilmesi kolay olmayan bir tuvaleti de değiştirmek gerekmez. Allah’a emanet olun.
Tuvalet edepleri arasında böyle bir edep zikredilir ama haram olarak zikredilmez.
İstibrâ; abdest bozduktan sonra idrarın tamamen kesildiğini anlamak için bir süre beklemeyi ve bu amaçla bazı davranışlarda bulunmayı ifade eder. İdrar yapıldıktan sonra idrar yollarında kalabilecek damla ve sızıntıların temizlenmesine özen gösterilmesi gerekir. Bu şekilde idrar yollarında tam kurulanma sağlanmışsa abdest alınabilir. Ancak bazen şahsa, şartlara ve yaşa bağlı olarak idrardan sonra idrar kanalında az veya çok sızıntı kalabilir. Bu sızıntıların kesildiğinden emin olunması için bir süre beklemek uygun olur. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/344) İdrar yaptıktan sonra istibrâya dikkat etmeden abdest alan kişiden abdestten sonra akıntı gelirse abdesti bozulur ve yeniden abdest alması gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/17-18) Ayrıca temizlik iyi yapılmadığı takdirde geriye kalan idrar sızıntısı elbiseye bulaşacak ve belli bir orana ulaşacak olursa (avuç ayası kadar bir alanı kaplarsa) namazın sıhhatine engel olur. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/31) İdrarın ardından tuvalette temizliğini yaptıktan sonra sızıntısı olmayan kişilerin, beklemeden hemen abdest almalarında bir sakınca yoktur. İstibrâ ve temizlik konusunda gerekli hassasiyeti gösteren kişinin, yersiz düşünce ve vesveseye itibar etmemesi gerekir.