Fetva Meclisi
Soru
Benim bir kız kardeşim var ve şu an üniversiteye giriş sınavının sonuçlarını bekliyor. Kendisi başörtülü ama bildiğimiz türlerden. Kendisinde bir açılma hevesi var. Pek sağlam değil yani. Üniversiteyi de şehir dışında okumak istiyor rahat olmak için. Annem onu iyi tanıdığı için şehir dışında okumasını istemiyor. Zaten kendisi depresyon hastası. Eğer kızım okumaya giderse her an onu düşünmekten hastalığım çok ilerleyecek diyor. Zaten şu an hastalığı ilerlemiş durumda. Ne yapacağımızı bilemez durumdayız. Babamın ‘hayır, şehir dışına gitmene izin vermiyorum’ deme yetkisi var mıdır? Eğer babam bunu derse büyük fırtına koparacak kardeşim evde. Ben üniversite okuyan biri olarak ortamı iyi bildiğimden kardeşime hiç güvenmiyorum. Kardeşim evlenene kadar babam mesul olduğu için kendisi ‘ben rabbime nasıl hesap veririm’ diyor. Tavsiyeniz nedir hocam? Ne yapmalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamunaleyküm. Bir kere babanızı garanti etmeye bakın. O garanti olsun. İkinci olarak da o kadın annen ve ikinci bir kadın olarak da imtihanın gör. İki kere kazan, iki kere! Sonra da namaz gibi dua etmeye alış kendin için. Uzağa da gitsen aksi takdirde o dert olarak seni bırakmaz. Ben senin yerinde olsam onun eteğinde durur, iki kere kazanırdım. Şeytanı da delirtmiş olursun böylece. Sana dua ediyorum kızım.
Kızım, Hayat böyle bir imtihandır. Bu imtihanların en ağırı da insanın sevdikleri ile imtihan olmasıdır. Senin babanla böyle bir süreç yaşaman üzücü elbette ama babanı o yaştan sonra değiştirebileceğini zannetmiyorsundur. Sabredip kazanmaya bak. Yazından anladığım kadarı ile biraz da sen kendini fazladan geriyorsun. Rahat olmaya bak. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Bir kere, en büyük kanun olarak şunu bilmelisiniz: İtaat edilirken hiçbir şekilde karşı gelinemeyecek tek makam Allah Teâlâ'dır. O'nun dışında sınırsız itaat kimseye yoktur. Anne baba haddini bilmezse onlara itaat gerekmez. Sizi, Allah'ın haram ettiği şeye teşvik ederlerse onlara itaat etmeniz gerekmez. Sizi yaratmadan önce Allah Teâlâ, sizin kaderinizi de yazmıştır; sakın meraklanmayın siz. Sabırlı olun, sabit olun. Göreceksiniz nasibiniz sizi bulacaktır. Siz bir istiyorsunuzdur Rabbiniz size bin gönderir. Dik durun, mü'mince durun. Her şeye rağmen anne babanıza da nazik davranmayı ihmal etmeyin. Yok demeyi bile nazikçe yapın. Size dualar ederim.
Endişelenmeyin. Uzaktan yapıp yapamayacağına dair bir karar vermek isabetli olmaz. Şu anda da vakıf olarak kapalıyız. Yalnız sözünü ettiğiniz durum ortada ise çocuğa acilen hafızlığı bıraktırın. Bunu yaparken de bir plan dâhilinde yapın. Şöyle yapabilirsiniz: Hocası ile görüşün. Hocası kızımızın tıkandığını bir süre izin yapmasının yararlı olacağını size ve ona söylesin. Siz de “elbette, bize kızımızın huzuru gerekli, o nasıl isterse biz öyle yaparız” gibi bir cevap verin. Kızınız, sizden ve evden ürkmesin. Böylece kıza en az üç ay izin alın. Bu üç ayda kızımız toparlanabilirse zaten kendisi ben gideceğim der, sorun da çözülmüş olur. Olmazsa üç ay daha izin alırsınız. Bu arada da asla onunla bırakma konusunu tartışmayın. Alakanız azalmasın. Bilhassa annesi yüz asmasın onun yanında. Akrabanızla onun bu durumunu paylaşmayın. Özellikle de onun yanında hiç konuşmayın. Bu zaman zarfında imkânlar düzelir de bize gelebilirseniz biz de inceler size cevap veririz biiznillah. Diğer okul programı da bu arada devam etsin. Şeytan sizi yıkmasın, dikkat edin. Yavrunuz için sabah namazlarından sonra dua edin. O size, iyi bir insan, iyi bir Müslüman olarak lazımdır. Böyle yaparsanız bunları kaybetmezsiniz Allah’ın izni ile.
İnna lillahi ve inna ileyhi raciûn. Allah Teâlâ hepimizi haramlardan korusun. Benim kanaatim, sizin böyle bir bilgilendirmeden bile zararlı çıkacağınız şeklindedir. Bilgilendirirsiniz şeklindeki konumunuz bilgilendirmenizden daha hayırlı gibi duruyor. Ablası sık sık izlesin, sizinle tehdit etsin... Siz daha iyi bilirsiniz ama bu kişinin sağlık sorunu var gibi anladım ben...
Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Önceliğin sağlığın olsun. Sağılığınla ciddi olarak ilgilen. Bundan sonraki hedefin ise dini bilgini geliştirmek olsun. Abartmadan, takıntı yapmadan bilgi edinmeye bak. Aceleci olma. Acelecilik seni yıpratabilir. Bulabildiğin kadar kendine samimi arkadaş bulmaya çalış. Az da olsa samimi arkadaş senin için ilaç gibidir. İstikrarlı bir Kur'an okuman olsun. Mesela günlük beş sayfa oku. Belli zikirler yap. Anne babanın duasını almaya çalış. Allah yardımcın olsun.
baba konusundaki diğer fetvalar
Öncelikle siz, annenizin yapması gereken işi yapıyorsunuz. Bu da yanlıştır. Mevcut haksızlıkları anneniz düzeltme talebi ile isteyebilir. Siz ise onun çocuğusunuz. Böyle şeyleri ondan talep etmeniz doğru değildir. Evet, sizin ondaki hakkınız onu zalim duruma düşürür. O hakkı kıyamet günü Allah size verir. Ama konuşurken bir üslup hatası ile siz, haklı iken zararlı duruma geçersiniz. Öyle yapmayın. Başkalarını konuşturun; dayınız, amcanız ve saire. Asla küsme yapmayın. Gidin elini öpün, onu vicdanı ile baş başa bırakın. Annenizi de yalnız bırakmayın; siz bir evlat olarak annenizi ve kardeşinizi bakın, daha büyük ecirler kazanın.
Acilen evlenmeniz en doğrusudur. Evlenirken de anne babanızın rızasını almayı da ihmal etmeyin. Evlenene kadar babanızın size bakması dinen yükümlü olduğu bir görevdir. Açık veya kapalı, namaz kılan birini istemeniz en doğru olanıdır. Siz de bu arada namaz kılmayı ihmal etmeyin.
Allah Teâlâ kalbinize huzur versin, ahiretinize zarar verecek iş yapmaktan muhafaza buyursun. Babanıza karşı ortaya koyduğunuz tavır, her şeyden önce dünyada iken bir işinize yaramayacaktır. Siz onu bir şekilde düzeltemediğiniz gibi hakkınızı da alamayacaksınız. Bir de ahirette sizin kazancınız olacak ecirleri tüketmiş olacaksınız. Bu durumda yapacağınız en iyi şey, babanızdan mümkün olduğu kadar ve caiz olacak şekilde uzak durmaktır ki, nefretinizi şeytan kudurtmasın. Zaten evlisiniz. Evli bir hanımın asıl görevi eşine karşıdır. Eşinizden artan vakitte de bayramda olur, özel durumlarda olur, kısa kısa ziyaretler yaparak evlatlık görevinizi yerine getirin. Böylece kazanan siz olun. Hem dünyada baba görememek hem de ahirette baba yüzünden azap çekmek neden olsun? Sabredin; kaç günlük dünyada yaşıyoruz. Sabredin, kazanın.
Bir erkeğin gelini kızı gibidir. Kızı ona ne yapabilirse gelini de yapar. Allah sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Bir insanın bir babası olur; ikinci babanın yeri yoktur. Bizim örfümüzde eşler birbirlerinin babalarına 'baba' diye hitap etmektedirler. Bunun dini bir yönü yoktur. Örf bunu koymuştur; gerçek bir baba kastedilmediğinden kullanılması caiz olabilir ama mecburen kullanılır demek doğru olmaz. Yöresel şartlara da dikkat ederek kullanmakta yarar vardır. Bu kadar bir meseleden bir aile faciası üretmek de doğru olmayan bir davranıştır.
Selamünaleyküm. Babanızın hatasına karşı siz sadece fikrinizi beyan etmekle yetinebilirsiniz. Hatayı benimsemediğinizi, vebale ortak olmadığınızı ortaya koyun yeter. Babanız ve ona destek olanlar çağdaş vereme yakalanmışlar. Dua edin siz de onlar da kurtulsun.