Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Benim size sorum evlilikte babanın rızası ile ilgili. Allah izin verirse benim evlenmeyi düşündüğüm bir eş adayım var hocam, ancak bu aday 8 kardeş. Yalnız kendisi küçükken babası iki tane kardeşini bu kızın amcalarına yani kendi kardeşlerine vermiş çocukları olmuyor diye, yani aslında 10 kardeşler. Eş adayım da bu gerçeği yıllar sonra öğrenmiş ve bana da uygun bir dille izah etti durumu. Annem de babamdan gizli birşey saklamayalım diye babama bu durumu söylemiş. Ancak babam ilk başta razıyken şimdi razı olmamaya başlamış ve tepki göstermiş. Şimdi hocam bu durumda nasıl davranmalıyım? Babamın rızası olmadan evlenmek istemiyorum. Babam ben üzerime düşeni yaparım sonrasına karışmam ne hali varsa görsün demiş. Şimdi bu durumu bile bile evlenmeli miyim yoksa babamı bir şekilde ikna etmeli miyim? Eğer ikna olmazsa vardır bir hayır deyip başka birisi ile mi evlenmeliyim? Bu arada evlilik benim için farz olmuş durumdadır hocam çok zorluk çekiyorum ve günah işliyorum ve bir an önce evlenip bir kalkan sahibi olmak istiyorum.Çok uzattım hakkınızı helal ediniz. Allah'a emanet olunuz.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Şu dünyada kimsenin istediği aynıyla olmuyor. Daha gerçekçi düşünmeli değil misiniz? Biraz daha makul düşünün. Evet, boşamanızdan ötürü kimsenin size hak koyma hakkı yoktur ama siz makul düşünmelisiniz. Bile bile huzurunuzla oynamayın.
Selamünaleyküm. Kesinlikle babanızın tutumu İslam'ca değildir. Babanız cahiliye işlerinden birini yapıyor ama sizin onu ezerek bir iş yapmanız ömrünüzün sonuna kadar sizi ezecek bir hata olur. İkna edemezseniz eş adayını terk etmenizi tavsiye ederim. Binlerce eş adayınız olabilir ama bir tek babanız var.
Selamünaleyküm. İyi başlar ama nasıl devam eder bilinmez bir işe girişiyorsunuz. Bayan evinde oturur ve eş olur, anne olur; gerisi sorun olur.
Selamünaleyküm. Sizin için önemli olan eşinizdir. Eşinizin dışındakilerin ne dediğini ne yaptığını önemsemeyin. Sabırlı olun, dik durun; kendinizi eşinizden başkasına muhtaç hissetmeyin. Bir kulağınızla duymayıverin, bir gözünüzle görmeyiverin.
Selamünaleyküm. Evlenirken kiminle evleneceğinizin kararı sizindir. Onların rızası ve gönüllerinin olması ise ikinci düzeydedir. Gönlünüzün ve aklınızın dediğini dine uygun buluyorsanız onu tercih etmelisiniz
Selamünaleyküm. Evlenmek ve eş olmak sizin için farz düzeyine geldi ise yani harama doğru kaymak ya da helal yolla evlenmek seçenekleri ile karşı karşıya kaldı isen, annenin itirazını dinlemen gerekmez. Ne var ki, bu kararı duygusallıkla mı veriyorsun yoksa gerçekten yolun bitti, tıkandın mı, bunu sen bilirsin. Anneni üzmeyeceğin sözler konuş, sabırlı ve istikrarlı ol. Annene çevresinden sözünü dinleyeceği kimselerle ulaş.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm.Faiz veya bu şekilde bir tercih söz konusu ise o parayı verebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Mayo ile denize girmek erkek için de kadın için de haramdır. Bu haram kadın için daha da ağırdır. Siz asla razı olmayın. İzin vermeyin, destek olmayın. Girerse de yapacağınız bir şey yoktur. Onun bu tür bir hatasını protesto etmeniz görevinizdir. Darp yapmanız doğru olmaz. Kişilik hakkınızı kullanın. Sadece bu nedenle dağılsa bile yuvanız vebal altında olmazsınız. Tatlı dili,nezaketi asla ihmal etmeyin. Size ait kabalık denecek bir tavır, onun mazereti olmasın.
Selamünaleyküm.İhtiyaten en sonunda abdest almanızı tavsiye ederim. Şafii olduğunuza göre böyle davranın.
Selamünaleyküm. Onların sağlığında sakın alma. Onlardan sonra da inşallah kurtulur, kendin terk edersin o sevdayı.
Selamünaleyküm.Biz bu sitede dini meseleleri tartışmıyoruz. Tartışmanın gereksizliğinden değil ama insanların zaruri bilgilenme ihtiyacını karşılamanın daha önemli olduğuna inandığımızdan böyle yapıyoruz. Sizinle de bu meseleyi tartışmayı uygun bulmuyorum. Sadece şunu belirtebilirim:Bu ümmetin, sabahlara kadar teheccüd kılan, vakıf malıdır diye cami çeşmesinden bile su içmeyen ulemasından binlercesi, belki de yüz binlercesi on dört asırdan beri sözünü ettiğiniz meselelerde bir görüş üzerinde hareket ediyorlardı. Sözünü ettiğim bu ulemaya sahabenin uleması da dâhildir.Şimdi ise laik bir ülkenin, Şeriat Fakültesi diye isim bile vermeyi tenezzül etmeyip İlahiyat Fakültesi diye kurduğu kurumlarda yetişerek, oralarda unvan sahibi olarak ilim öğrenen insanların ortaya attığı görüşler vardır. Bir de bunlar, teheccüdle de hatta sabah namazını camide kılmakla da pek alakası olmayan kimselerdir. Sekreterleri ile oturabilen tipler olmaları da muhtemeldir. Yeni cephede de bunlar vardır. İzin verin ben, başını Aişe anamızın çektiği bin dört yüz yıllık büyük kitlede kalayım. Onların, bu modernler tarafından ilan edilen hatasına razıyım. Sabah namazını camide kılmazların doğrusundan ise, secdede iken gözyaşı akıtanlarla, ellerinde kılıçlarla meydanlarda şehit düşenlerle beraber bulunayım. Bırakın, o hatalar ve sahipleri ile kalalım. Zira bunlarınki, olsa olsa hatadır. Tezlerini geçirmek veya TV ekranlarına çıkmak için değildir sözleri. Bırakın doğal kalalım. Suni dinden ise doğal dinimiz olsun. Size de tavsiyemiz budur. Bunun hesabı daha kolay olsa gerek mahşerde. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm.Şuna inanıyoruz: 1- Mehdi ile alakalı bilgiler bizim için sahih ve sarih bilgilerdir. Mehdi aleyhisselamın geleceğine inanıyoruz. Bunun da kıyamet sürecinin bir parçası olduğuna inanıyoruz. 2- Mehdi ile alakalı bundan başka bir görevimiz yoktur. İnanır ve bırakırız. Mehdi gelmesi için organize yapmak, gidip bir yerde gelmesini beklemek görevimiz değildir. Bilakis böyle bir şey, vakit ve enerji israfıdır, umut tüketimidir. 3- Mehdi'nin gelmesi hak ama gelmesini sağlamamız bizim dışımızda olduğuna göre Mehdi üzerinden iş yapmak, onun üzerinden geçinmektir. Bu da bizim işimiz değildir. Din üzerinden edebiyatı da, geçinmeyi de, şöhreti de reddederiz. Durum budur.