Fetva Meclisi
Soru
Hocam Kur'an da Bakara suresinin 214. ayet-i kerimesi ‘Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler, sizin başınıza gelmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız? Başlarına öyle yoksulluk ve sıkıntı geldi, öyle sarsıldılar ki, nihayet peygamber ve beraberindeki müminler: “Allah'ın yardımı ne zaman?” demişlerdi. Biliniz ki Allah'ın yardımı çok yakındır.’ Hocam biz bu sıkıntıları yaşıyor muyuz yoksa biz bu ayetin neresindeyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Allah'ın kullarını imtihanı, sadece kâfirlerin saldırısı şeklinde değildir. Bilakis, kâfirlerin saldırısı en küçüğü denebilecek düzeydedir. Asıl imtihan, insanın zevkleri ve kendi neden gibileri üzerinden yapıldığında ağır olur, kazanılması zor olur. Sözünü ettiğiniz kişi ve kurumları düzeltme, insanları onlardan kurtarma gibi hayaller yerine, kendimizi o fitnelere düşmekten korumayı tercih etmemiz gerekir. Kurtarırken kurtulmaya muhtaç duruma düşmek de vardır. Genelde de olan budur. Allah Teâlâ herkesi imtihan etmektedir; hakkı bilip, izini sürmek herkesin vazifesidir. Nefislere hoş gelen şeylerle kendini oyalayanların mazeretlerini Allah'a inandırmaları ne kadar mümkündür?Evet, yardım edelim ama önce kendimize! Yangından kurtarırken yanmanın anlamı yoktur.
İnsan olarak başımıza gelenlere üzülmemek neredeyse mümkün değildir. Üzülmeyi tek iş durumuna getirmek sakıncalıdır. Üzülürüz, ağlarız ama kendimizi kahretmeyiz. Hayatı ve olayları başımıza doğru kayan bir dağ gibi değil de üzerimizden geçen bir bulut gibi görmek gerekir. Üzerimizden geçen bulutlar bizi ıslatsa da neticede 'güneş çıkar ve kurur üzerimizdekiler' diye düşünürüz. Kur'an'ımızda zikredilen başta peygamberlere ait olmak üzere pek çok olay bize bu dersi vermiş olmalıdır. Sabrın anlamı da budur. Bunun için de oturup kalktığımız arkadaşlarımızın, dostlarımızın hatta yakın akrabamızın bu mantığı sahiplenmiş kimselerden olmasına gayret etmeliyiz. Allah yardımcımız olsun. İşimizi kolay etsin. İmtihanımızı muvaffak kılsın.
İmtihan dünyasındayız. İmtihanımız küffarın eli ile olduğunda ona hazır olacağız. İçimizden birileri ile olduğunda ona hazır olacağız. Dindar bildiklerimizden de imtihan çekebiliriz. İmanımızı ve kimliğimizi her hâlükârda korumak bizim görevimizdir. Her türlü saldırıya hazır bekleriz, bunun adı imtihandır.
Kur'an ile alakalı ne yaparsan o güzeldir. Sana yaptığında ömrünün sonuna kadar rahmet olacak bir iş tavsiye edeyim o zaman: Bakara suresini ezberle. İşin gücün varsa her gün BİR ÂYET ezberleyerek başla. Biraz vaktin varsa günde BEŞ ÂYET ezberle. Altı gün ezber yap. Yedinci gün de o güne kadar ezberlediklerini baştan geldiğin yere kadar bir ayetmiş gibi tekrar et. Böylece en fazla bir sene sonra BAKARA SURESİ HAFIZI olursun. Seneye de biiznillah Âl-i İmran suresini böyle yaparsın. Mezara girdiğinde bir gün, bu iki sureyi başucunda sana şefaat için senden önce orada bekliyor olarak bulursun Allah’ın inayetiyle. Yaşarken hissedeceğin huzur ve kanatlanmışlığı ise zaten göreceksin. Bismillah de ve başla. Sakın usanma ve olmaz zannetme. Önündeki Kur'an’dır ve o seni yaratanın sana indirdiği emanetidir. Bismillah de.
O sözün niteliği ne olursa olsun şu durumun bir nedamet içinde olduğunu gösteriyor. Bu da şu demektir: O sözden ne kastetmiş olursan ol, sen pişmansın, tövbekârsın. Allah’ın izni ile hiçbir vebal kalmamıştır, imtihanı da biiznillah kaybetmedin. İbadetini yap, yaşamaya devam et. Çok geçmiş olsun. Allah seni de hepimizi de benzerlerinden muhafaza buyursun.
Bu değerlendirme isabetli değil. Biz mesela evlat acısına bir ağırlık veriyoruz ve arabasını kaybedeninki kolaydır diyoruz. Dışarıdan bakıldığında bu doğrudur çünkü biz sadece bize yönelik olan direkt etkiyi hissediyor ve değerlendiriyoruz. Allah Teâlâ ise bize göre çok basit gibi duran bir imtihan konusunda bizim için en ağır olan gibi imtihan sonucu çıkarabiliyor. Bu nedenle de kimin imtihanının ağır kiminkinin de hafif olduğu kararını bize göre değil bize imtihan gönderene göre tartmaya mecburuz. Şöyle bir örnek de ele alabiliriz: Bir kere mesela “suphanallah” diyen cennetler dolusu sevap elde edebilirken bir cüz Kur'an okuyan hiç sevap elde edememiş olabiliyor. Niyetten ihlasa kadar pek çok etken burada etkili olur. İmtihan da böyledir. Büyük bir başlıktan kazanamayan bir kul olarak çıkabileceğimiz gibi herkese göre basit bir başlıktan da çok şey kazanmış olabiliriz. Allah Teâlâ akıbetimiz hayır kılsın. Âmîn