İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam başkasına ait bir telefonu izinsiz kullanınca kul hakkı oluşur mu?

Cevap

Kesinlikle başkasının telefonunu izinsiz olarak kullanmak bir kul hakkıdır, helalleşilmesi gerekir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Elbette, helallik istemelidir. Maddi bir konu ise onu iade etmelidir. Manevi bir hak ise ihlal ettiği konu için de helallik istemelidir.

Değerli hocam, kul hakkına giren biri girdiği kişiden helallik isteyebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bizzat Peygamber aleyhisselam efendimiz, bir insanın özel eşyasını ondan izinsiz olarak kullanmayı yasaklamıştır. Bu ifade hadislerde “helal olmaz” şeklinde geçmektedir. Ve bu eşyanın küçük ya da büyük olması bu kuralı değiştirmez. Birisinin telefonunu da izinsiz kullanamayız kürdanını da. Eğer iki kişi arasında özel bir alaka ve bu kullanmaya genel izin nitelikli bir müsamaha varsa bu istisna olabilir. Aksi takdirde genel kural, başkasının eşyasını kullanmanın haram olduğu şeklindedir.

Hocam, arkadaşımın özel eşyasını kullanmam haram mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kullanılmasına izin vermeyeceğini bildiğiniz bir görüntüyü başkasına aktaramazsınız. O kişi mü'min olmasa da durum böyledir. Aktarmanıza izin vereceğini zannediyorsanız mesele yoktur.

Bir kişiyle mesajlaştığımız konuşmaları ekran görüntüsü alıp başka bir arkadaşım
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bulursanız ödersiniz. Bulamazsanız onun hidayeti için dua edersiniz.

Hocam gayrimüslim birinin maddi olarak hakkına girdim ve şu an helalleşmek için
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Önemli olan helallik almanızdır.

Selamünaleyküm,·muhterem hocam, üzerimde kul hakkı olduğunu düşündüğüm kişi bend
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Önemli olan hak sahibinin helal etmesidir. O sağlanıyorsa mesele yoktur.

Hocam kişi hakkına girdiği birisine "hakkını helal et" demeden kişi kendi içinde

güven konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sekinet, iç huzur ve vakar demektir. Merhametli olma, ağırdan almayı becerme, yumuşaklık olarak da diyebiliriz sekinet için. İnsanın içinde sekinet olursa dış görüntüsünde de vakar olur. Hayatı yaşarken olayların önünde ezilmeden yaşayabilmek, işleri sırasıyla yapabilmek, dertlerden üstün olmayı becerebilmek sekinettir. Esasen herkes aynı olayla karşılaşır ama kalbi huzurlu insanlar olayların altında ezilip gitmeden yaşarken, diğerlerinin eli ayağı birbirine karışır. Biz buna hayatı, onu yaratana teslim olarak yaşamak da diyebiliriz. Özellikle stresin ve kaosun yoğun olduğu bu zamanda Müslümanlar olarak sekinet sahibi olmaya çok muhtacız. Yaşadığımız ortamlar, aile yapımız, aldığımız eğitim, yöresel kültürümüz, mesleğimiz sekinet sahibi olmamızda etkilidir. Elbette bunların başında da imanımızı ne kadar içimizde aktif durumda tutabildiğimiz gelmektedir. İnsan çocuklarıyız. Böyle yarattı bizi Rabbimiz. Peygamber aleyhisselam efendimiz deve besleyenlerin daha kibirli olacaklarını, koyun besleyenlerin ise daha mütevazı olacaklarını haber vermiştir. İnsanın mesleğinden bile ne kadar etkilendiğinin önemli bir belgesidir bu. İnsanın imanî konularda sekinet sahibi olması, imanını tartışmalara açmaması, imanı zarar görmeyecek bir çevrede yaşamaya çalışması, bidatler ve haramlardan uzak kalarak kendisini koruması demek olur. Aynı zamanda Kur'an ve sünnetin emirlerine her türlü teslim olmayı becermek de bir sekinettir, kişideki iç huzuru göstermektedir o teslimiyet. Kur'an okurken duyulan iç huzur ve mutluluk böyle bir histir. Dua ederken Allah Teâlâ’nın duyduğundan şüphe etmemek de böyledir. Namaz kılarken insanın kendisini Kâbe’nin önünde hissedebilmesi, huşu ile kıldığı namaz bu sekinetin sonucudur. Oruç ve hac ibadeti için de benzer şeyler söylenebilir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve Ebu Bekir radıyallahu anhın mağarada iken ölümle burun buruna oldukları hâlde yaşadıkları iç huzuru Allah Teâlâ: “Allah onlara SEKİNE İNDİRDİ.” şeklinde izah etmiştir. Mü'min insanın camiye veya çarşıya giderken yoldaki yürüyüşünde de sekinet vardır. Yolun hakkını vermekle, yolda kaybolmamak arasında dengeli bir yerde durur mü'min. Araç kullanırken de mü'mine hâkim olan duygu sekinet duygusudur. Evinde, anne ve baba olduğunda, kardeş olduğunda tembellikten ve aşırılıktan arınmış kimliği ile sekinet sahibidir mü'min. Bizim Türkçemizde “sakin ol” ifadesi ile aynı kelimeden türemiştir sekinet sözcüğü. Bağırmadan ama meramını anlatacak şekilde konuşan sekinet sahibidir. Sinirine hâkim olabilmek budur. Geceyi dinlenme zamanı olarak başarılı bir şekilde kullanabilmek de budur. Kısaca sekinet, her mü'minin hayat kalitesine verilebilecek bir isimdir. Onu aramak ve onunla yaşamak zorundayız. Allah yardımcımız olsun.

Sekinet ne demektir, hayatımızda nasıl bir yer tutar?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bilimsel sonuçlar için çalışan kurumlar arasında iş paylaşımı ve yardımlaşma olmasında sakınca olmaz. Şu kadar ki, size iş getiren müşteri özellikle sizin laboratuvarınızda o sonucun çıkmasını şart koşmuş ise onun şartına uyulması gerekir. Genelde müşteriler güvenli bir sonuç beklerler. Firmanız bu güveni garanti ettikten sonra yapılan işte sakınca olmaz. Güveni garanti etmeden baştan savma yapılıyorsa sizin bulunduğunuz laboratuvarda da yapılmış olsa ortada vebal var demektir.

Hocam ben bir tıp laboratuvarında çalışıyorum. Şöyle bir iş yapılıyor bizde: Tah

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.