Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Bayılma veya aklı yitirme abdesti bozar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Müslüman küfretmez, çirkin konuşmaz. Ama o sözle de abdest bozulmaz.
Selamünaleyküm. Sürekli gelen akıntı, özür durumu demektir. Özür durumunda da her namaz vakti için bir abdest almak yeterlidir. Bunun dışındaki akıntı abdesti bozar. Buradaki sürekliliğin ölçüsü, iki namaz vakti arasındaki süre kadardır. Bu da yaklaşık olarak iki saattir.
Her ne sebeple olursa olsun namaz dışında ağlamak ve buna bağlı olarak gözden yaş akması abdesti bozmaz. Ancak namaz esnasında, dünyalık bir endişe ile ses çıkararak ağlamak kişinin namazını bozar, abdestini bozmaz. (Mergînânî, el-Hidâye, 1/62) Bununla birlikte namazda Allah korkusu, cennet veya cehennemin hatırlanması vb. nedenlerle ağlamak abdesti bozmayacağı gibi namaza da zarar vermez.
Selamünaleyküm. Ağlamak abdesti bozmaz.
Akıcı kan abdesti bozar. Bu şu anlama gelir; peçeteyi yaralı yerinize sürüp kanı aldığınızda, o yere tekrar kan gelirse bu gelen kan akıcı özelliğe sahip olduğu için abdesti bozar. Aksi bozmaz.
Böyle bir şey abdesti bozmaz.
TEMİZLİK (TAHARET) konusundaki diğer fetvalar
Uykunun abdesti bozmasındaki ölçü, yere sağlam bir surette oturup oturmamaktır. Buna göre yan yatarak ve namaz dışında secdedeymiş gibi durarak uyumak abdesti bozar. Ancak uyku ile uyanıklık arasındaki hâlde veya yere sağlam bir surette oturmuş ve mafsalları gevşememiş bir hâldeyken uyumak abdesti bozmaz. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/10) Bu bakımdan mesela ulaşım araçlarında oturarak seyahat eden yolcuların, dik otururken koltukta uyumaları durumunda abdestleri bozulmaz.
Bir kimse abdest aldığından emin olduğu hâlde, abdestini bozup bozmadığı konusunda şüpheye düşerse, o kimse abdestli sayılır. Öte yandan abdestini bozduğunu bildiği hâlde, sonradan abdest alıp almadığından şüphe eden kimse ise abdestsiz sayılır. Çünkü kesin olarak bilinen bir şey şüphe ile ortadan kalkmaz. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/11; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/119)
Hanefîlere göre bedendeki bir yaradan çıkıp yaranın dışına akan kan abdesti bozar. Diş etinden çıkan kan ise karıştığı tükürüğün yarısı veya daha fazlası kadar olduğunda abdesti bozar. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/10) Şâfiîlere göre ise abdest, sadece ön ve arkadan çıkan şeylerle bozulur. Bunların dışındaki yerlerden gelen sıvılar abdesti bozmaz. Dolayısıyla Şâfiîlere göre diş eti kanamasıyla abdest bozulmaz. (Mâverdî, el-Hâvî, 1/199-200)
Bir erkeğin yabancı bir kadına dokunması, günah olmakla beraber, Hanefî mezhebine göre bu durumda erkeğin de kadının da abdesti bozulmaz. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/10) Şâfiî mezhebine göre ise bir kişi karşı cinsten olan ve kendisiyle arasında dinen evlenme engeli bulunmayan bir kimseye arada bir engel olmaksızın dokunursa, her ikisinin de abdesti bozulur. (Mâverdî, el-Hâvî, 1/183-187) Ancak karşı cinsin saç veya tırnağına dokunmakla abdest bozulmaz.
Başın mesh edilmiş olması için ıslaklığın başın en az dörtte birine temas etmesi şarttır. Bu sebeple ıslaklığın başa temasını önleyecek nitelikteki başörtüsü, bone, peruk vb. şeyler üzerine yapılan “mesh” geçerli olmaz. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/4-5; Merğînânî, el-Hidâye, 1/32) Ancak kadınlar abdest alırken başörtülerini çıkartmadan, ellerini başörtülerinin altına sokarak başlarını mesh edebilirler. Zira Hz. Peygamber (s.a.s.) sarığını çıkarmadan, altından elini sokarak başını mesh etmiştir. (Ebû Dâvûd, Tahâre, 57 [150, 153])