Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Abdestli olup olmadığını unutan ya da abdestinden şüphe eden bir kimse ne yapmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kimse, abdest aldığından emin olduğu hâlde abdestini bozup bozmadığı konusunda şüpheye düşerse o kimse abdestli sayılır. Ancak abdestini bozduğunu bildiği hâlde sonradan abdest alıp almadığından şüphe eden kimse abdestsiz sayılır. Çünkü kesin olarak bilinen bir şey, şüphe ile ortadan kalkmaz. (Serahsî, el-Mebsût, 1/86; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/11; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/150; Nevevî, el-Mecmû‘, 2/63) Buna göre abdest aldığından emin olup tavaf esnasında veya tavaf tamamlandıktan sonra abdesti hakkında şüphe duyan kimsenin tavafı geçerlidir.
Abdest aldığınızı hatırlıyor bozulduğunu hatırlamıyorsanız kendinizi abdestli kabul edin. Bozulduğunu kesin hatırlayıp aldığınıza dair şüpheniz varsa abdestsiz kabul edin. Bir de vesveseniz varsa sadece abdest konusunda mı yoksa başka konularda da var mı onu bir yoklayın.
Sa‘yi abdestli olarak yapmak, sa‘yin sünnetlerindendir. Bilerek abdestsiz yapmak ise mekruhtur. Bununla birlikte tavafı abdestli olarak yaptıktan sonra sa‘y esnasında abdesti bozulan kişinin bu hâliyle sa‘yini tamamlaması durumunda sa‘yi geçerli olur. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/247)
Abdest bozucu herhangi bir işin sürekliliği özür şartlarını oluşturur.
Tavafı abdestli yapmak Hanefîlere göre vacip, diğer mezheplere göre farzdır. Tavaf esnasında abdesti bozulan kişi, Hanefî ve Şâfiîlere göre abdest alarak tavafına kaldığı yerden devam edebileceği gibi tavafını baştan başlayarak yeniden de yapabilir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/497-498; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/243)
Sa'y yaparken abdestli olmak sadece müstahabtır. Abdestsiz olmak sa'yin kabulü bakımından bir mani değildir.
TEMİZLİK (TAHARET) konusundaki diğer fetvalar
Her ne sebeple olursa olsun namaz dışında ağlamak ve buna bağlı olarak gözden yaş akması abdesti bozmaz. Ancak namaz esnasında, dünyalık bir endişe ile ses çıkararak ağlamak kişinin namazını bozar, abdestini bozmaz. (Mergînânî, el-Hidâye, 1/62) Bununla birlikte namazda Allah korkusu, cennet veya cehennemin hatırlanması vb. nedenlerle ağlamak abdesti bozmayacağı gibi namaza da zarar vermez.
Başın mesh edilmiş olması için ıslaklığın başın en az dörtte birine temas etmesi şarttır. Bu sebeple ıslaklığın başa temasını önleyecek nitelikteki başörtüsü, bone, peruk vb. şeyler üzerine yapılan “mesh” geçerli olmaz. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/4-5; Merğînânî, el-Hidâye, 1/32) Ancak kadınlar abdest alırken başörtülerini çıkartmadan, ellerini başörtülerinin altına sokarak başlarını mesh edebilirler. Zira Hz. Peygamber (s.a.s.) sarığını çıkarmadan, altından elini sokarak başını mesh etmiştir. (Ebû Dâvûd, Tahâre, 57 [150, 153])
Kısa ya da uzun süre bayılmak, aklı yitirmek, sarhoş olmak veya sara (epilepsi) nöbeti geçirmek gibi aklın algılama gücünü gideren şeylerle abdest bozulur. (bk. Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/10)
Abdest ve gusülde kullanılmış sulara ‘mâ-i musta’mel’ (kullanılmış su) denir. ‘Kullanılmış su’ hükmî kirliliği (hades) giderme özelliğini yitirmiş olsa bile necis sayılmaz. Bu sebeple bu tür sular değdiği yeri kirletmiş olmaz. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/16)
Uykunun abdesti bozmasındaki ölçü, yere sağlam bir surette oturup oturmamaktır. Buna göre yan yatarak ve namaz dışında secdedeymiş gibi durarak uyumak abdesti bozar. Ancak uyku ile uyanıklık arasındaki hâlde veya yere sağlam bir surette oturmuş ve mafsalları gevşememiş bir hâldeyken uyumak abdesti bozmaz. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/10) Bu bakımdan mesela ulaşım araçlarında oturarak seyahat eden yolcuların, dik otururken koltukta uyumaları durumunda abdestleri bozulmaz.
Gusülde ve abdestte gözün iç kısmını yıkamak farz değildir. Zira gözlerin iç kısmını yıkamakta meşakkat vardır. Ayrıca bu durum gözlere zarar da verebilir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/7, 11) Dolayısıyla gözdeki lens, gusle ve abdeste engel değildir.