İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Tavaf esnasında veya tavaf tamamlandıktan sonra abdesti hakkında şüphe duyan kimsenin durumu nedir?

Cevap

Bir kimse, abdest aldığından emin olduğu hâlde abdestini bozup bozmadığı konusunda şüpheye düşerse o kimse abdestli sayılır. Ancak abdestini bozduğunu bildiği hâlde sonradan abdest alıp almadığından şüphe eden kimse abdestsiz sayılır. Çünkü kesin olarak bilinen bir şey, şüphe ile ortadan kalkmaz. (Serahsî, el-Mebsût, 1/86; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/11; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/150; Nevevî, el-Mecmû‘, 2/63) Buna göre abdest aldığından emin olup tavaf esnasında veya tavaf tamamlandıktan sonra abdesti hakkında şüphe duyan kimsenin tavafı geçerlidir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kimse abdest aldığından emin olduğu hâlde, abdestini bozup bozmadığı konusunda şüpheye düşerse, o kimse abdestli sayılır. Öte yandan abdestini bozduğunu bildiği hâlde, sonradan abdest alıp almadığından şüphe eden kimse ise abdestsiz sayılır. Çünkü kesin olarak bilinen bir şey şüphe ile ortadan kalkmaz. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/11; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/119)

Abdestli olup olmadığını unutan ya da abdestinden şüphe eden bir kimse ne yapmal
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tavafı abdestli yapmak Hanefîlere göre vacip, diğer mezheplere göre farzdır. Tavaf esnasında abdesti bozulan kişi, Hanefî ve Şâfiîlere göre abdest alarak tavafına kaldığı yerden devam edebileceği gibi tavafını baştan başlayarak yeniden de yapabilir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/497-498; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/243)

Tavaf esnasında abdesti bozulan kişinin ne yapması gerekir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tavafın abdestli olarak yapılması ve sa‘yin de muteber bir tavaftan sonra yapılmış olması gerekir. Abdestsizliğin hangi şavtta meydana geldiği bilinmediğinde abdestsizlik hâli ilk şavta hamledilir. Bu durumda kişi, abdest alarak tavaf ve sa‘yi iade eder. Tavafı iade etmediği takdirde Hanefîlere göre dem; küçükbaş hayvan kesmesi gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/163; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/162) Şâfiî mezhebine göre ise abdestsiz yapılan tavaf geçersiz olduğundan dolayı tavafın ve sa‘yin iadesi gerekir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/243) Ancak abdestli olarak tavafı yaptıktan sonra abdesti bozulup o şekilde sa‘y yapmışsa yapılan sa‘y geçerlidir. Zira sa‘yde abdestli olmak sünnettir.

Umre tavafını yaparken abdesti bozulan, fakat abdestinin hangi şavtta bozulduğun
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İstibrâ; abdest bozduktan sonra idrarın tamamen kesildiğini anlamak için bir süre beklemeyi ve bu amaçla bazı davranışlarda bulunmayı ifade eder. İdrar yapıldıktan sonra idrar yollarında kalabilecek damla ve sızıntıların temizlenmesine özen gösterilmesi gerekir. Bu şekilde idrar yollarında tam kurulanma sağlanmışsa abdest alınabilir. Ancak bazen şahsa, şartlara ve yaşa bağlı olarak idrardan sonra idrar kanalında az veya çok sızıntı kalabilir. Bu sızıntıların kesildiğinden emin olunması için bir süre beklemek uygun olur. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/344) İdrar yaptıktan sonra istibrâya dikkat etmeden abdest alan kişiden abdestten sonra akıntı gelirse abdesti bozulur ve yeniden abdest alması gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/17-18) Ayrıca temizlik iyi yapılmadığı takdirde geriye kalan idrar sızıntısı elbiseye bulaşacak ve belli bir orana ulaşacak olursa (avuç ayası kadar bir alanı kaplarsa) namazın sıhhatine engel olur. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/31) İdrarın ardından tuvalette temizliğini yaptıktan sonra sızıntısı olmayan kişilerin, beklemeden hemen abdest almalarında bir sakınca yoktur. İstibrâ ve temizlik konusunda gerekli hassasiyeti gösteren kişinin, yersiz düşünce ve vesveseye itibar etmemesi gerekir.

İdrarını yapan bir kimse abdest almadan önce bir miktar beklemeli midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tavaf için abdestli bulunmak gerekir. Zaten Harem’e giriş için bile abdestli bulunmak en azından bir fazilet meselesi olarak önemlidir. Tavaf esnasında abdest bozulması gibi bir durum söz konusu olduğnda ise tavaf için abdesti ŞART görmeyen fukahanın görüşü ile amel edebiliriz. Ebu Hanife rahmetullahi aleyhin görüşü tavaf için abdestin şart olmadığı şeklindedir. Şart olmamakla beraber de vacip ayarında bir hükümdür. Buna göre şöyle bir kuraldan söz edebiliriz: Abdestsiz tavafa başlanmaz. Tavaf esnasında bir abdest bozulması sözkonusu olursa o tavaf biiznillah kabul olur. Yalnız tavaf namazı için abdest alınması gerekeceği bellidir.

Hac ya da umre tavafı yaparken abdestli olmak şart mıdır? Abdestsiz tavaf yapılı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sa‘yi abdestli olarak yapmak, sa‘yin sünnetlerindendir. Bilerek abdestsiz yapmak ise mekruhtur. Bununla birlikte tavafı abdestli olarak yaptıktan sonra sa‘y esnasında abdesti bozulan kişinin bu hâliyle sa‘yini tamamlaması durumunda sa‘yi geçerli olur. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/247)

Sa’y esnasında abdesti bozulan kişi ne yapmalıdır?

HAC ve UMRE konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefî mezhebine göre necâsetten tahâret, tavaf ve sa‘yin sünnetlerindendir. Bu sebeple necâsetten tahârete riayet edilmeden yapılan tavaf ve sa‘y geçerli olup ceza gerektirmese de bu şekilde yapılması mekruhtur. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/129; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/163; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/469) Şâfiî mezhebine göre ise tavafta necâsetten tahâret şart olduğundan, bedeninde veya elbisesinde necâset bulunan kimsenin yaptığı tavaf geçersizdir. (Şâfiî, el-Ümm, 2/196; Nevevî, el-Mecmû‘, 8/14-15) Sa‘yde ise Şâfiî mezhebine göre de necâsetten tahâret şart olmadığı için beden veya elbisede necâsetin bulunması, sa‘yin geçerliliğine engel değildir. (Nevevî, el-Mecmû‘, 8/74)

Tavaf ve sa‘y yaparken beden veya elbisenin necâsetten temiz olması şart mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Muhsar, ihrama girdikten sonra iradesi dışında gerçekleşen bir engel dolayısıyla hacda Arafat vakfesini veya umrede tavafı yapamayan kimsedir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/590; el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/255) Bu durumdaki kişi, Hanefîlere göre hac veya umre yapamayacağına kanaat getirdikten sonra kurbanını keser ve ihramdan çıkmış olur. Henüz ihsâr hedyi kesilmeden ihramdan çıkılması veya ihram yasaklarının ihlal edilmesi durumunda ceza gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/175; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/592) Şâfiîlere göre ise kurban kesmenin yanında ihramdan çıkmaya niyet edilmesi ve saç tıraşı olunması gerekir. (Zekeriyyâ el-Ensârî, Esne’l-metâlib, 1/52; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/316) Ayrıca Hanefîlere göre ihsâr sebebiyle yapılamayan hac veya umre, daha sonra kazâ edilmelidir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/176) Hac için ihrama girenler, bir hac ve bir umre; kırân haccı için ihrama girenler, bir hac ve iki umre; umre için ihrama girenler sadece bir umre kazâ ederler. (Serahsî, el-Mebsût, 4/109) Şâfiîlere göre ise hangi ibadet için ihrama girilmişse yalnızca onun kazâsı gerekir. Ancak nâfile hac veya umrenin kazâ edilmesi gerekmez. (Mâverdî, el-Hâvî, 4/352; Kalyûbî, Hâşiye, 2/189)

İhrama girdikten sonra hacda Arafat vakfesini veya umrede tavafı iradesi dışında
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefî mezhebine göre avret mahallinin örtülmesi (setr-i avret), tavafın vaciplerindendir. Bu nedenle tavaf esnasında örtülmesi gereken bir uzvunun dörtte biri veya daha fazlası, namazın bir rüknü yerine gelecek kadar (üç defa “sübhânellāhi’l-azîm” diyecek kadar) açılan kimseye dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. Ancak bu tavaf, Mekke’den ayrılmadan şartlarına uygun olarak iade edilmelidir; iade edilirse ceza düşer. Söz konusu tavaf nâfile ise -iade edilmesi daha uygun olmakla birlikte- Mekke’den ayrılmadan iade edilmemesi hâlinde bir fitre miktarı sadaka verilmesi gerekir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/129-130; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/409; 2/469) Şâfiî mezhebine göre ise tavafta setr-i avret, namazda olduğu gibi şarttır. Dolayısıyla avret mahalli açık olarak yapılan tavaf geçersizdir. Şayet tavaf esnasında kişinin avret mahalli açılacak olursa derhâl açılan yerini örter ve tavafına devam eder. Bu kişinin söz konusu tavafını baştan yapması müstehap olur. (Nevevî, Ravza, 3/79; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/243; Zekeriyyâ el-Ensârî, Esne’l-metâlib, 1/477)

Tavaf esnasında avret mahalli açılan kimseye ne gerekir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Birinci tahallül (tıraş olup ihramdan çıkma) gerçekleştikten sonra Hanefîlere göre ziyaret tavafını yapmadan veya dört şavtını tamamlamadan cinsel ilişkide bulunan kimseye dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/161; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/518) Şâfiî mezhebine göre ise birinci tahallülden sonra ziyaret tavafını tamamen bitirmeden cinsel ilişkide bulunan kimse, ceza olarak dem, üç gün oruç tutma veya altı fakire sadaka verme seçeneklerinden birini tercih eder. (Remlî, Nihâyetü’l-muhtâc, 3/358; Heytemî, Tuhfe, 4/197; Büceyrimî, Tuhfe, 2/466)

Birinci tahallülden sonra henüz ziyaret tavafı yapmadan cinsel ilişkide bulunan
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şeytan taşlama vakti, Hanefî ve Mâlikîlere göre bayramın birinci günü fecr-i sâdıktan; Şâfiî ve Hanbelîlere göre ise arefe gününü bayrama bağlayan gece yarısından itibaren başlar. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/137; İbn Abdilber, el-Kâfî, 1/374, 410; Büceyrimî, Tuhfe, 2/445; Buhûtî, Keşşâfü’l-kınâ‘, 1/1001) Buna göre bayram gecesi, gece yarısından önce şeytan taşlamak, hiçbir mezhebe göre sahih/geçerli değildir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/515; Dimyâtî, Hâşiye, 2/326; Haraşî, Şerhu Muhtasarı Halîl, 2/336-337; İbn Kudâme, el-Mukni‘, 128) Bu itibarla vaktinden evvel atılan taşların, en geç bayramın dördüncü günü güneş batıncaya kadar iade edilmesi gerekir. Şayet iade edilmezse ceza gerekir. (Serahsî, el-Mebsût, 4/65; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/278-279)

Kurban bayramı gecesi, gece yarısından önce şeytan taşlamak geçerli midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefîlere göre abdestsiz, cünüp ya da âdetli olarak yapılan veya üç ya da daha az şavtı eksik olup iade edilen tavaflarda kişi ihramdan çıkmamışsa tavafı ihramlı olarak iade eder; ihramdan çıkmış ise iade için yeniden ihrama girmesi gerekmez. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/163; Zeylaî, Tebyîn, 2/60; Aynî, el-Binâye, 4/362) Umre tavafı geçersiz olarak yapıldığında, saç tıraşı olmakla ihramdan çıkılmış olmaz. Bu nedenle tavaf ve sa‘y yeniden yapılırken ihramlı olarak edâ edilir. (bk. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/517-518; İbn Cüzey, el-Kavânîn, 89; Zekeriyyâ el-Ensârî, Esne’l-metâlib, 1/478) Ancak saç tıraşı olmakla ihram yasağı işlenmiş olduğundan ceza gerekir.

Tavaf iade edilirken ihramlı olmak şart mıdır?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.