İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Birinci tahallülden sonra henüz ziyaret tavafı yapmadan cinsel ilişkide bulunan kimseye ne gerekir?

Cevap

Birinci tahallül (tıraş olup ihramdan çıkma) gerçekleştikten sonra Hanefîlere göre ziyaret tavafını yapmadan veya dört şavtını tamamlamadan cinsel ilişkide bulunan kimseye dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/161; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/518) Şâfiî mezhebine göre ise birinci tahallülden sonra ziyaret tavafını tamamen bitirmeden cinsel ilişkide bulunan kimse, ceza olarak dem, üç gün oruç tutma veya altı fakire sadaka verme seçeneklerinden birini tercih eder. (Remlî, Nihâyetü’l-muhtâc, 3/358; Heytemî, Tuhfe, 4/197; Büceyrimî, Tuhfe, 2/466)
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefî mezhebine göre umrede ihramlıyken tavafın ilk dört şavtı yapılmadan cinsel ilişkide bulunmak, umreyi ifsad eder. Bu kimseler, ihramdan çıkmadan ifsat ettikleri umrelerini tamamlar; daha sonra umrelerini kazâ eder; ceza olarak da kendilerine ayrı ayrı dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. (İbn Nüceym, el-Bahr, 3/19; Haddâd, el-Cevhera, 1/171) Tavafın ilk dört şavtından sonra henüz tıraş olup ihramdan çıkmadan önce cinsel ilişkide bulunan eşlerin ise umresi geçerli olur. Ancak ceza olarak her birisine ayrı ayrı bir dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/245)

Umrede ihramlı iken cinsel ilişkide bulunan eşlere ne gerekir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ziyaret tavafının vakti, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre Müzdelife vakfesinden sonra gece yarısından itibaren; Hanefî ve Mâlikî mezhebine göre ise fecr-i sâdıkın doğmasıyla başlar. Ebû Hanîfe’ye göre ziyaret tavafının bayramın ilk üç gününde yapılması vacip olduğundan mazeretsiz olarak bu günlerden sonraya ertelenmesi dem (koyun veya keçi kesmek) gerektirir. Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed de dâhil fakihlerin çoğunluğuna göre ise ziyaret tavafının bayramın ilk üç gününden sonrasına ertelenmesi caiz olup bu durumda herhangi bir ceza gerekmez. (Mâverdî, el-Hâvî, 4/192; Kâsânî, Bedâ’i, 2/132; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/391) Fakat saç tıraşı olup ihramdan çıkma (birinci tahallül) gerçekleşmiş olsa da ziyaret tavafı yapılana kadar cinsel ilişki yasağının devam ettiği unutulmamalıdır. Sonuç olarak aşırı izdiham, yaşlılık, hastalık gibi nedenlerden dolayı ziyaret tavafının bayramın ilk üç günü sonrasına ertelenmesi herhangi bir ceza gerektirmez.

İzdiham, yaşlılık, hastalık gibi nedenlerden dolayı ziyaret tavafının bayramın i
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İhramlı olmamak kaydıyla veya âdet hâli dışında eşlerin Mekke ve Medine’de cinsel ilişkide bulunmalarında dinen bir sakınca yoktur. Bununla birlikte hac için ihrama giren kişinin, birinci tahallül (saç tıraşı olup ihramdan çıkma) gerçekleşse de farz olan tavaf (ziyaret tavafı) yapılana kadar devam eden cinsel ilişki yasağına riayet etmesi gerekir. Aksi takdirde ceza olarak bir dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/ 553)

Hac ve umre için Mekke ve Medine’de bulunan eşlerin cinsel ilişkide bulunmaların
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ziyaret tavafı, haccın rükünlerinden olup yapılmadıkça kişi haccını tamamlamış ve tamamen ihramdan çıkmış sayılmaz. Hacca gidip Arafat’ta vakfe yaptığı hâlde bir sağlık problemi ile karşı karşıya kalanların, öncelikli olarak farz olan bu tavafı tekerlekli sandalye veya sedye üzerinde de olsa yapmaya gayret etmeleri gerekir. Ziyaret tavafının son vakti için bir sınırlama yoktur. Ömrün sonuna kadar yapılabilir. Dolayısıyla tavaf etmeden memleketine dönen kişi, sonradan geri döner ve tavafını yaparsa ziyaret tavafı farzı yerine gelmiş olur ve bu gecikmeden dolayı da cumhura göre herhangi bir ceza gerekmez. (Mâverdî, el-Hâvî, 4/192; Kâsânî, Bedâ’i, 2/132; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/391; Ali el-Kârî, Fethu bâbi’l-‘inâye, 3/85) Fakat ziyaret tavafını yapıncaya kadar ihramdan tamamen çıkmış olmayacağından, cinsel ilişki yasağı devam eder. Bazı âlimlere göre ise Arafat vakfesinden sonra müzmin yatalak hasta olan kişiler, hiçbir şekilde tavaf yapamayıp bu şekilde ülkelerine dönmek zorunda kalmışlarsa artık tavafı bizzat yapma imkânı kalmadığı ve zaruret durumu ortaya çıktığı için bir başkasına vekâlet vererek tavafı ve haccın geriye kalan menâsikini yaptırırlar. Böylece ihramdan tamamen çıkmış ve haclarını tamamlamış olurlar. (bk. Remlî, Fetâvâ, 2/93)

Arafat vakfesini yaptıktan sonra ziyaret tavafını yapamayacak duruma gelen kişiy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Umrenin tavaf ve sa’yini yaptıktan sonra henüz tıraş olup ihramdan çıkmadan önce cinsel ilişkide bulunan eşlerin umresi geçerli olur. Ancak ceza olarak her birisine ayrı ayrı bir dem; küçükbaş hayvan kesmesi gerekir (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/245).

Umrenin tavaf ve sa’yini tamamlayan ancak henüz tıraş olup ihramdan çıkmadan önc
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Din İşleri Yüksek Kurulu, 28.02.2024 tarihinde Kurul Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman HAÇKALI başkanlığında toplandı. Hac’da Sıkça Sorulan Sorularla ilgili hazırlanan ve gündem ekinde sunulan fetvalar görüşüldü. Yapılan müzakereler neticesinde, “Hac için ihrama girdikten sonra henüz birinci tahallül gerçekleşmeden mazeretsiz olarak bir gündüz veya gece süresince elbise giyen kişiye ne gerekir?” başlıklı sorunun ve cevabının aşağıdaki şekilde değiştirilmesine oy birliğiyle karar verildi: Hac için ihrama girdikten sonra henüz birinci tahallül gerçekleşmeden elbise giyen kimseye ne gerekir? Hac için ihrama girdikten sonra henüz birinci tahallül gerçekleşmeden bir gündüz veya gece süresince elbise giyen kimse, öncelikle elbiselerini çıkarıp ihram örtülerine bürünmelidir. İhramlıyken elbise giydiği için de ceza ödemesi gerekir. Hanefî mezhebine göre bir gündüz veya gece süresince hastalık vb. özür olmaksızın elbise giyen kimseye ceza olarak dem (koyun veya keçi kesmek); daha az bir süre giyen kişiye ise sadaka gerekir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/488) Şâfiî ve Mâlikî mezhebine göre ise bu durumdaki kimse, süreye bakılmaksızın ceza olarak bir dem, üç gün oruç tutma veya altı fakire sadaka verme seçeneklerinden birini tercih edebilir. (Nevevî, el-Mecmû‘, 7/383; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/429-430)

Hac İçin İhrama Girdikten Sonra Henüz Birinci Tahallül Gerçekleşmeden Elbise Giy

HAC ve UMRE konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefî mezhebine göre necâsetten tahâret, tavaf ve sa‘yin sünnetlerindendir. Bu sebeple necâsetten tahârete riayet edilmeden yapılan tavaf ve sa‘y geçerli olup ceza gerektirmese de bu şekilde yapılması mekruhtur. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/129; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/163; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/469) Şâfiî mezhebine göre ise tavafta necâsetten tahâret şart olduğundan, bedeninde veya elbisesinde necâset bulunan kimsenin yaptığı tavaf geçersizdir. (Şâfiî, el-Ümm, 2/196; Nevevî, el-Mecmû‘, 8/14-15) Sa‘yde ise Şâfiî mezhebine göre de necâsetten tahâret şart olmadığı için beden veya elbisede necâsetin bulunması, sa‘yin geçerliliğine engel değildir. (Nevevî, el-Mecmû‘, 8/74)

Tavaf ve sa‘y yaparken beden veya elbisenin necâsetten temiz olması şart mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefîlere göre abdestsiz, cünüp ya da âdetli olarak yapılan veya üç ya da daha az şavtı eksik olup iade edilen tavaflarda kişi ihramdan çıkmamışsa tavafı ihramlı olarak iade eder; ihramdan çıkmış ise iade için yeniden ihrama girmesi gerekmez. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/163; Zeylaî, Tebyîn, 2/60; Aynî, el-Binâye, 4/362) Umre tavafı geçersiz olarak yapıldığında, saç tıraşı olmakla ihramdan çıkılmış olmaz. Bu nedenle tavaf ve sa‘y yeniden yapılırken ihramlı olarak edâ edilir. (bk. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/517-518; İbn Cüzey, el-Kavânîn, 89; Zekeriyyâ el-Ensârî, Esne’l-metâlib, 1/478) Ancak saç tıraşı olmakla ihram yasağı işlenmiş olduğundan ceza gerekir.

Tavaf iade edilirken ihramlı olmak şart mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Remel, erkeklerin tavafın ilk üç şavtında hızlı adımlarla çalımlı bir şekilde yürümesi; ıztıbâ‘ ise tavaf esnasında sağ omuz ve kolu açık bırakmak demektir. Remel ve ıztıbâ‘, sadece ardından sa‘y yapılacak tavaflarda sünnettir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/138; Nevevî, el-Mecmû‘, 8/14) Remel, bu tür tavafın ilk üç şavtında, ıztıbâ‘ ise bütün şavtlarında yapılır. Tavaf namazı kılarken ıztıbâ‘ yapmak mekruhtur. Hanefîlere göre sa‘y esnasında ıztıbâ‘ yapılmazken (Kâsânî, Bedâ’i, 2/147; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/481, 495) Şâfiîlere göre yapılabilir. (Remlî, Nihâyetü’l-muhtâc, 3/287) Remel ve ıztıbâ‘nın terk edilmesi durumunda herhangi bir ceza gerekmez.

Bütün tavaflarda remel ve ıztıbâ‘ yapılmalı mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kimse, abdest aldığından emin olduğu hâlde abdestini bozup bozmadığı konusunda şüpheye düşerse o kimse abdestli sayılır. Ancak abdestini bozduğunu bildiği hâlde sonradan abdest alıp almadığından şüphe eden kimse abdestsiz sayılır. Çünkü kesin olarak bilinen bir şey, şüphe ile ortadan kalkmaz. (Serahsî, el-Mebsût, 1/86; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/11; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/150; Nevevî, el-Mecmû‘, 2/63) Buna göre abdest aldığından emin olup tavaf esnasında veya tavaf tamamlandıktan sonra abdesti hakkında şüphe duyan kimsenin tavafı geçerlidir.

Tavaf esnasında veya tavaf tamamlandıktan sonra abdesti hakkında şüphe duyan kim
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Muhsar, ihrama girdikten sonra iradesi dışında gerçekleşen bir engel dolayısıyla hacda Arafat vakfesini veya umrede tavafı yapamayan kimsedir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/590; el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/255) Bu durumdaki kişi, Hanefîlere göre hac veya umre yapamayacağına kanaat getirdikten sonra kurbanını keser ve ihramdan çıkmış olur. Henüz ihsâr hedyi kesilmeden ihramdan çıkılması veya ihram yasaklarının ihlal edilmesi durumunda ceza gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/175; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/592) Şâfiîlere göre ise kurban kesmenin yanında ihramdan çıkmaya niyet edilmesi ve saç tıraşı olunması gerekir. (Zekeriyyâ el-Ensârî, Esne’l-metâlib, 1/52; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/316) Ayrıca Hanefîlere göre ihsâr sebebiyle yapılamayan hac veya umre, daha sonra kazâ edilmelidir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/176) Hac için ihrama girenler, bir hac ve bir umre; kırân haccı için ihrama girenler, bir hac ve iki umre; umre için ihrama girenler sadece bir umre kazâ ederler. (Serahsî, el-Mebsût, 4/109) Şâfiîlere göre ise hangi ibadet için ihrama girilmişse yalnızca onun kazâsı gerekir. Ancak nâfile hac veya umrenin kazâ edilmesi gerekmez. (Mâverdî, el-Hâvî, 4/352; Kalyûbî, Hâşiye, 2/189)

İhrama girdikten sonra hacda Arafat vakfesini veya umrede tavafı iradesi dışında
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Erkeklerin elbise giymeleri, başlarını veya yüzlerini örtmeleri, kadınların ise yüzlerini örtmeleri, ceza gerektiren ihram yasaklarındandır. (İbn Nüceym, el-Bahr, 3/8-9; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/547) Vücudun baş ve yüz dışındaki herhangi bir yerinin mazeretsiz olarak sargı ile sarılması mekruh olmakla birlikte ceza gerektirmez. (Serahsî, el-Mebsût, 4/127-128; el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/242) Baş veya yüzde giyme ve örtme işlevi taşımayan bir şey kullanılması da ceza gerektiren durumlardan değildir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/185; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/488) Buna göre ihramlı kimsenin gözlük, saat, kemer, toka vb. aksesuarları takması veya baş ve yüz dışındaki bir yerinde atel, bandaj gibi sargı malzemeleri kullanması ihram yasağı kapsamına girmediğinden herhangi bir ceza gerektirmez.

İhramlının gözlük, saat, kemer, toka vb. aksesuarlar takması veya atel, bandaj g

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.