İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Birbirleriyle uzun süre görüşmeyen eşlerin nikâhları zarar görür mü?

Cevap

Nikâh, ya boşanmak ya akdin feshi veya ölümle sona erer. Bunlardan biri olmadıkça eşlerin uzun süre ayrı kalmaları nikâhlarına herhangi bir zarar vermez. Bununla birlikte eşlerin aile hukukunun gerekliliklerine riâyet etmeleri ve yuvanın yıkılmaması için ellerinden gelen gayreti göstermeleri gerekir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu durum nikâhınıza zarar vermez ama aklınıza zarar verebilir, işi tabiatına döndürün.

39 yaşında 6 yıllık evli bir erkeğim eşimle çeşitli sebeblerden dolayı 4 aydır o
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eşten ayrı veya uzak kalmanın nikâhı düşmesi yönünde bir etkisi yoktur. Muhabbete zarar verirse verir. Zaman ve mekân nikâhı etkilemez.

Hocam bir insanın çalışmak için eşinden üç aydan fazla bir süre uzak kalması nik
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nikâha zarar vermeyebilir ama insanlığa zarar verir. İnsanlığın zarar gördüğü yerde de din zarar görür.

Porno izlemek nikâha zarar verir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Düğüne kadar işlememek şartıyla nikâh olmaz. Ama düğüne kadar veya başka bir nedene kadar bir araya gelmemenin nikâha zararı yoktur. Allah'a emanet olun.

Nikahlı iken düğüne kadar ayrı kalınması dinen doğru mudur?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, sizin evlilik dediğiniz nikâhın devletin kayıtlarına geçirilmesi sahih olma yani helal olma şartlarından biri değildir. Nikâh geçerli olması bakımından geçerlidir ama bizim kanaatimiz şudur: Bu zaman, insanların sözlerine itimat ederek bir hayatı sürdürebilme zamanı değildir. İlk buluşma zamanlarının şirin sözlerine güvenerek hayatî riskler almanın en azından makul olmadığını bilmek gerekir.

Bir evliliğin laik bir devletin nüfusuna kaydettirilmemesi evliliğe zarar verir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şartlarına uygun olarak gerçekleştirilmiş bir nikâh ile erkek de kadın da nikâhın getirdiği haklara sahip olurlar. Kadın erkeğe kadınlığın gereklerini yapmıyorsa veya erkek kadına erkekliğin gereklerini yapmıyorsa her ikisinin de nikâhın iptali yoluna gitmeleri hakkı olur. Nikâh akdi esnasında özel bir şart görüşülmemiş ise buna rağmen erkek kadını himayesine almıyorsa, makul bir süreden sonra kadının hakkını araması normaldir. Bu hususta aile büyüğünü devreye koyarak sorunun çözümü ile alakalı süreci başlatabilir.

Hocam nikâh kıyılmasına rağmen henüz eşi ile aynı evde yaşamayan ve birlikte olm

AİLE HAYATI konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnançsızlık sebebiyle ya da dinî değerlere hakaret etmek amacıyla olmasa bile sırf ağız alışkanlığıyla dinden çıkmayı gerektiren sözleri söylemek büyük bir günahtır. Bununla birlikte bilinçli olmadan söylenen bu sözlerle dinden çıkılmayacağı için nikâh da bozulmaz. Çünkü burada maksat dinî değerlere hakaret etmek veya bu değerleri hafife almak değildir. Şu kadar var ki bu tür söz ve davranışlarda bulunan kişinin tevbe ve istiğfarda bulunması ve tekrar böyle bir hataya düşmemeye gayret etmesi gerekir. (bk. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 4/230)

Dil alışkanlığıyla Allah, Kur’an ve din gibi kutsal değerlere küfretmek nikâha z
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aile ve evlilik ciddi bir müessesedir. Bir kimsenin dünyevî bazı kazançlar elde etmek için nikâhı suistimal etmesi doğru bir davranış değildir. Mesela bir kişinin, yurt dışında çalışabilmek için oturum izni almak maksadıyla bulunduğu yerin vatandaşlarından birisi ile formalite evliliği yapması veya vefat eden babasının emekli maaşından yararlanmak üzere eşinden mahkeme kararıyla boşanması nikâhın suistimal edilmesinin örneklerindendir. Yanlış ve yalan beyanlarla elde edilen kazanç, haksız bir kazançtır. Haksız yollarla elde edilen kazanç ise haramdır. Bu gibi durumlarda mahkeme yoluyla boşanan eşler, dinî hükümlere göre bir bâin talâkla boşanmış olurlar. (es-Saîdî, Hâşiyetü’l-adevî, 2/41) Evliliklerini devam ettirmek istemeleri hâlinde, daha önce aralarında boşama olmamış ise yeni bir nikâh kıymak suretiyle aile hayatlarına iki nikâh bağıyla devam edebilirler.

Maddi çıkarlar elde etmek için boşanmak caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnançsızlık ya da dini değerlere hakaret etmek amacıyla değil de sırf ağız alışkanlığıyla, dinden çıkmayı gerektiren sözlerin söylenmesi büyük günah olmakla birlikte tercih edilen görüşe göre bilgisizce söylenen bu sözlerle dinden çıkılmayacağı için nikâh da bozulmaz. Çünkü burada maksat dinî değerlere hakaret etmek veya bu değerleri hafife almak değildir. Şu kadar var ki bu tür söz ve davranışlarda bulunan kişinin tövbe ve istiğfarda bulunması ve tekrar böyle bir hataya düşmemeye gayret etmesi gerekir. Dinin kesin esaslarından birisinin bilerek inkâr edilmesi veya hafife ya da alaya alınması ise kişinin dinden çıkmasına sebep olur. Mesela Allah'a, Peygambere ve dinen mukaddes olan değerlere küfreden, namazı ve orucu inkâr eden kişi İslâm dininden çıkmış olur. Hanefî mezhebine göre, eşlerden birinin dinden çıkmasıyla, evlilik kendiliğinden sona erer. Tövbe ederek İslâm'a dönse bile yeni bir nikâh akdi olmaksızın evlilik hayatını devam ettiremez. Şâfiî mezhebine göre, dinden çıkan kimse tövbe eder de iddet müddeti içinde İslâm'a dönerse yeni bir nikâh akdine gerek kalmaksızın evlilik hayatını devam ettirebilir. (Şâfiî, el-Ümm, 1/297; Şeyhîzâde, Mecme'u'-l enhur, 1/546)

Dinden çıkmayı gerektiren sözleri (elfaz-ı küfrü) söylemenin nikaha etkisi nedir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kişinin eşini boşadığını başkalarına ifade etmesi ayrı bir boşama anlamına gelmez. Bu, önceki boşamayı haber vermek demektir.

Kişinin eşini boşadığını değişik zaman ve mekânlarda başkalarına söylemesi ayrı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

“Saymak, miktar, adet” anlamlarına gelen iddet, bir fıkıh kavramı olarak, herhangi bir sebeple evliliğin sona ermesi hâlinde, kadının yeni bir evlilik yapabilmek için beklemek zorunda olduğu süreyi ifade eder. İddetin, kadının hamile olup olmadığının anlaşılarak nesebin karışmasını önleme, taraflara düşünme ve tekrar bir araya gelme fırsatı verme, kadın için yeni hayata ruhen hazırlanma, evlilik bağını bir anda yok etmeme gibi hikmetleri bulunmaktadır. Evlilik, boşanma veya fesih yoluyla sona ermişse ve kadın da hamile değil ise âdet gören kadın üç hayız süresi iddet bekler. “Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hâli (hayız veya temizlik müddeti) beklerler.” (el-Bakara, 2/228) Herhangi bir sebeple âdet görmeyenler ise üç ay süreyle iddet beklerler. “Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır.” (et-Talâk, 65/4) Evlilik erkeğin ölümü ile sona ermiş ve kadın da hamile değilse, iddet süresi dört ay on gündür. “İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler.” (el-Bakara, 2/234) Evlilik ne şekilde sona ererse ersin, hamile olan kadının iddeti, doğum yapıncaya kadardır; doğum yapmasıyla iddeti sona erer. “Hamile olanların bekleme süresi ise doğum yapmalarıyla sona erer.” (et-Talâk, 65/4) İddet beklemenin başlangıcı, tarafların fiilen birbirlerinden ayrı kaldıkları an değil, boşamanın veya ölümün gerçekleştiği andır. İddet beklemekte olan bir kadının başka biri ile nikâhlanmasının haram olmasının hikmeti, kendisinde hâlâ eski evliliğinin etkilerinin bulunabilmesi, eski kocasının haklarının korunması ve neslin birbirine karışma ihtimalinin bulunmasıdır.

İddet ne demektir? İddet süreleri ne kadardır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Boşanmış bir kadın, iddetini tamamladıktan sonra bir başkasıyla evlenebilir. Bu durumdaki kadının başka bir erkekle evlenebilmesi için eski kocasının talak haklarının tamamını bitirmiş olması zorunlu değildir.

Bir veya iki talakla boşanmış olan bir kadın iddet süresinin sona ermesinden son

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.