Fetva Meclisi
Soru
Hocam merabalar. Yaklaşık 25 bintl ilk altınım vardı.bununla arsa almaya niyetlendim bu sırada tanıdığın arabasını ii ve uygun olduğu için almaya karar verdim. Parayla arsa alacağım için arabayı katılım bankacılığından aldım sonraki zamanda da arsayı 15 000 tl lik denk geldi aldım. 10000 lik altınım duruyor arabanın ilk taksitini ödedim ama içimde hep şüphe var caiz mi değil mi diye. Şimdi sizden ricam bu işin içinden nasıl çıkacağım kalan altınımı bozdurup sağdan soldan borç alıp bankaya olan borcumu kapatsam mı yoksa taksitlerimi ödemeye devam etsem mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Elinizdeki altın 81 gramı buluncaya kadar -başka bir birikiminiz yoksa- zekât vermeniz gerekmez. 81 gramı bulduğu günü tespit edin. O günden bir yıl sonra (355 gün) elinizdeki altın kaç gram ise onun yüzde iki buçuğunu zekat olarak verirsiniz. O gün yapacağınız hesaplamada elinizdeki borçlar düştükten sonra 81 gramdan az gelirse zekât vermeniz gerekmez. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Toplam borcunuzu düştükten sonra geriye kalan birikiminiz seksen gram altından fazla ediyorsa zekât vermeniz gerekir.
Altınların sizin olduğu tarihten itibaren bir yıl (355 gün) geçtikten sonra şu şekilde bir hesap yapacaksınız: Altınların gramını belirleyin. Eğer 81 gramdan az ise zekât gerekmeyecektir. Borçlarınızı ve o ayki faturalarınızı toplayın. Kaç para tuttu ise onu altınların değerinden düşün. Geriye kaç gram kaldı ise onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak vereceksiniz. Mesela kalan altın 500 gram ise bu oranın zekâtı 12,5 gram veya o kadar altının bedeli olur. Şu anda nakit verme durumunuz yoksa, borcunuzu hesaplayıp uygun zamanda verebilirsiniz. Yani bir tür zekât borçlusu olabilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Size ait olan altınların zekâtını sizin vermeniz gerekir. Eğer sizin de borcunuz varsa o borçların oranını altınlardan düşersiniz. Geriye zekât verecek kadar kalıyorsa onun zekâtını verirsiniz. Eşinizin borcu veya geliri sizin zekâtınızla alakalı değildir. Bu yıl vermeniz gereken zekât miktarını hesaplayıp, kendinize zekât borcu olarak belirlmeyip eliniz genişleyince ödemeniz de mümkündür.
Selamünaleyküm. Borçlarınızın toplamını değer olarak alinizdiki altının gramından düşün. Geriye seksen bir gramdan fazla altın kalırsa onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. Altın olarak verebileceğiniz gibi değer olarak da verebilirsiniz.
1- 81 gram altını baraj olarak belleyin. Zekâtın gerekip gerekmediği bu rakamla ortaya çıkacak. 2- Siz ve eşiniz iki ayrı kişiniz. Tıpkı namazda olduğu gibi zekâtta da birinizin ibadeti diğerini ilgilendirmemektedir. Herkes kendi sorumluluğunun gereğini yapacak. Buna göre bir hesap yapın. 3- Evinizdeki eşyalarınız, binek vasıtanız, iş yeriniz varsa o iş yerindeki alet ve takımlarınız zekât konusu dışındadır. 4- Borçlarınızı, tahakkuk etmiş faturaları, taksitleri biriktirin. Bunları birikiminizden düşün. 5- Elinizde para, çek, veya benzeri değerli kâğıt olarak 81 gram altın muadili bir rakam kalıyorsa ve bu rakam bu baraj üstü olarak bir yıldır elinizde ise siz zekât vereceksiniz. 6- Bu durumda elinizdeki borçlar düştükten sonraki net rakamın yüzde iki buçuğunu zekât verin. 7- Bu sizin için ve eşiniz için iki ayrı kişilik olarak hesaplanacak. Mesela eşiniz vermesi gerekirken siz vermeyebilirsiniz. Ortak bir bütçe olmaz. Allah Teâlâ kabul buyursun.
altın konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu borç almanızın tarzında zaten sıkıntı varmış. Böyle borç almamalıydınız. Şu anda yaptığınızla inşaallah mesele kapanmıştır.
Selamünaleyküm. Hangi yıl üzerinize farz oldu ise azaltmadan veya çoğaltmadan o kadar veriniz.
Selamünaleyküm. Zekat, bir malın kullanılmasına karşı görevdir. Bir yıl kullanıldığında o yılın zekatı verilir. Bir kere verilmekle sorumluluğu kalkmaz.
Selamünaleyküm. İbadetlerde ve yasaklarda 'neden' sorusunun net bir cevabı olmaz. Hikmetini Allah'ın bileceği işler olarak görülür bunlar.
Selamünaleyküm. Toplam borcunuzu düştükten sonra geriye kalan birikiminiz seksen gram altından fazla ediyorsa zekât vermeniz gerekir.
Selamünaleyküm. İnsanın verdiği borç, onun malı olmaya devam etmektedir yani borç vermekle mal elden çıkmış olmaz. Bu nedenle borç veren, verdiğini kendi malı bildiği gibi zekâtını da verecektir. Şu kadar ki, geri dönüşü çok zayıf bir borç için elden gitmiş muamelesi yapılabileceği gibi, o mala ait zekât, borç geri gelinceye kadar ertelenebilir de. Geri gelince de zekâtı verilir.