Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam sizinle, aşağı yukarı 2 yıl önce eşimle birlikte, görüşmüştük. Sizin bize bu evliliğin yürümeyeceğine (mutlu olamayacağımıza) ve boşanmamız gerektiğine dair tavsiyeniz olmuştu. Boşanmak ölüm, bu şekilde evli kalmak ise kanserdir diye de eklemiştiniz. Ölüm yerine bir müddet daha kanserle yaşamak, işin olurunu aramak bakımından, sizin bileceğiniz bir durumdur diye söylemiştiniz. Velhasıl denedik (nasihat, yatak ayırma vs.) yine de olmadı. Eşimin tavırlarında bir değişik bulunmayışından ve huzursuzluğumuzun devam etmesinden sonra en son geçtiğimiz ramazan ayının ikinci haftasında bu işin bittiğini söyleyerek evi terk ettim. Kendime ev tutarak ayrı yaşamaya başladım. Hatta avukata vekalet verdim ama yasal işlemler henüz başlamadı. Boşanmanın anlaşarak gerçekleşmesi için müzakere etmekteyken hanımefendide (durumun ciddiyetini kavramış olduğundan mıdır yoksa gerçekten hatasını anlamış olmasından mıdır bilmiyorum) bir değişim meydana geldi. Sıkıntıları için psikolojik yardım almaya başlamış ve önceki haline göre bambaşka bir hal almış. Benimsemediğim temel noktadaki tavırları bulunuyor hala. Şimdi ben hatamı anladım bir evladımız (2 yaşında kızımız) var, onu da bu ateşin içine atmayalım diyor. Bundan önce de ciddiyetle birkaç defa bu evliliği sonlandırmak adına; bu iş bitti, artık yeter, herkes kendi istediği hayatı yaşasın vb. gibi sözlerim ve evi birkaç günlüğüne terk etme, eşyaları toparlayıp çıkma ve en son evden tamamen ayrılma gibi girişimlerim oldu. Bu evliliğin bitirilmemesi gerektiği yönünde aşırı bir mahalle baskısı var üzerimde (bunda hanımefendinin değişmesi de etken sanırım). Ben ise evliliğimizin Allah katında tek talakla boşamış gibi dönülemeyecek şekilde bittiğini düşünüyorum. Gerek hanımefendinin tavırlarındaki değişim gerekse mahalle baskısı beni allak bullak etti. Şaşırmış durumdayım, ne yapacağımı bilemiyorum. Yukarıda saydığım söz ve eylemler boşama eylemi olur mu yoksa boş ol demek mi gerekir?Zira bu konuda da çok üzerime geliyorlar. Hocam bu kardeşinize bir şey söyleyin aklı başına gelsin.Selam ve dua ile.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İlimle meşgul biri olarak 'tavlama' gibi seviyesiz bir kelimeyi kullanmamalısınız. Uygun gördüğünüz bir hanım efendiye evlilik teklifi yapmanız ve gerekli konuları konuşmanız asla sakıncalı değildir. Yeter ki bu, helaller dairesinde kalsın. Yaşınız geçmek üzeredir, acele edip evlenin.
Selamünaleyküm. Sizi tebrik ederim. Tam bir ailesiniz ya da aile denen böyle bir şeydir. İnişler çıkışlar muhakkak olur, olacaktır. Asla dert etmeyin bunları. Sıkıntıları konuşabildiğiniz sürece mesele yok demektir. Kendinizi alfabeyi yeni öğrenen bir ilk okul öğrencisi gibi kabul edin din hususunda. Her gün bir adım kat etseniz kısa zamanda bütünü elinizde olur. Namaz da dâhil inşallah hepsini yapacaksınız. Önemli olan kişinin kendini takdir etmesidir. Siz kendi eksiğinizi bilip itiraf ettikçe durum düzelecektir. Çocuk konusunda tabii olmaya gayret edin. Yılmayın, sökülmeyin şeytanı yeneceksiniz biiznillah. Eşinize de selamlarımı iletiniz, iyi haberlerinizi beklerim.
Selamünaleyküm. Önceki hanımınıza bir zararınız olmadı, hakkını yemedi iseniz sizin bir vebaliniz olmaz. Bu hanımınız ise insanî kimliğini gösteriyor. İkinci hanımınız diye boşanmak suç olmaz. Yeter ki, siz haklı o haksız mı onu kararlaştırmada duygusal olmayın. Bir de o giderse çocuklarınızla sizi kim alacak, onu da düşünün…
Selamünaleyküm. Akılla anlaşılacak bir durum değil. İfadeleriniz keşke yanlış bir açıklama olsa! Ne kötü bir şey, siz hatalı başlamışsınız hatalı devam ediyorsunuz. Siz de bu rezalete çanak tutuyorsunuz. Madem boşadım diyor neden onunla bir arada oluyorsunuz? Allah aklımızı korusun, ne günlere kaldık!
Selamünaleyküm. Erkeğin yaşça kadından küçük olmasının dinen hiçbir sakıncası yoktur, örfen de bir sakınca yoktur. Buna rağmen iyi düşünülmesi gerekmektedir. Kadınlar, erkeklerden daha çabuk yıpranmaktadırlar. Kısa bir zaman sonra, gözünüzde eskimiş bir bayan olabilir o. Şu anda bir kere daha anneniz veya anneniz gibi biri mesela teyzeniz, onun yaşı kadar gösterip göstermediğine baksın. Yaşı gibi kendisi de büyük görünüyorsa böyle bir tehlike sizi bekleyebilir. Vazgeçmeniz için bu makul bir nedendir. Tesettür konusu ise caizliğin ötesinde, içteki kök sıkıntısını gösteriyor. Biraz daha direnin. Eliniz kolunuz bağlı teslim olmayın. İyi düşünün, uzun düşünün.
Selamünaleyküm. Sizin bu durumunuz, bu hâliyle bir daha sorunsuz günlere dönmesi zor gibi duruyor. En önemli sorun da eşinizin dirayetsizliğidir. Her şeyden önce sizin en azından bir talakınız gitmiş bulunuyor. Mahkemeye verdiğiniz dilekçe onun açısından bir talakın gitmesi anlamına geliyor. Geriye kalan iki talakla evliliğiniz sürebilir. Size tavsiyemiz şudur: Eşinizle oturun, ezilmeye büzülmeye gerek olmadan, iki hanımlı biri olarak yaşamayı benimsesin. Siz de bunu kabullenin. Eğer böyle olmaz da büyü, etki, duygu gibi kelimelerle oyalanırsanız ikiniz de hastanelik olabilirsiniz. Öyle bir hayat sürmez. Eşiniz, geri dönüşü olmayan bir yola girdi, bedelini de ödesin.
boşanma konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu noktadan sonra ayrılmanız sizin lehinizedir. Siz haklısınız veya haksızsınız onu ancak Allah Teâlâ biri ama bu gelişme, sizin koca olarak onunla bir arada durmanızı anlamsız kılar. Mahkeme size maddi bir ceza keserse onu mehirden düşerek takdir edebilirsiniz. Kurtarabildiğinizi kurtarın ve kendi çarenizi oluşturun. Sakın büyü işine girmeyin, ikinci ve daha ağır bir facia yaşarsınız.
Selamünaleyküm. Bir erkeğin dilekçe yazarak veya avukata vekalet vererek eşini boşayacağını beyan etmesi boşamadır. Mahkeme kararı çıktığında, mahkemenin niteliği ve kimliği ne olursa olsun boşama gerçekleşir. Çünkü yazılan dilekçe verilen vekâlet boşama için yeterlidir.
Selamünaleyküm. Bir kere sizin bu durumdan ders çıkarmadığınız anlaşılıyor. Eşinizde siz de nikâhı basit görüyorsunuz. O bunları yaparak basit görüyor siz de onunla bunun yürümeyeceğini anlamayarak basit görüyorsunuz. Sizin durumunuz, o boşamayı kasteddiğini söylemedikçe o sözlerden dolayı boşanma düzeyine gelmemiştir. Eğer sizin anlattığınız gibi ise evliliği daha makul düşünmeye çalışın. Duygusallığınızı abartıp dini tenkit etmeniz doğru değil.
Selamünaleyküm. Bekâretinizi ona verdiğiniz zifaftan sonra size verilecek mehri yüzde yüz hak etmiş bulunuyorsunuz. O mehri alın. Verilmezse mahkemenin vereceği başka isimli şeylerden onu karşılayın. Size hediye edilmiş altın ve benzeri şeyleri de geri vermeniz gerekmez. Kadın boşandıktan sonra, kesin boşama ile boşanmışsa (bain talak) kocasından nafaka alamaz. Rici talakla yani eşinin dönme ihtimali devam eden talakla boşanmış ise o durumda masraflarını alır. Kadın boşandığında hamile ise doğuma kadarki masrafları da eşinden alır. Buna göre durumunuzu değerlendirin. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Nikâhın gereklerinden biri de kadını erkeğin ekonomik olarak idare etmesidir. Bu sizde ters olmuş. Sizin anlattıklarınız doğru ise siz, o erkekten nikâh akdinin gereğini yerine getirmediği için boşanmayı talep edebilirsiniz ama bunu sizin yerinize aklı başında bir yakınınıza karar verdirin. Sizinki duygusal olabilir.
Selamünaleyküm. Eşinizin iddet süresince sizin evinizde beklemesi mümkündür.