Fetva Meclisi
Soru
Namazdan sonra cemaatle tesbihat yapmak bid'at mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Tesbihatın toplu yapılması yönünde bir teşvik Sünnet'i yoktur. Unutulma ve ihmal edilme ihtimaline karşı böyle bir uygulama yapılagelmiştir. İnşaallah da sakıncası yoktur.
Evlat, Allah'a isyan olan işlerde ebeveynine itaat etmez. Bida'tler, harama yakın olan veya mekruha yakın olan olmak üzere ikiye ayrılabilir. Harama yakın olan bid'atlere davete icabet gerekmez.
Selamünaleyküm. Tesbihat, farz bittikten sonra yapılabilir, ertelenmesinde de sakınca olmaz. Kılınan namazdan sonra o mekânı terk etmeden yapılmasında sakınca yoktur.
Namazdan sonraki tesbihatın müezzin kontrolünde yapılma şeklinde Sünnet'te yoktur; sadece bizim ülkemizde bulunduğu da doğrudur. Ya da bunun bir Osmanlı uygulaması olduğu söylenebilir. Bu bir bid'at olarak anılabilir. Böyle bir bid'atin artıları eksileri olması da tartışılabilir. Bunun sayesinde bir Sünnet'in ihya edildiği söylenebileceği gibi karşı tezleri savunan için de söylenebilecek sözler olabilir. Bu nedenle, böyle meselelerde herkes içtihadını izlediği kişiye ittiba etmeli ama karşı görüşle tartışmamayı yeğlemelidir. Birbirimizle uğraşacak mecal ve vaktimiz yoktur.
'Bidat', Sünnet'te olmayan şeyi ibadet maksadı ile yapmaktır. Namazdan sonra da musafaha etmek Sünnet'te yoktur.
Camilerde MEVCUT YAPILAN ŞEKLİYLE tesbihat, bid'attir. Bu bid'atin bu şekilde uygulanmasında fayda mülahaza edildiği için sürdürüle gelmiştir. Meseleye bu şekilde bakıldığında, yapılmasında faydalar görüldüğü kadar sakıncalar da ileri sürülebilir. Herkes kendi görüşü ile hareket etmeli ama insanların kalbine vesvese bırakmamalıdır.
bid'at konusundaki diğer fetvalar
Hiçbir sebeple daha efdaline gitmedikçe cami terk etmemeliyiz. Gördüğünüz gibi bir bid'at uğruna nelere katlanılıyor da biz Sünnet'in ihyası için ne kadar gevşek davranıyoruz! Birbirimize çok dualar edelim.
1- Bizim bir nolu vazifemiz Rabbimizin rızasını kazanmak için yoğun bir şekilde çalışmaktır. 2- İkinci vazifemiz Ümmet içinde kalmaktır. Bu ümmet içinde kalmak bir tarikata girmek veya bir cemaate katılmak değildir. Ümmet'te kalmak daha büyük bir eylemin adıdır. Kişi kendisi için yararlı görüyorsa tarikata da girebilir, bir cemaate de mensup olabilir. 3- Hatasız birini aramak beyhudedir. Hepimiz kuluz, hatasızlık iddiasında bulunamayız. Şüphesiz, büyük şahsiyetlerin hatası da büyük olmaktadır. Keşke önümüzde duranların böyle hataları olmasa idi; ne güzel olurdu. Ama bizim parolamız şudur: İnsanlara ölçerek hakkı tanımayız, hakka ölçerek insanları tanırız. 4- Günlük ibadetlerle alakanız gayet ciddi bir şekilde devam etsin. Haramlardan da ateşten kaçar gibi kaçın. Kâfirlerle asla bir arada olmayın. Belli bir düzeyde ilminiz muhakkak bulunsun; bulunması için çabalayın. Evinizin kıymetini bilin, eşinizi takdir edin; beraberce Rabbinize koşmaya çalışın. Çocuklarınızı ihmal etmeyin. Siz mü'minsiniz. Dünya yıkılsa size zararı olmaz. Gündeminizi dışınızdakilere bakarak dağıtmayın. Huzurunuz kaçar. Allah'a emanet olun.
Böyle şeylerde uygunluk oranı çok düşüktür. Genelde insanlar, bid'at olan, sapıklığa daha yakın olan işleri yaymaktadırlar. Mü'min, iman ettiği Kur'an'ından daha iyi bir muska görmemelidir.
Böyle bir talak bir bid'attir; yapılmaması gerekir. Vuku bulunca da, ayrıntılarını ilim ehli birine anlatarak çıkış yolu aranmalıdır. Allah'a emanet olun.
Asıl olan herkesin bu duayı okumasıdır. Bir kişinin eğitim ve teşvik maksadı ile okuması ise yeni bir uygulamadır. Aslı böyle imiş gibi inanmak ise doğru olmaz. Ona bid'at denebilir.