Fetva Meclisi
Soru
Hocam, tesbih namazı ile ilgili fetvanızı okudum; bid'at olmadığını ama cemaatle kılmanın bid'at olduğunu öğrendim. Benim cemaatle kıldığım son tesbih namazından hemen önce imam şöyle dedi: "Ben ilk başta namaza duracağım, sonra ise namazı bozacağım. Böylece namaz bana vacip olacak. Dolayısıyla beraber cemaatle kılabileceğiz." Ben her durumda tesbih namazının cemaatle kılınamayacağı fetvasını sizden aldım. Böyle bir durumla bir daha karşılaşırsam herhangi bir tepki vereyim mi? Bu imamla birlikte namaz kılmaya devam edeyim mi ya da bu tip sebeplerden başka bir cami ya da imam aramamda bir sakınca var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Camiden vazgeçme. Ön sünnetleri farzdan sonra kılabilirsin. Bu konuyu imamlarla veya diğer insanlarla konuşmaya gerek yok, şevkin kırılır. İYİ BİR NAMAZ İÇİN İYİ BİR MÜCADELE GEREKEBİLİR. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Bu yok sayılamayacak bir içtihat kabul edilmektedir. Namazı iade etmemizi gerektirecek bir akidevi sorun değildir. Akidevi sorunlarda, tereddüt etmeden imamı yok sayarız. Fıkhî içtihatlarda ise camide, cemaatte olmayı yeğlemek gerekir. Buna rağmen namaz iade edilebilir ama fitneye meydan vermemek kaydıyla.
Selamünaleyküm. Tesbih namazı cemaatle kılınmaz. Tesbihattaki unutma veya yanlış okuma da bir iki defasında ise o namazı ifsat etmez. Tamamen yanlış okunan bir tesbih için ise bunu söyleyemeyiz.
Selamünaleyküm. Tesbih namazının sayma zorluğu bulunduğu gerçektir. Eğer bu zorluğa katlanılmayacaksa neresinden sevap kazanılacak, o namazın ana özelliği, bütün benliğinle tesbihe dalmaktır. Onun için de işçi tutunca ne değeri kalacak? İbadetlere daha ciddi bakmak gerekir. Allah yardımcımız olsun.
Biri imam ikincisi cemaat olan her iki kişi Cuma namazı hariç cemaattir. Elbette bu cemaat, bir camideki cemaat gibi değildir ama cemaattir.
Selamünaleyküm. Bu şikayette biz de varız. İmamlarımızın 'imam' vasfını hak edip etmediklerini düşünmeleri gerekmektedir. Bu hususta hepimizin namaza sahip çıkması gerekir. Başta diyanet olmak üzere sesimizi yükselterek gerçek namaz kalitesine ulaşmak için istekte bulunmalıyız. Muhatabınız biz değiliz ama biz size destekçiyiz. Kırıp dökmeden ikaz etme vazifemizi de unutmayalım. Yine bereket versin ki siz, farzları düzgün kılabiliyorsunuz. Bereket...
bid'at konusundaki diğer fetvalar
1- Bizim bir nolu vazifemiz Rabbimizin rızasını kazanmak için yoğun bir şekilde çalışmaktır. 2- İkinci vazifemiz Ümmet içinde kalmaktır. Bu ümmet içinde kalmak bir tarikata girmek veya bir cemaate katılmak değildir. Ümmet'te kalmak daha büyük bir eylemin adıdır. Kişi kendisi için yararlı görüyorsa tarikata da girebilir, bir cemaate de mensup olabilir. 3- Hatasız birini aramak beyhudedir. Hepimiz kuluz, hatasızlık iddiasında bulunamayız. Şüphesiz, büyük şahsiyetlerin hatası da büyük olmaktadır. Keşke önümüzde duranların böyle hataları olmasa idi; ne güzel olurdu. Ama bizim parolamız şudur: İnsanlara ölçerek hakkı tanımayız, hakka ölçerek insanları tanırız. 4- Günlük ibadetlerle alakanız gayet ciddi bir şekilde devam etsin. Haramlardan da ateşten kaçar gibi kaçın. Kâfirlerle asla bir arada olmayın. Belli bir düzeyde ilminiz muhakkak bulunsun; bulunması için çabalayın. Evinizin kıymetini bilin, eşinizi takdir edin; beraberce Rabbinize koşmaya çalışın. Çocuklarınızı ihmal etmeyin. Siz mü'minsiniz. Dünya yıkılsa size zararı olmaz. Gündeminizi dışınızdakilere bakarak dağıtmayın. Huzurunuz kaçar. Allah'a emanet olun.
Peygamber aleyhisselam zamanında bulunmaması açısından bid'at bir uygulamadır. Ama yöremiz uleması, bir sünnetin ihyası açısından icra edilmesini uygun görmektedirler. Allah yardımcımız olsun.
Böyle bir talak bir bid'attir; yapılmaması gerekir. Vuku bulunca da, ayrıntılarını ilim ehli birine anlatarak çıkış yolu aranmalıdır. Allah'a emanet olun.
Böyle şeylerde uygunluk oranı çok düşüktür. Genelde insanlar, bid'at olan, sapıklığa daha yakın olan işleri yaymaktadırlar. Mü'min, iman ettiği Kur'an'ından daha iyi bir muska görmemelidir.
Her iki konu hakkında da ashabı kiramın yaptıklarına dair açık ve sahih bir bir bilgi yoktur. Ancak günümüze kadar gelen bir silsile ile Müslümanlar arasında yapıla gelen gerek sesli zikir ve gerekse cemaatle topluca tesbihatı kavga konusu yapmanın yararı yoktur. Faydalı olduğunu düşünerek yapanlar arasında ulemadan da kimseler vardır. İhtilaflı konularda en doğru olan, Müslüman'ın hak bildiğini yapıp diğer kardeşinin yaptığını da tartışma konusu yapmamasıdır. Zira birbirimizle uğraşmakta yarar olmayan bir zamandayız. Yeter ki söz konusu olan şey Allah Teala'nın kati haramlarından biri olmasın. Allah'a emanet olun.
Kandil gecesine mahsus bir ibadetin olmadığı doğrudur. Ama sizin, anlamayacakları şeylerde ailenizi, kardeşlerinizi zorlamanız da hoş değil. Daha sabırlı ve daha ikna edici olmanız gerekir. Derdi ve davası olanlar, zamanı ve şartı çok iyi kullanmalıdırlar. Kandil meselesine gelince, o gecelerin, ashab-ı kiramın 'kutladığı' geceler olmaması hasebiyle bid’at olmadığını söyleyebilecek kimse yoktur. Şu var ki, Müslümanlara dinlerini hatırlatmaya fırsat oluşturması bakımından bu geceleri değerlendirmenin yararlı olacağını söyleyenler için kendileri açısından önemli bir malzeme vardır. Size düşen, kalbinizin rahat etmediği işleri yapmamaktır ama dağıtmayın, tartışmayın. Allah'a emanet olun.