Fetva Meclisi
Soru
Hocam, tesbih namazının bid'atliği hakkında aldığınız bir soruyu özet olarak mevcut camilerde cemaat olarak kılınması bid'attir demiştiniz. Buraya kadar her şey yolunda fakat kafamı kurcalayan şu; tesbih namazını mübarek gecelerde toplanıp saf saf olup tıpkı bir cemaat gibi durduktan sonra kadınlar kendi aralarında bir okuyucu seçip tesbihin zorluğundan dolayı herkes sayısını tutturamaz ve okuyamaz düşüncesi ile o kişiye sesli bir şekilde tesbihi seslendirmesi isteniyor. Bu şekilde bir cemaat edası ile tesbih namazı kılıyor hanım kardeşlerim. Fakat bu da camii cemaatindeki mekruhluğu içermez mi? yani sonuç itibarı ile İmam-ı Rabbani 288. mektubunda belirttiği olay burada da oluyor. Buna karşı çıkanlar var. Siz ne düşünüyorsunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Ebu Davud (Tatavvu' 303/1294) ve Tirmizî'nin (Vitr,19/482) rivayet ettiği bir hadiste Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin Tesbih Namazı'nı tavsiye ettiği sabittir. Ancak söz konusu hadisler hadis ehli tarafından Buhari ve Müslim hadisleri gibi sahih kabul edilmediğinden bu namaz müekked sünnetler arasında zikredilmemiş bilakis müstehablar arasında zikredilmiştir. Ama kesinlikle bid'at değildir. Mevcut camilerde topluca kılınan şekli ise bid'attir. Kural olarak şunu bilmek gerekir: Bir bid'at ihtiva etmedikçe nafilelerde uygulama geniş tutulur; mümkün oldukça yapılması tavsiye edilir, yapmayan ise kınanmaz. Ancak bid'atin karıştığı bir işte hayır yoktur. Allah Teala'dan sünnete uygun bir hayatı bize kolaylaştırmasını dileriz.
Selamünaleyküm. Bu, ihtimal kıyamete kadar kimsenin çözemeyeceği kadar köklü bir yer edinmiş sorunlardandır. O yolu izleyen mü'minlerin niyetlerini Allah Teâlâ bilmektedir. Onları itham etmek kimsenin görevi değildir. Samimi niyetlerle yapıyorlarsa ve bunun üzerinden kişisel zevklerini tatmin etmek ve menfaatlenmek gibi bir tutum içinde değillerse onlarla mücadele etmenin yersizliğini düşünüyorum. Yaşadığımız dönem, insanların yanlışlarını tespitten çok neyin doğru olduğunu ispat etme dönemidir. Eğer tasavvuf hatalı ise hatasız olan zühdü ortaya koymalıyız. Birileri Allah'ı zikretmeyi teşvik için tasavvufu metot olarak kullanırken hata ediyor, diğerleri de Allah'ı zikrin ne tilavet ne tesbihat olan hiçbir çeşidi ile meşgul olmadığı hâlde, sadece başkalarının yanlışlarını tadat ederek İslam'a hizmet ediyorsa bu kabullenilemez. Herkes doğru bildiğini yapsın, hesabımız Allah'a kalacaktır.
Selamünaleyküm. 1- Tespih bir alet olarak kullanıldığı için ibadetin kendisi ile alakalı değildir, kullanılabilir. 2- Duadan sonra ellerin yüze sürülmesi hususunda zayıf da olsa hadisler vardır. Dolayısıyla bu şeklide amel edilmesi bid'at değildir. 3- Normal durumlarda aşure yenmesinin hiçbir sakıncası yoktur. Bir ibadet muamelesi görmesi bid'attir. Allah rızası için aşure dağitilması, sevap için aşure yenmesi çirkindir. 4- İnsanı namaz esnasında meşgul eden her şey mekruhtur. Ayna da meşgul edici olduğu için mekruh olur.
Selamünaleyküm. Dinin aslında olmayan herhangi bir işin, ne kadar gerekli ve yararlı görülse de yüzde yüz faydalı, olmazsa olmaz gibi anlaşılması mümkün değildir. Verdiğiniz örnekte de bu açıkça görülmektedir. Şu kadar ki, bazı şartlarda faydasıyla zararını ölçebilmekteyiz. Bu da her konunun aynı şartta değerlendirilmemesi gerektiğini göstermektedir. Hasene cinsinden bile olsa bidatleri savunmakta sıkıntılı sonuçlar olabilir. Buradaki ölçü, fukahanın ittifaken kabul ettikleri ile yetinmek şeklinde kabullenilmelidir. Alenen bir uçurum oluşturmayanlarla da, mü'minler arasındaki vahdete zarar vermeme açısından mücadele etmeyi doğru bulmuyoruz.
Hiçbir sebeple daha efdaline gitmedikçe cami terk etmemeliyiz. Gördüğünüz gibi bir bid'at uğruna nelere katlanılıyor da biz Sünnet'in ihyası için ne kadar gevşek davranıyoruz! Birbirimize çok dualar edelim.
Selamünaleyküm. Namazın ses yükselticisi ile kılınması, namaza bir ilave değildir. Dolayısıyla bid'at kavramı ile ifade edilmesi yerli yerinde olmaz. Caiz midir değil midir şeklinde araştırılmalıdır. Bu hususta da caiz olmayacağına dair kuvvetli bir belge yoktur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Islaklık içeriyi etkileyecek bir ıslaklık ise oruca zarar verebilir ama bu parmağın epeyi içeri girmesi ile olur.
Selamünaleyküm. Müslüman bir toplumda, bir harama yataklık etmek Müslüman işi değildir. Açlık gibi bir zaruret yoksa yapmayın. Yapacaksanız da akşam iftara alacaklara verilecek bir saatte açın dükkânı. En azından dükkândaki servisi kaldırın Ramazan ayında.
Selamünaleyküm. Hiçbir mazeretiniz yoktur bu hususta, eşinizi o kadar uzun göndermeyin. Çirkin bir hatadır yaptığınız, sıhhatiniz ve dininiz açısından yapmamayı tercih etmelisiniz.
Selamünaleyküm. Müslüman olmayanların kendi örflerine göre yaptıkları nikâh muteberdir. Buna göre de o kadın evlidir, başkası ile o durumda evlenemez. Evlenirse yaptığı işin adı zina olur.
Selamünaleyküm. Nikâhınız düşmüş değildir ama insanlığınız tehlikededir. Hemen tövbe edin, istiğfar edin, Allah'a dönün. Ölmeden önce kendinize gelin. Cehenneme dayanamazsınız.
Selamünaleyküm. Dil ile niyet şart değildir. Sahura kalkmak gibi bir iş yapmak zaten niyettir. Tırnak yemekten kastınız, tırnağı kemirmek ise orucu bozmaz. Tırnağı koparıp yutmak için ise bozmaz diyemeyeceğim.