Fetva Meclisi
Soru
Dil ile niyet edilmeyen ama içinden oruç tutacağını bilerek sahur yapmak orucun sahih olmasında yeterli midir yoksa dil ile niyet şart mıdır? Unutarak tırnak yemek orucu bozar mı ?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Ramazan gecesinde sahura kalkıp yemek yemek niyettir; sözlü niyet şart değildir. Sahurda yemek yerken yarın tutmayacağım diye söyleseydi o zaman sahur yemeği niyet olmazdı. Bu durumda sahurda yemek yoluyla niyet edip sabahleyin tutmayacağım diyerek yiyen keffaret ile cezalandırılır.
Selamünaleyküm. Oruca niyet ettikten sonra bozmak olmaz. Bozabilmek için sağlık açısından tehlike oluşması gerekir. Tahminle iş yürütemeyiz. Öyle düşünecek yerde bir iki gün daha alışır düşünseniz ya! Niyet etmeden oruç olmaz. Niyet edince de bozmak olmaz.
Selamünaleyküm. Orucu bozmaya niyet edip eyleme dönüştürmemek orucu bozmaz. Orucu eylem bozar.
Böyle bir gerekçe ile oruca niyet etmemek olamaz. İş yoğunluğu oruca mani değildir. Evet, niyet etmezseniz kefaret değil kaza etmeniz gerekir ama büyük bir günaha girersiniz, hayatınızın bereketini giderirsiniz maazallah.
Hanefi mezhebine göre KAZA ORUCU için niyet imsak vaktine kadar yapılmalıdır. İmsak vaktine kadar niyet yapılmazsa oruca başlanmış olmaz. Bu sadece kaza orucu için böyledir. Diğer oruçlar için ise (imsaktan sonra bir şey yenilip içilmedi ise) öğle yakınına kadar niyet yapılabilir. Oruç tutmak maksadı ile sahur yemeği hazırlanması ve bu sebeple sofraya oturulması bir niyettir. Sözlü olarak niyet yapılmamış olsa da “neden sofraya oturdun bu saatte?” şeklindeki bir soruya: “yarın oruç tutmak için” diyecekse o bir niyet hâlidir. Sözlü niyet yapmamasının zararı olmaz.
Kalbinizin rahat etmesi için aynı orucu tekrar edebilirsiniz. Allah kabul etsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sadece dinlemiş olmanız bile mukabeledir.
Selamünaleyküm. Hiçbir mazeretiniz yoktur bu hususta, eşinizi o kadar uzun göndermeyin. Çirkin bir hatadır yaptığınız, sıhhatiniz ve dininiz açısından yapmamayı tercih etmelisiniz.
Selamünaleyküm. Müslüman bir toplumda, bir harama yataklık etmek Müslüman işi değildir. Açlık gibi bir zaruret yoksa yapmayın. Yapacaksanız da akşam iftara alacaklara verilecek bir saatte açın dükkânı. En azından dükkândaki servisi kaldırın Ramazan ayında.
Selamünaleyküm. Ailenizi de üzmeyeceğiniz orta yöntemi bulun. İlahiyatı da okuyun, medrese gibi bir âlimin izini de sürün. Arayınca ikisini de bulabilirsin. Takip etmen de mümkündür. Çift dikişle yol alırsın. Dünya olaylarına seyirci kalmak hatadır. Olaylara takılıp kalmak ise daha ağır hatadır. Ortasını bul. Evlenme vaktinizin geldiğini yani evlenmenin size farz olduğunu anladığında bunu ailene bildir. Seni evlendirmelerini iste. Bunun Allah'ın emri olduğunu söyle. Onlar Allah'ın emrine karşı lakayt kalırlarsa sen de kendi başının çaresine bak. YETER Kİ BUNLARI, GENÇLİK HEYECANI İLE GEÇİCİ KARARLAR OLARAK VERMİŞ OLMAYASIN! Bu da senin ne kadar âkil biri olduğunun belgesi olur.
Selamünaleyküm. Eğer sözünü ettiğiniz nikâh Şeriat'ımızın nikâh dediği şey ise ve siz de bunu yaparken aklınız başınızda baliğa idiyseniz durum şudur: Nikâh ile beraber sizin üzerinizdeki aile velayeti diyebileceğimiz velayet eşinize geçmiştir. Ailenizin diretmesinin bir anlamı yoktur. Hakları olmayan bir şeyi istemektedirler. Eşiniz, birinci eşindeki resmi yazışmayı alıp size verirse bu da onun kişiliğinin zafiyetini gösterir ki, yarın da sizden alıp başkasına verecek demektir. Zannederim, gereksiz bir tartışmanın içindesiniz. Eşiniz adaleti sağlıyorsa kâğıt üzerinde de olsa yapılabilecek bir şey yoktur. Ailenize karşı nezaketinizi bozmayın, hürmette kusur etmeyin ama onlar da sınırlarını bilmelidirler. Genç kızlar bin bir alanda haklarını korurken kimsenin sesi çıkmıyor ve 'bu onun tercihi' oluyor da Allah'ın verdiği bir hak kullanılırken neden 'onun tercihi olmuyor?'
Selamünaleyküm. 'İmamdan önce selam vermek' ile asıl kastedilen, imam selam vermeden önce selam verip namazdan çıkanın namazının batıl olacağıdır. Bu nedenle imamdan sonra selam verilmesi söylenmiştir. İmam iki tarafa da selam verdikten sonra muktedinin selam vermesi doğru olandır. Muktedinin namazdaki sesi kendi duyacağı kadardır. Şafii kardeşlerimiz için de kural böyledir.