Fetva Meclisi
Soru
İki insan birbirini sevip kavuşamadığında, yani ailelerinin rızası olmadığı için ayrıldıkları zaman, cennette tekrar birbirleriyle beraber olabilirler mi başka kişilerle evlenseler bile? Böyle bir şuur ve talep mümkün müdür hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Dünyada evlenememiş olanlar için Allah, cennette onların kalplerine uygun eşler yaratır. Çünkü cennette hiçbir eksiklik ve mutsuzluk yoktur. Bir kadın ve erkek dünyada birbirini sevmiş fakat çeşitli nedenlerle evlenememişse, bu sevgi ahlaki ve İslami ölçülere uygun bir sevgi ise, Allah onların cennette kavuşmalarına imkân verebilir. Çünkü cennette insanlar, dünyada eksik kalan şeyleri tamamlarlar ve hiçbir mutsuzluk yaşamazlar. Dolayısıyla sevdiğiniz kimseyle dünyada kavuşamasanız bile cennette Allah’ın rahmetiyle kavuşma ihtimaliniz vardır. Önemli olan, bu dünyada salih amel işleyerek cennet ehli olmaya çalışmaktır. Gerisi kolay.
Ahireti dünya penceresinden izlemek ve düşünmek mü'minin sıfatlarından değildir. Amacımız sadece Rabbimizin rızasını kazanmaktır. Hedefimiz cennete girmektir. Allah'tan başkasının cevabını bilmediği şeylerin peşine düşmek ise sadece cennetle aramızdaki engeldir. Mü'minin tek görevi imanına uygun hayat yaşamasıdır. Bırakın nelerle karşılaşacağımızı bizi ve ahireti yaratan belirlesin.
Selamünaleyküm. Önce ahirette cennette beraber olmaya gayret edeceğiz. Eğer muvaffak olur da Rabbimizin rahmeti ile cennete girersek, orada her isteyene istediği verilecek.
Cennete girmenin şartı iman etmiş olmaktır. Evlenmek ise imanın olmazsa olmazlarından yani şartlarından biri değildir. Buna göre de evliliğin direkt cennetle bir ilgisi yoktur ama bu fani dünya hayatında cennetlik biri olarak yaşayabilmenin gereklerinden biridir. Böyle bir ortalama oluşturarak cevap bulabilirsiniz.
Değerli kardeşim, sakın ahirete ait bilgileri bu dünya bilgileri ile değerlendirmeye kalkmayınız. Orası cennet, burası dünyadır. İsimlerin benziyor olması pratiğin de benziyor olacağını göstermez. Biz burada “üzüm” diyoruz ama cennetteki üzümün sadece adı dünyadakine benzer. Ahirete ait ne biliyorsanız bu kural dâhilinde bilin onu. Orada zulüm ve haksızlık yoktur. Ne varsa o mahza adalettir, rahmettir. Cennete girmek için mü'min olarak ölmek şarttır. Ancak mü'min olarak ölebilenler cennete girecek ve orada buluşacaklar. Buna eşler de dâhildir. Eşlerden birinin mü'min olarak ölmemesi durumunda eşi cennette olduğu için onun da cennete girmesi mümkün değildir. Cennet varlık olarak bir tanedir ama kendi içinde mü'minlerin birikimlerine göre farklı cennetler olacaktır. En yükseği FİRDEVS cenneti olan pek çok cennet vardır. Mü'minlerin dünyadaki birikimleri orada bir kere SÜBHANELLAH demeyi fazla yapan biri için bile olsa karşılığını bulacaktır. Bunun için de aynı cennetin içinde olsalar bile bu üstünlük farkı yaşanacaktır. Eşler için de geçerli bir kuraldır bu. İkisi de mü'min olarak ölse bile birinin sevap fazlası daha çok ise onun karşılığını derece olarak orada görecektir. Cennetteki dereceleri farklı olsa bile Allah Teâlâ eşleri ve çocuklarını cennetlerden birinde bir araya getirebilir. Bu onun kullarına lütfu olur. Hak ettikleri cennet ve dereceler farklı olur ama bir araya gelebilirler. Böyle bir durum dünya hayatında bile mümkün iken cennette neden olmasın?
Cennet, cennete girenlerin HER İSTEDİĞİNİN gerçekleşeceği yerin adıdır.
aile rızası konusundaki diğer fetvalar
Bu durumun senin duygusallığının sonucu olmadığını aile büyüklerinden birisi belirlesin ki ileride pişman olmayasın. Deden yaşıyorsa dedeni baba yerine koy. Bu tür kararlar yarın telafi edilemeyecek üzüntülerin nedeni olabilir. İyi düşün ki pişman olmayasın.
İlim tahsilinin farz olanı vardır, nafile olanı vardır. Mesela namaz kılmayı bilecek kadar ilim tahsil etmek farzdır. Kur'an okumayı bilecek kadar Kur'an öğrenmek farzdır. Bunun gibi farz düzeyindeki bilgilerin eksikliğini gidermek için ilim tahsil etmeniz ailenizin hakkı değildir. Daha ötesi olan bilgide ise onların gönlünü hoş tutmanız gerekir. Her hâlükârda anne babanızla iyi geçinmeniz Müslüman olmanızın gereğidir, bunu unutmayınız. Onların kalbinin yumuşaması için dua etmeyi unutmayın. Bir de şunu bilmelisin ki, ilim tahsili için evin dışına ya da şehir dışına çıkman şart değildir. Bulunduğun ortamı en iyi şekilde değerlendirmeye bak.
Aleykümselam. Bir kere bu iş farzıkifaye olabilir yani senin bizzat onu yapman sana farz değildir. Anne babanın rızası ise sana farzdır. Onları tercih et. İkinci olarak da tebliğ için bir ehliyet ve yeterlilik sahibi isen bunu düşünmelisin. Merakını gidermek için böyle bir tercih yapman uygun olmaz.
Aleykümselam. Peçe farz değildir. Farz olan tesettüre engel olurlarsa itaat etmen gerekmez. Alternatifi olabilecek olanına ise onlar müdahale ettiğinde tartışmamanızı tavsiye ederiz size.
Aleykümselam. Ailenizin rızkını kısarak bir hayır yapmanız doğru olmaz. Kirada oturmak ise bir rızık kısılması değildir. Kardeşleriniz, özel bir durum söz konusu değilse sizin mesuliyetinizde değildirler. Sohbet grubunuza bir daire alın ama ailenizin maişetinizin zorlanmasına neden olmadan yapın bunu. Bir de bu tür iyilikler yapılırken daha sonra kardeşler arasında sıkıntılar oluşabilmektedir. Buna da dikkat etmeye çalışın; kimin üzerine alacaksınız, masraflarını nasıl karşılayacaksınız, kapatılacak olsa nasıl elden çıkarılacak? Gibi sorular sıkıntıdır haberiniz olsun. O evi kirada tutun daha iyi edersiniz.
Aleykümselam. Anne babaların küstüğü bir evlilik akim kalır. Bereketsiz bir evlilik yapmayın. Kendinizi duygusallığa kaptırmadan karar vermeye çalışın.