Fetva Meclisi
Soru
Allah nasip ederse ikiz erkek çocuklarım olacak. İsimlerini de peygamberimizin o nurlu ismi olan " MUHAMMED " koymayı düşünüyorum. Yani " MUHAMMED NEBİ " ve " MUHAMMED HASAN ". Evimde peygamber efendimizin isminin anılmasını istiyorum. Dinen bir sakıncası var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İki isim tercih etmeyin. Tek isim olacak şekilde bir tercih yapın. Hemen Sünnet ettirmeniz de güzel olur. Allah sizi de yavrunuzu da yolunda yürüyenlerden kılsın.
Selamünaleyküm. Güzel bir Sünnet olarak öyle gerekmektedir. Bir kasıt olmadan yani önemsememek gibi bir durum olmadan konmasa da sakıncası olmaz.
Selamünaleyküm. Zeyneb, mükemmel bir isimdir. İlave ona yakışmaz.
İkinci isim koymayın, bir isim yeterlidir. Belirttiğiniz ismin de ne anlama geldiğini bilmiyorum.
Aleykümselam. MUAZ pek mübarek bir isimdir, bereketli olsun.
Selamünaleyküm. Allah'ın verdiğine razı olmak en güzelidir. Ondan geleni değerlendirmedikten sonra kız olsa ne olur, erkek olsa ne olur? Ondan bize geleni değerlendirdik mi yeter, kazanırız.
çocuk konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Böyle bir diretmeyi kabul etmeyin. Yasal haklarınızı kullanın. Gerekiyorsa çocuğun okulunu değiştirin. Değiştirirken de nedenini yazılı olarak belirtin dilekçenizde. Melekler ve gelecek nesiller, çocuklarının haramla tanışmaması için çırpınan bir anne olarak kaydetsin sizi. Evet, bu bir alkol veya domuz eti gibi değildir ama çocuklarımız bu küçük zannettiğimiz tavizlerle şeytanın ağlarına takılıyorlar. O nedenle de biz işi ciddi tutuyoruz, tutmalıyız.
Selamünaleyküm. Bu hadis doğrudur, sabittir. Çocuğun namazı kabullenmemesine karşı bir tedbirden söz etmektedir. Buradaki dövmenin falakaya yatırmak ya da elektrikli jopla vurmak olmayacağını bilmemiz gerekir. Çocuğun omzuna hafif bir tokat vurma şeklinde anlayabiliriz bunu. Yalnız yedi ile on yaşı arasındaki dört seneyi tam bir eğitim seneleri olarak kullanabilmiş bir babanın hakkıdır bu tokat. Bunu unutmayalım. Namazsız ve ezana soğuk bir toplumun içinde yaşayan çocuk namazdan ötürü dövülebilir mi? http://www.sosyaldoku.tv/90-cocuk-sopasi/ dersini dinlemenizi tavsiye ederiz.
Selamünaleyküm. Kızım, ne muhteşem bir isimin var biliyor musun? Hem namaz kılıyorum diyorsun hem de erkek arkadaşın var; delirdin mi sen yoksa benimle şaka mı yapıyorsun? Hemen tövbe et. Hemen melekleşmeye doğru yönel kızım, hemen hemen! Sakın bir saat gecikme. Allah'a da şükret ki seni bataklıktan erken kurtarmış.
Selamünaleyküm. Böyle bir şey için boşanmayı düşünmeyin. Sabırlı olun, nazik davranın, çocukları siz ikna edin. Alternatifler üretin. Ama muhakkak sabırlı olun; kırıp dökmeden iş görmelisiniz. Allah size sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Çocuklar için bütün ibadetlerde başlama yaşı buluğ çağıdır. Buluğ çağı ise iki şeyle bilinir. Birincisi çocuğun ihtilam olması, kız çocuğun aybaşı olması durumudur. Hangi yaşta olursa olsun, bu durumda buluğ çağı başlamış olur. İkincisi de on beş yaşıdır. On beş yaşına gelen biri çocukluktan çıkmış olur. Bundan önceki dönemde çocuk dayanabildiği kadar oruca alıştırılır. Mesela kış zamanında ise ramazan daha fazla tutturulur, yaz sezonuna rastlarsa az tutturulur.
Selamünaleyküm. Sorularınızın tamamı için geçerli bir ilkeyi tespit edelim: Her çocuk kendine mahsustur. Bir çocuk, altı yaşında dikkat çekecek bedene sahip olabilir, altı yaşında büyüklerin anladığını anlıyor olabilir. On yaşında olduğu halde anlayışı bu seviyede olmayabilir. Dolayısıyla her aile çocuğunun özel durumunu tespit etmelidir, tespitinin sonucuna göre de tutum takınmalıdır. Fıkıh kitaplarındaki genel kaide beş yaşına kadar çocuklara çocuk muamelesi yapılması yönündedir. Ne var ki bu beş yaşı denen şey bu çağda üçe bile indirilebilir. Hepimiz durumu çok iyi görüyor olmamız lazım. Ailelerin 'çocuk' kelimesini esnek kullanmalarının afete yatırım olabileceğini zannediyorum. Anne babalar, çocuklarının gözü önünde günlük kıyafetleri ile bulunmalıdırlar. Eşiniz doğru olanı yapıyor. Ailelerin çocukları o ailelerdeki her şeyi yansıtabilirler. Bu nedenle, çocuğun niteliğini bilmediğimiz durumlarda 'çocuklar karmasına' izin vermemeliyiz. Bütün emeklerimiz bir saat içinde eriyebilir.