Fetva Meclisi
Soru
Eşinden boşanırken çocuklarının velayetini alan anne yeni bir evlilik yaptığında çocukların durumu ne olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Velayetin annede olması onun her türlü mesuliyetini de üstlenmesi demektir. Elbette siz de başta ekonomik destek olmak üzere bir baba olarak kendinizi çocuğunuzdan kopuk durumda bırakmamalısınız. Baba olmanız kalkmayacağına göre sahiplenmeniz de kalkmasın. Evladınızla aranıza mesafe koymamaya çalışın.
Eşler boşandıktan sonra çocukları almak annenin hakkıdır. Anne yeni bir evlilik yaparsa bu hakkı kaybolur, evlenmedikçe hak onundur. Annenin çocuğunu alması hakkı olduğu için istediği zaman hakkından vazgeçebilir, bunda bir sakınca olmaz.
Bir çocuğu, istenmediği yer hasta eder. Çocuk sevgiye ve şefkate ihtiyaç duyar. Bu yüzden eğer istemiyorlarsa başka bir yol arayın. Antidepresan uzun vadede iyi olmayabilir. Bu yüzden çocuğu bir psikiyatriste değil de bir çocuk psikoloğuna götürün. Onunla da istişareler yapın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Çocukların annede kalması annenin hakkıdır. Anne şu veya bu nedenle bu haktan vazgeçerse baba veya başka birine intikal eder. Anne, belli nedenlerle çocukları almak istemeyebilir. Bunu özellikle haklı bir nedene dayandırması durumunda vebali olmaz.
Meseleyi şöyle derleyebiliriz: Yaşadığımız toplumda yakın zamana kadar yeni evliliklerin büyük bir bölümü çocuğun babasının evinde ikinci bir odada özel hayatını yaşaması şeklinde gerçekleşiyordu. Özellikle de köy hayatında bu bir kabullenilmiş teamüldü. Ekonomik imkânlar, sosyal yapının ağırlığı da bu uygulamayı destekliyordu denebilir. Yeni dönemde ise gençler bu tür evlilikleri yürütemez oldular. Çocukları üzerinde otorite sıkıntısı çekeceğini zanneden aileler ise bu geleneği sürdürmekte yarar görmeye devam ediyorlar. Bu uygulama asla dinimizin emri değildir. Ashab-ı Kiram içinde evlenen gençler örneklerinden bize intikal edenlerde evlenene yeni bir ev açıldığını görüyoruz. Gerçi bütün sahabî istatistiği denebilecek bir bilgiye sahip değiliz ama dinimizin “evlenen baba evinde ev kurar” tarzında bir emri olsa idi elimizde evlenince yeni bir ev kurmuş sahabî bilgisi asla bulunmazdı. Dolayısıyla ailelerin “evimizde ikinci bir ev kuracağız” şeklindeki baskıları dine dayandırılamaz. Evet, ortada böyle bir evliliğin yani çocuğun babası ile aynı evi kullandığı bir tarzın yasaklayıcısı emir de yoktur. Evladın baba ve annesinin hizmetini görmesi bu mesele ile bağlantılı değildir. Her şeyden önce anne babanın hizmeti, ihtiyaçlarının karşılanması çocuğun vazifesidir ve bu vazife bir ev ile sınırlı değildir hayat devam ettikçe anne babaya karşı sorumluluk devam edecektir. Evlenen çocuğun başka bir ev ortamında yaşıyor olması vazifede ihmal nedeni olamaz. Başta Hanefi fukahası olmak üzere fakihler evlenecek kadının tuvaleti, banyosu, mutfağı ve yatak odası müstakil bir ev istemesi, eşinin kardeşleri hatta anne babası ile dahi bir arada durmamayı istemesi açısından meseleye baktıklarında kadının bunları isteme hakkı olduğunu söylemişlerdir. Fakihlerin beyanının özeti şudur: Kadın evlenirken müstakil bir ev ve müstakil bir hayat ister. Ev üstüne ev yapılmaz atasözü ile özetlenebilecek talep yani gencin babasının evinde evlenmesi uygulaması belirttiğimiz “kadının müstakil ev isteme hakkı” prensibine ters düşmektedir. Gelin olacak kadının eşinden ve doğurduklarından başkası ile bir arada durmamış olmasını sağlayacak müstakil ortamı oluşturabilecek örneğin dubleks ev gibi ya da geline dilediği gibi rahat ortam sağlayacak geniş ev alternatifleri kabul edilebilir, edilmelidir. Eğer kadının mahremiyeti korunamıyorsa kadın bu konuda tartışmaya mahal kalmayacak şekilde haklıdır. Aile dünyamız ne yazık ki böyle riskler üzerine kurulamayacak kadar zor zamanlardan geçmektedir. Olağanüstü veya geçici bir durum söz konusu değilse müstakil ev yönünde tercih yapılmalıdır. Bilhassa bunun sanki dinimizin emri imiş gibi öne çıkarılması gayet yanlış bir iddiadır.
Bu sorunun cevabı bir kelime ile verilemez. Çünkü fıkhımızda boşama kademeler üzerinden yürür. Şöyle özetleyebiliriz: Erkeğin boşaması birinci ve ikinci kademelerde gerçekleşti ise yani üçüncü kademe kullanılmadı ise boşadığı kadınla YENİ BİR NİKÂH YAPARAK tekrar evlenebilir. Boşama üç kademede gerçekleşti ise bu durumda aynı kadınla tekrar nikâhlanabilmesi için kadının BAŞKA BİR ERKEKLE NORMAL BİR EVLİLİK YAPIP NORMAL BİR BOŞANMA yaşaması gerekir. O boşanmadan sonra günü gelince eski kocası onunla evlenebilir. Bu boşama kademelerinin muhakkak bir bilenden kişiye özel öğrenilmesi gerekir.