Fetva Meclisi
Soru
Buluğ çağına ermemiş çocukların özeliklerde kızların velisi tarafından evlendirilmesinin hükmü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Böyle bir sarılmanın dini bir sakıncası yoktur. Ev içinde de sokak kıyafeti ile bulunması gerekmez kızların. Her iki durum için de şöyle bir dip not düşmekte yarar vardır: Bu izin, hususi bir fitne ihtimaline karşı lakayt kalmaya ruhsat değildir. Mümin, evinde yüzde yüz güven ortamı iddiasında bulunmamalıdır. Tedbirli olmak mümin şiarıdır.
Selamünaleyküm. Baliğe olmamış bir kızın kâğıt üzerinde evlendirilmesi söz konusu olabilir ancak bunu sadece babası yapar. Eşi olacak biri ile beraberliği ise bir çeşit doktor raporu ile mümkündür.
Selamünaleyküm. Dinimizde evlatlık edinmek yoktur. Kadının o çocukları emzirmesinden başka da bir evde durmalarının çaresi yoktur.
Selamünaleyküm. O çocuk, eşinizden süt emmedikçe sizin çocuğunuz olması mümkün değildir. Erkek ise hanımınıza, kız ise size buluğ çağı ile beraber yabancı durumunda olacaktır.
Buluğ çağından önceki çocukların imam olmaması gerekir. Onlarla beraber cemaat olmakta ise sakınca olmadığı gibi namaz eğitimi açısından fazilet de vardır.
Selamünaleyküm. Fıkıh açısından bakıldığında yaş değil buluğu çağı itibara alınmaktadır. Buluğ çağı bildiğiniz gibi fiziki gelişmenin adıdır. En son ise on beş yaşını buluğ çağı olarak kabul ediyoruz. Asgari yaş olarak da TEMYİZ YAŞI gösterilebilir. Bu da en az sekiz-on yaşı arası demektir. Temyiz yaşı ise fukaha arasında muteber görüş değildir. Zaruret itibariyle dikkate alınabilir.
Buluğ Çağı konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm.1- Çocuk baliğ oluncaya kadar anne baba, gerekli eğitimi ve örnekliği sağlamışsa, buluğ çağından sonra sorumluluktan kurtulabilir. Elbette bir mü'min, bütün insanlığı ihtiva edecek bir açıdan bakar meselelere, bu ayrı bir konudur.2- Kulak deldirmek fıtratı değiştirmek değildir. Kadının süslenmesi açısından yapıldığında caiz bir eylemdir. 3- Allah'ın Şeriat'ına göre yaşanılmayan ortamlardaki mü'minler, orada bulunmalarını hangi amaca dayanarak orada yaşadıklarına bağlı olarak mesul olurlar veya olmazlar. O durumdan razı olarak yaşayanların, Allah'ın Şeriat'ını gereksiz görmek gibi bir inançları varsa bu iman dışında kalmaktır. Gerekli görüp ihmalden ötürü orada kalıyorlarsa haram işlemektedirler. O durumu ıslah gibi bir gaye taşıyorlarsa ecir sahibidirler.4- Gusül, akıntı olarak sadece meniden gerekir. Meni de bellidir; kalındır ve tabaka oluşturur. 5- Memurun, her şeyden önce çalışılması caiz olan bir işte olması gerekir. Haram bir işte mesela bankada çalışıyorsa kazancı haramdır. Bunun haricinde, o memuru yöneten makamların koyduğu kurallara uyuluyor olması yeterlidir. 6- Alay etmek, insanın onurunu incitmekten ötürü yasaktır; incinme olmayınca da 'alay' oluşmaz.7- Yöresel şiveyi taklit, fitneye neden olmuyorsa caiz olabilir.
Selamünaleyküm. Yaklaşık bir hesap yapın, hangi namazdan kaç vakit varsa o kadar kaza hesabı yaparsınız. Allah kabul etsin.
Mükellef olduktan sonraki oruç borçlarınızın yerini, geçmiş nafile oruçlarınız tutmaz. Kaç gün oruç borcunuz varsa, hepsine ayrı ayrı kaza orucu olarak niyet ederek tek tek kaza oruçlarınızı tutmanız gerekir. Bir ilmihalden kaza orucunun nasıl tutulacağı kısmından detayları öğrenerek kaza oruçlarınızı tutmanızı tavsiye ederiz.