İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Cuma geceleri bazı camilerde yapılan nikâh tazelemenin hükmü nedir?

Cevap

Dinî hükümlere göre bir kadının boş olması veya nikâhının düşmesi için; fesih, boşama yetkisi kendisinde bulunan kocanın veya mahkemenin onu boşaması, karşılıklı rıza ile boşanma, “liân”, “îlâ” veya eşlerden birinin dinden çıkmayı gerektiren bir sözü söylemesi gibi evlilik birliğini sona erdiren durumlardan birinin meydana gelmesi gerekir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 3/121-172) Böyle bir durum olmadığı sürece, şartlarına uygun yapılan nikâh, ömür boyu geçerli olduğundan nikâh tazelemek gerekli olmayıp cuma gecelerinde bazı camilerde topluca yapılan bu tür uygulamaların dinî bir dayanağı da yoktur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Memleketimizde böyle bir uygulama vardır. Ama bu uygulamanın muteber bir dayanağı yoktur. Zaten nikâh, ilk yapılırken nasıl yapılıyorsa tazelenmesi de o şekilde olur. Bir dua niteliğindeki tazelemenin nikâh olarak önemi yoktur.

Bazı kişilerin belli aralıklarla nikah yenilettiklerini duymuştum. Nikah tazelem
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Eşiyle nikâhı düşmez. Eşinin onu boşaması tabii hakkı olur.

Zina yapan kadının eşiyle olan nikahı düşer mi? Nikah tazelemeli mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İki türlü nikâh tazelemesi olabilir. Biri, camide herkes tazeliyor bari ben de tazeliyeyim dersiniz, bunun bir değeri yok nasıl yaparsanız yapın. Bunun sadece adı nikâhtır. İkincisi ise şudur: Eşinizle nikâhınızın yenilenmesini gerektirecek bir durum vardır. O zaman ise ilk nikâhı nasıl icra etti iseniz aynısını yapacaksınız. O da şudur: Bizzat eşiniz bulunacak. Veya vekil birini tayin edecek. Mehir konuşulacak. Şahitler bulunacak. Eşiniz ve siz şartlarınızı belirleyeceksiniz.

Hocam nikâh tazelemek için eşimden nasıl vekâlet almam gerekiyor?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eşten ayrı veya uzak kalmanın nikâhı düşmesi yönünde bir etkisi yoktur. Muhabbete zarar verirse verir. Zaman ve mekân nikâhı etkilemez.

Hocam bir insanın çalışmak için eşinden üç aydan fazla bir süre uzak kalması nik
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cuma namazı, akıllı, ergenlik çağına erişmiş, sağlıklı, hür ve misafir olmayan Müslüman erkeklere farz kılınmıştır. Kadınlar, hürriyeti kısıtlı olanlar, yolcular ve cemaate gelemeyecek kadar mazereti olanlar cuma namazı kılmakla yükümlü değildirler. Cuma namazını terk edenlere yönelik tehditkâr ifadeler taşıyan hadisler, cumanın önemini vurgulamak ve mazeretsiz terk edenlerin cezayı hak edeceklerini bildirmek amacını taşırlar. Bu hadislerden bir kısmında Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Birtakım insanlar ya cuma namazını terk etmeyi bırakırlar yahut da Allah onların kalplerini mühürler, artık gafillerden olurlar.” (Müslim, Cum‘a, 40 [865]); “Her kim önemsemediği için üç cumayı terk ederse, Allah onun kalbini mühürler.” (Ebû Dâvûd, Salât, 209 [1052]; İbn Mâce, İkâmetü's-salavât, 93 [1125]) Buna göre, özürsüz olarak cuma namazını terk eden bir Müslüman büyük günah işlemiş olur. Fakat farziyetini inkâr etmedikçe ve hafife almadıkça; cumayı üç kez terk etmekle nikâhı düşmez.

Mazeretsiz olarak cuma namazına üst üste üç defa gitmeyenin nikâhı düşer mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Din olarak uyguladığımız hükümler, sizin yaptığınız gibi bir ayet okunarak ortaya çıkmıyor. Genelde bir ayet, Peygamber aleyhisselamın o ayeti ashabı üzerinde nasıl uyguladığına bakılarak hüküm teşkil ediyor. Kadınların Cuma namazı ile mükellef olmamalarında da böyle bir durum vardır.

Cuma suresinin 9. ayeti soyle buyurur: Yâ eyyuhellezîne âmenû izâ nûdiye lis sal

AİLE HAYATI konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ehl-i kitaptan olan bir kadınla yapılan nikâh akdi, şekil, hüküm ve icra itibarıyla aynen Müslüman kadınla yapılan nikâh akdi gibidir. İki tarafın da Müslüman olduğu nikâhtan farklı olarak bu akitte şahitlerin Ehl-i kitaptan olmaları Hanefî mezhebine göre caizdir. Ehl-i kitaptan olan kadına nikâh kıyılırken, evlenme hükümleri açısından başka bir farklılık söz konusu değildir. (Serahsî, el-Mebsût, 5/33)

Ehl-i kitaptan olan kadının nikâhı nasıl kıyılır? Şahitlerin Ehl-i kitaptan olma
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nikâh akdi esnasında hükmî kirlilik sayılan; hayız, cünüplük ve abdestsizlikten temiz olmak nikâhın geçerli olması için şart değildir. Bu nedenle âdetliyken kıyılan nikâh geçerlidir.

Âdetli iken nikâh kıydırılabilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Çok evlilik konusunda Hz. Peygamber’in (s.a.s.) özel bir durumu olduğu şüphesizdir. O’nun hayatının sonlarına doğru dokuz hanımını bir nikâh altında toplamış olması, bazıları tarafından dünyevî zevklere düşkünlükle yorumlanmak istenmiştir. Oysa onun evliliklerine bakıldığında durumun böyle olmadığı görülür. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) 25 yaşında iken ilk evliliğini, kendisinden yaşça hayli büyük ve dul bir kadın olan Hz. Hatice (r.a.) ile yapmış ve bu evlilik yaklaşık 25 yıl sürmüştür. Kendisine yapılan onca teklife rağmen hayatının bu zinde döneminde başka bir kadınla evlenmemiştir. Hz. Peygamber’in (s.a.s.) çok evlenmesinin başlıca sebepleri şunlardır: a) Onun getirdiği din şüphesiz erkekler kadar kadınları da ilgilendiriyordu. Kadınlara yönelik tebliğlerde Hz. Peygamber’in (s.a.s.) hanımları da eğitim ve öğretim görevini îfâ ediyorlardı. Hz. Hatice’nin Peygamberliğin ilk döneminde, Hz. Peygamber’e yardım ve destek konusunda göstermiş olduğu büyük fedakârlıklar herkesçe bilinmektedir. Hz. Peygamber’den (s.a.s.) sonra uzun seneler yaşamış olan Hz. Âişe de hadis rivâyetinde, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) ahlakı ve özel hayatı konusunda ve kadınlara ait özel durumlara ilişkin hükümlerde Müslümanlara adeta öğretmenlik yapmıştır. Diğer eşlerinden her biri de kendi çevrelerinde ve değişik şekillerde Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sünnetinin öğretilmesine katkıda bulunmuşlardır. b) Hz. Peygamber’in (s.a.s.) eşlerinin hemen her biriyle ilgili özel evlenme sebepleri de bulunmaktadır. Bunlar arasında Hz. Sevde, Zeynep ve Hind ile evlenmesinde olduğu gibi kocasının ölümü üzerine dul ve desteksiz kalan ve İslâm’a bağlılıkta sebat eden mümin kadınları himayesine alma, onları ödüllendirme; önceden evlatlığı olan Hz. Zeyd’in boşadığı Hz. Zeynep ile evlenmesinde olduğu gibi evlatlığı öz evlat olarak görme şeklindeki yanlış anlayışları değiştirmede fiilen öncülük etme; Hz. Hafsa, Ümmü Habibe ve Safiye ile evlenmesinde olduğu gibi ashâbın ileri gelenleriyle, köklü Arap kabileleriyle ve komşu halklarla akrabalık kurarak İslâm toplumunun bütünleşmesini sağlama gibi amaç ve sebepler sayılabilir.

Hz. Peygamber’in çok evliliği nasıl izah edilmektedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Süt akrabalığının oluşması için emziren kadının sütünün bebeğin midesine ulaşması gerekir. Dolayısıyla süt gelmeyen memeyi emmekle süt akrabalığı oluşmaz. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 3/120)

Çocuğun süt gelmeyen memeyi emmesiyle süt akrabalığı oluşur mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslâm âlimleri erkek çocukların nafakalarının, çalışıp kendi rızıklarını kazanacakları zamana kadar babalarına ait olduğunda görüş birliğine varmışlar, ancak babanın evladını evlendirmek zorunda olup olmadığı konusunda farklı görüşler serdetmişlerdir. Hanefî ve Şâfiî âlimleri babanın, çocuğunu evlendirmesinin vâcip olmadığını söylerken, Hanbelî âlimleri, ‘çocuğun nafakası babasına aitse, babası onu evlendirmek zorundadır’ demişlerdir. (Mâverdî, el-Hâvî, 9/183-184; İbn Kudâme, el-Muğnî, 8/217) Meseleye dinen vâcip olup olmama noktasından bakınca durum böyle olmakla beraber, maddî imkânı iyi olan bir babanın kendi parası ile evlenme imkânı bulamayan evladını evlendirmesinin güzel bir davranış olacağında şüphe yoktur. Nitekim bazı rivâyetlerde bir evladın baba üzerindeki hakkı; kendisine güzel bir isim koyması, evlenme zamanı geldiğinde evlendirmesi ve okuma-yazma öğretmesidir, şeklinde zikredilmiştir. (bk. Süyûtî, el-Câmi‘u’s-sağîr, 150, 228 [2489, 3743]; Beyhakî, Şu‘abü’l-îmân, 11/137 [8299]; Münâvî, Feyzü’l-kadîr, 2/538 [4815/2489]; 3/394 [6480/3743]) Yüce Allah; “Ey İman edenler, kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun.” (et-Tahrîm, 66/6) buyurmaktadır. Buna göre, imkânı olan bir babanın, evlenmeye ihtiyaç duyan evladını evlendirerek onun günaha girmesine mâni olması, yukarıdaki âyetin babaya yüklediği sorumluluklar arasında sayılmalıdır.

Baba çocuğunu evlendirmekle yükümlü müdür?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.