Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleyküm hocam. Davud Orucu olarak bildiğimiz, bir gün oruç tutup bir gün tutmamak şeklinde devam eden oruca başlamak istedim fakat bazı arkadaşlar böyle yaparsan cuma günü oruçlu olduğunda öncesinde ve sonrasındaki gün mutlaka oruçsuz olmuş olacaksın, oysa Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; ‘Sizden hiç kimse, yalnız Cuma günü oruç tutmasın. Ancak bir gün önceden veya sonradan oruç tutuyorsa bu takdirde Cuma günü de oruç tutabilir.’ (Buharî, Savm 63.) Bu durumda ne yapmak gerekir hocam? Bu şekilde oruç tutamaz mıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Sadece cuma günleri nâfile oruç tutmak, tenzîhen mekruh görülmüştür. Resûl-i Ekrem (s.a.s.), “Sizden hiç kimse cuma günü oruç tutmasın. Ancak bir gün önceden veya sonradan oruç tutuyorsa, bu takdirde cuma günü de oruç tutabilir.” (Buhârî, Savm, 63 [1985]; Müslim, Sıyâm, 147 [1144]) buyurmuştur. Cuma günü kazaya kalan farz veya adak gibi vâcip bir oruç tutmakta sakınca yoktur. Cuma günü nâfile oruç tutmak isteyenlerin, bir gün önce veya sonrasında da oruç tutması uygun olur. Oruç tutmak için özellikle cuma gününü seçmenin mekruh oluşu, bu günün Müslümanların haftalık bayram günü kabul edilmesindendir.
Bir gün oruç tutup bir gün tutmamaya “Dâvûd orucu” denir. Bu ismin veriliş nedeni Hz. Dâvûd’un (a.s.) bu şekilde oruç tutmuş olmasıdır. Bu oruca söz konusu ismi bizzat Hz. Peygamber (s.a.s.) vermiş ve faziletini şöyle belirtmiştir: “En faziletli oruç Dâvûd’un (a.s.) tuttuğu oruçtur; o bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı.” (Nesâî, Sıyâm, 76 [2388]; bk. Buhârî, Ehâdîsü’l-enbiyâ, 38 [3420], Savm, 56 [1976]; Müslim, Sıyâm, 181 [1159]) Yine Hz. Peygamber (s.a.s.), “Allah’ın en çok sevdiği oruç Dâvûd Peygamber’in (a.s.) orucudur.” (Buhârî, Teheccüd, 7 [1131]; Müslim, Sıyâm, 189-190 [1159]) buyurmuştur.
Aleykümselam. Böyle bir ceza çeşidi yoktur. Sabah namazını kaçırmaya karşı nefsi terbiye etme, tekrarından sakındırma anlamında bir örneklemedir. O gün veya başka bir gün oruç tutarak, istiğfar ederek, sadaka vererek.. bir çeşit nefsi terbiye etmeye çalışmak gerekir. Maksat budur, böyle anlamaya çalışınız.
Ramazan ayında her günün orucu başlı başına müstakil bir ibadettir. Bundan dolayı her gün için oruç tutmaya niyet etmek gerekir. Dolayısıyla bir günün orucundaki bozukluk, diğer günün sıhhatine engel olmaz. Bu itibarla Ramazan orucu tutmaya başlayan bir kimse daha sonraki günlerde mazeretsiz olarak oruç tutmaktan vazgeçerse, sadece tutmadığı günlerin orucunu kaza etmesi gerekir, keffâret gerekmez. Zira keffâret, oruç tutmamanın değil, orucu Ramazan ayında mazeretsiz olarak kasten bozmanın cezasıdır. Ancak Ramazan orucunun mazeretsiz olarak tutulmaması büyük günah olup, kazasıyla birlikte tövbe etmek de gerekir. Ayrıca Ramazan’dan sonra tutulan oruç, Ramazan’da tutulan orucun sevabını karşılamaz. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/403) Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadisinde, Ramazan’da mazeretsiz olarak tutulmayan bir günü, bir sene boyu tutulan orucun karşılamayacağını belirtmiştir. (Ebû Dâvûd, Savm, 38 [2396]; bk. Buhârî, Savm, 29)
Nafile tuttuğunuz oruçlar dışında tüm oruçlar için -farz, kaza, kefaret- geceden niyet edilmelidir. İmsak vaktine kadar niyet edilmediyse o günün orucu geçerli olmaz. Sizin durumunuzda da zaten imsak vaktinde iken üzerinize farz olmadığı için günün geri kalan kısmında da aynı şekilde oruca niyet edemeyeceğiniz için kaza orucu olur. Gün içinde ne zaman gusül alırsanız iftara kadar Ramazan’a olan saygımızdan dolayı herhangi bir şey yiyip içmeyiz. Tutmak istediğiniz oruç nafile bir oruç ise öğle vaktine kadar niyet edebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Her iki durum için de, o günlerin sayısınca kaza etmeniz yeterlidir. Allah Teâlâ, ibadetlerimizi rızasına göre yapmaya hepimizi muvaffak kılsın.