Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben Avrupa’da yasayan bir genç kızım. Bu yıl üniversitede ilk senem. Dersler yüzünden namazları kaçırıyorum ve hiç kılma ihtimalim yok. Bu durumda üniversiteye devam etmem caiz midir? Ne yapmalıyım? Bu namazların kazası kabul müdür?
Cevap
Benzer fetvalar
Kızım, asla namazı bırakma alternatifini düşünme. Belki de senin kılacağın namazlar çok daha sevaplı olacak. Anne ve babanı karşına alacağın bir söz ve davranışa da yanaşma. Allah'ın sana emrini kimse ile pazarlık etme. Kimseyi de incitme. Arada biraz yorulabilirsin ama kazancın çok olur. Sabırlı ol. Tamamını kılamadığın zaman kılabildiğini kaçırma sakın. Sonunda kazanacağın bir mücadele içindesin. Yılma sakın. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Önce mevcut namazlarını ihmal etme, rahatladığın zaman da kazalarını kılarsın. Anne babanın dediği doğru değil. Allah'ın rızasını kazanmadıktan sonra bütün üniversiteleri kazansan ne olacak?
Hayat böyle bir şeydir. Bir düşüp bir kalkacak ama yılmayacaksınız. Yüz kere de bıraksan, yüz birincide başlayacaksın. Devam et, yılma!
Namazın kabul olup olmaması, o anki ortamdan ziyade senin niyetine ve namazı nasıl eda ettiğine bağlıdır. Bu nedenle, böyle bir ortamda kıldığın namaz geçerlidir ve kabul edilir. Ancak durumdan kaynaklı ortamın uygunluğu açısından dikkatli olmak daha doğru olur. Mümkünse, kadının namazını bitirip çıkmasını bekleyebilirsin. Bu durum, hem onun mahremiyetine saygı gösterir hem de olası bir yanlış anlaşılmadan seni korur. Fakat vaktin az ve bekleme imkânın yoksa mümkünse bir perde, ceket veya herhangi bir şeyle fiziksel bir ayrım oluşturmaya çalış. Bu, daha uygun bir çözüm olacaktır. Alternatif olarak, eğer farklı bir mescitte namaz kılma veya boş bir vakitte namazını eda etme imkânın varsa, o yolları da değerlendirebilirsin. Allah sana kolaylıklar ve hayır kapıları ihsan etsin.
Bir psikologla durumu değerlendirip onun tavsiyeleri ile bize tekrar yazmalısınız.
Selamünaleyküm. Namaz kılamadığınız bir yerde durabilmeniz için aç kalma tehlikeniz olması gerekir. Aksi takdirde namaz kılabileceğiniz yere yerleşin. Namaz bizim hayatımızdır. İşimizden, aşımızdan daha önemli tutmadıkça namazı Allah'ın rızasına eremeyiz.
ders konusundaki diğer fetvalar
Zekatta esas olan para üzerinden verilmesidir. Talebelere teşvik oluşturması gibi bir nedenle kitap, diğer ders araçları da zekat olarak verilebilir. Bu durumda da piyasa fiyatı üzerinden hesap edilerek ne kadar zekat verildiği belirlenmiş olur.
Zaten oruç da budur; sürekli yemek isteyeceksin ama yemeyeceksin. Buna nefis terbiyesi, irade eğitimi de diyebilirsin. Sizin bu durumunuz bir iki gün daha devam eder ve alışırsınız biiznillah. Direnin ve karakterinizi oluşturacak bu büyük eğitimi kaçırmayın. Allah size yardım etsin, işinizi kolay etsin.
Yanınızda ağabeyinin bulunması halvet tehlikesini kaldırır ama bayanın önünde ders yapmanın getireceği riski kaldırmaz. Onun dış kıyafeti ile ve yüz göz olmadan öğretmesi durumunda belki caiz olabilir.
Kur'an'ımız dışında her hangi bir kitabın okuma edebi, dersin izlenme kuralı haram sınırları ile belirlenir değildir. Evet, belli bir edebe riayet bereket getirir ama bunu dini bir kural gibi görmek gerekmez. Daha çok nasıl istifade ediyorsanız öyle okuyun, izleyin. Allah muvaffak etsin.
Allah Teâlâ niyetinizi mübarek kılsın. Esasen tebrik edilecek bir planlama içindesiniz. Ne var ki, HIZLI BAŞLAYIP çabuk çökmekten ise ADIM ADIM BAŞLAYIP uzun yürümek daha doğrudur. Tıp dersleri ağırdır, bu tespit yabana atılamaz. Çevreniz ve size etki edenler açısından da bu yapacağınız iş takdir görmesi zor bir iştir, bu da ikinci bir sorundur. Bu nedenle size çizgi olarak şunu tavsiye edebilirim: Planınız büyük ve uzun soluklu olsun. Uygulamanız ise boyunuza ve çapınıza göre olsun. Ya da şöyle diyebilirim: Acele etmeyin ama ihmal de etmeyin. Hayat realiteniz ve planlarınız dengeli olsun. Böylesi ile daha istikrarlı ve daha kalıcı işler yapabilirsiniz. Öncelikli gayeniz okumak ve bilgi artırmak değil mü'min kimliğinizle ayakta kalmak, fitnelerde savrulmamak olsun. Bunun için de önce her biriniz BEN ERİMEMELİYİM demelidir. Böyle diyebilen üç kişi veya iki kişi ile yola çıkın. Beş yıl sonra bir kişi daha ancak size katılıyor olsa bile zararda değilsiniz. Kaldı ki ihlasınız size katılımı bereketli yapacaktır. Bunun özeti şudur: İmanda ve ibadette, ahlâkta erimeden yürümeniz sizin bütün bilgilerden daha önemli bir ihtiyacınızdır. Maazallah eridikten sonra bilgi ne işinizi görecek ki? Bu noktadan sonra haramlardan uzak durmak ve farzları eksiksiz yapmak günlük işiniz olmalıdır. Farzlarda eksiğiniz yoksa BİLDİĞİNİZİ YAŞIYORSUNUZ demektir ki gaye de budur zaten. Planlarınızı izleyeceğiniz dersleri bitirme mantığına yaslamayın. Aksine hazmetme mantığına yaslayın. “Şu kadar dersi şu kadar zamanda” yerine “şu konuları kavrama” çizgisi çizin. Sözünü ettiğiniz ders grubundan ilk on dersi mesela hazmedin ve bir yolunu bulup ziyaret ederek veya bir iletişim kanalını kullanarak konuşanı/yazarı ile o dersleri mütalaa edin. Sonuca göre yeni bir plan yapabilirsiniz. Elbette sabredip sebat edebilenler gayelerine ulaşacaktır. Onlar da oldukça azdır. Dökülenlere takılmadan gayeniz için yürümeye bakın. Allah yardımcınız olsun.
Dua edin, Rabbim hepimizi muvaffak etsin. Allah'a emanet olun.