Fetva Meclisi
Soru
Selamun Aleykum hocam biz iki kız arkadasiz ve size danismak istedigimiz 2 konu var. Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki biz yurtdisindan İstanbula universite icin geldik. Devlet bize ucretsiz universite egitimi ve burs imkani saglıyor.Bundan yararlanmamizda bi sakinca var mı? Ayrica bursumuz faiz isleten bir bankaya yatiyor. Bu konu ile ilgili göruslerinizi belirtirseniz seviniriz. Diger sorumuzda okula giderken bindigimiz ulasim araclarinda karsilastigimiz manzaralar bizi rahatsiz ediyor.(sevgililerin birbirine olan asiri yakinliklari) Buna karsi nasil tepki gostermeliyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ işinizi kolay kılsın. Size şunu peşinen iletmek isterim: Değil böyle karma bir toplumda üniversitede ders vermek, tam anlamıyla 'İslam' olan bir toplumda bile ders verecek olsanız, sizi dinleyenler arasında anlattığınızın aksini yorumlayacak kimseler muhakkak bulunacaktır. Biz, insanız. İnsanlarla beraber bulunuyor, dersimizi onlara aktarıyor, onlardan ders dinliyoruz. İnsan olup da melek gibi veya hayvan gibi kalmak mümkün olmaz. Bu nedenle mevcut durumunuzu bu perspektiften görmeye çalışmanız gerekiyor. Böyle bakamazsanız ya dağıtan ya da içine kapanıp kendi gölgesinden bile ürken bir durum alırsınız. Her iki durum da mü'min için uygun değildir. Tekrar Allah Teâlâ size kolaylık versin diye dua ederim. Öncelikli olarak, mesleğinizde en iyi olamasanız da iyilik konusunda sorunlu olmamalısınız. Dersinizi, sizin alanınızın konusu olarak iyi anlatabiliyorsanız, sözünü ettiğiniz sorular ve sorunlar azalır. Mü'min, yaptığının iyisini yapmaya çalışan insan olmalıdır. İkinci olarak da sizin, o tür konuları, beraberinde soru üretmeyecek bir kıvamda anlatmayı yeğlemeniz gerekir. Bir yandan öğrencilerin hakkı tefrik edebilecekleri ipuçları verirken bir yandan da kuru bir cedelleşmeye kaçmayacakları ciddiyeti ayna anda sergilemeniz gerekir. Bunu yüzde yüz yapamasanız da belli oranda yapmanız mümkündür. En azından oluşan soruları cevaplandırırken, daha geniş düşünen alanlarını önlerine koyarak bunu yapabilirsiniz. Bir hocanın: 'Bu soru sorulmaz!' demesi elbette doğru değildir ama soruyu, daha geniş alanlara sevk ederek de cevaplamanız mümkündür. Elbette batılı müdafaa edecek değilsiniz. Onu hiç konuşmuyorum. Batıl mı hak mı olduğunda mütereddit kaldığımız meseleler açısından böyle bir değerlendirme öneriyorum. İnsan olarak, hemen hemen hiçbir konuda hemfikir olmamız beklenemez. Asgari şartlarda bir beraberlik beklenebilir. Bizim zaviyemizden de o asgari şartları imanımıza dair esaslar oluşturmaktadır. Sıhhat ve afiyette olmanıza dualar ederim.
Selamünaleyküm. Ah! İşimiz vaktimizden çok değil mi şimdi? Evet, işimiz vaktimizden çoktur. İşi de meşgul insanlar bitirecektir. Bunu unutmamalısınız. O, küçük bir ilçede gördüğünüz afetin aslını Allah size göstermesin. Bir fidanın yanması kadar bile değil sizin gördüğünüz yangın. Kıtalar kadar bir ormanın yandığını düşünün bir de! İşte bizim derdimiz odur, öyle bir derttir. Keşke, camilerde insanlara namaz kıldıranlar da o yangını görebilselerdi, keşke anneler babalar yandıklarını ve yaktıklarını anlayabilselerdi, keşke! Artık, İmam Hatip veya başka bir isim o yangını gizleyemez duruma geldik. Yegâne tesellimiz, sizin gibi genç yüreklerin bu derdimizi anlamaya başlamasıdır. Allah sizin basiretinizi ve himmetinizi artırsın. Yapabileceğimiz nedir biliyor musunuz? 'Bir kişinin kurtulmasını, güneşin aydınlattığı her şeyden daha değerli görmek!' Bunu yapabilsek Mus'ab olurduk. Kanatlanır melekleşirdik de. Sakın kitleler üzerinden hesap yapıp da şeytanın tuzağına düşmeyin. Bizim için bir gönül bir insanlık kadar değerli olmalıdır. Bir kişi kurtarmaya Allah, cennet verdikten sonra nasıl basit olur o bir kişi? İki şey çok önemlidir. Birincisi, samimi olacaksınız. Gerçekten Allah için yapacaksınız. Fedakârlığınıza melekler şahit olacaklar. Gece gündüz demeyeceksiniz. Kolay zor bilmeyeceksiniz. O veya bu ayırmayacaksınız. Ve Allah'tan başkasından bir şey beklemeyeceksiniz. Kurun bu samimiyet ve ihlas düzenini, bakın Yesrib peşinize takılacaktır. Bu arada da kimseye güvenmeyin; Allah size yetsin. Mus'ab'a yettiği gibi size de yetsin. O zaman taşlar sizinle konuşur, ağaçlar size kalem olur. Rüzgarlar senin sesini taşır. İkincisi de, insan saymayacaksın. Kaç kişi yok, ne yaptığın var olacak. Kaç kelime biliyorsan onu anlat. Samimiyet kur. Nasihat et. Sabret. Sebat et. Geceye aldanma, güneş her karanlık geceyi aydınlatmıştır şimdiye kadar. Bundan sonra da öyle olacaktır. Çok da dua etmelisiniz. Kendinize, bütün nesillere dualar edin. Bize de edin. Umudu tükenmişlerden uzak durun. Sabırla yarını bekleyin, yarın sizi güldürecektir. 'Allah'ın yardımıyla mü'minlerin de güldüğü gün' iman ettiğimiz bir gündür. Dertleri saymayın siz. Yangın söndüren bir umut bulutu olun.Allah yardımcınız olsun. Çalışmanız mübarek olsun.
Aleykümselam. Genel kuralımız şu olmalıdır: Bulunduğumuz yer bizi, Allah'ın haramlarından bir harama sevk ediyorsa hayatî bir zaruret olmadıkça orada bulunmayız. Kendimizi haramlar açısından güvende hissetmediğimiz her yer için bu kural geçerlidir. Şüpheci bir tavır sahibi olmamız da doğru değildir. Bu iki ölçünün ortasında kendinize yer bulmalısınız. Evham ediyorsanız doktora görünün. Normal bir durum ve bu sizin için sıkıntı oluşturuyorsa kendinizi güvene alın.
Aleykümselam. Mümkün olduğunca kendinizi koruyacaksınız. Bizzat müdahil olmayacaksınız. Sormayacak, cevap vermeyeceksiniz. Kendinize meşguliyet üreteceksiniz o esnada.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim, herhâlde siz evlilikten saray yapmayı anlıyorsunuz. Evlilik iki insanın başını sokacağı bir mahrem yuva ile olur, onun da neye mal olduğunu az çok dünyayı bilen herkes bilir. Önce evliliğin beyaz eşya düşkünlüğü olmadığını tespit edelim. Hayatı aslına çevirince işler daha kolaydır. İkincisi, şimdi aç mısınız? Nasıl yaşıyorsunuz öğrenci olduğunuz hâlde? Demek ki er-Rezzak ismi sizde tecelli etmiş.
Aleykümselam. Sözünü ettiğiniz kurumları faizci kurumlar gibi görmemeliyiz. Evet, adına İslam ilave edeceğimiz bir durumda da değildirler ama faizci dememiz de aşırılık olur. Orada çalışan biri için de bu kuralı uygulayabilirsiniz.
banka konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Faizli bir bankayı kullanmamanız gerekiyor.Her halükarda birikimleriniz kullanılıyor. Destek olmamalısınız. Yapılan kesinti ise bekçilik ücreti niteliğinde sayılabilir ki, sakıncası olmaz.
Selamünaleyküm. Bu iddiaları belgelemek gerekmektedir. Sizin için itimat edilecek nitelikte ise mesele yoktur.
Selamünaleyküm. Kesin haram olmayan bir parayı takabilirsiniz de, geri dönmesi de sizin için sıkıntı oluşturmaz.
Selamünaleyküm. Sizin kendi kendinize meşrulaştırmanız faizi helalleştirmez.
Selamünaleyküm. Diğer işlemlerinde faiz olan bir bankanın, faizsiz bir işlemini kullanamayız. Hiç faiz alıp vermeyen bir bankayı kullanmamız gerekir.
Selamünaleyküm. Bereketsiz ve yarını huzurlu olmayan bir evlilik olur. Caiz olmasına caizdir ama sözünü ettiğiniz şekilde bir evlilik yaparsınız.