Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşimle ilk evlendiğimizde dini görüşlerimiz çok uyuşmuyordu. O başka hocaları dinliyordu. Ben de sizi dinliyordum. Biz çok tartışmalar yaşadık dini konularda ve ben artık susmaya karar verdim. Eşim hadislere karşı sağlıklı düşünceler taşımıyordu ama tamamen inkâr da etmiyordu. Sadece Kur’an diyordu. Zaman geçtikçe daha çok değişmeye başladı ve daha farklı insanları dinlemeye başladı. Evlendiğimizde zaten sadece farzları kılıyordu. Şimdi artık vakitlerini de kendine göre ayarladı ve her vakti iki rekât olarak kılmaya başladı. Ben bir yuva sahibi olup evlatlarıma annelik yapıp onları İslam için yetiştirme duasındaydım. Çok güzel hayallerim vardı ama eşimle böyle bir bağ kuramadım. Duygusal anlamda da birbirimize çok zulmettik. Seviyor musun deseniz eşimi çok seviyordum ama şimdi ne hissettiğimi bilmiyorum. Çok kırgın olduğum noktalar var. Kahramanmaraş depremini de yaşadık. Eşim işi dolayısıyla orada kaldı ama biz şehirden ayrıldık. O deprem zamanında bile tartıştı benimle. Beni sevmediği gözlerinden okunuyordu. Büyük kalp kırıklığıyla geldim ailemin yanına. Şimdi böyle uzakken düşünmeye başladım. Bu evlilik sahih mi ve devam edip gitmesi sağlıklı mı? Ben evladımı bu şekilde nasıl yetiştireceğim bilmiyorum. Evliliğimin sıhhati ile ilgili size danışmak istedim, umarım en kısa sürede cevap verirsiniz.
Cevap
Benzer fetvalar
Hoca hanım, Allah yardımcın olsun. Sen çocukların varlığını gerekçe görerek ayrılmamayı tercih ediyorsun ama ben sana çocuklardan daha önemli olan bir noktayı dikkate almanı tavsiye edeceğim: Huzurun ve kalp rahatlığın. Gitgide bu iki şeyi kaybetmen seni hasta edebilir. Elbette çocukların varlığı büyük bir değer ama kendisini yitirmiş bir anne o çocuklar için bir ağırlık oluşturmayacaktır ileriki dönemde. Bu pencereden ele al konuyu. Eşinin namaz kılmaması ve senin dine hizmetini hafif görmesi noktasından baktığımızda ise sen de çok iyi biliyorsun ki KÖKTEN NAMAZI İHMAL EDEN birinden ayrılmak bir kadın için yanlış bir boşanma talebi değildir. Tarif ettiğin, eşin namazla başlayan bir uçurumun kenarında duruyor. Konunun bu boyutunu onunla ciddi bir şekilde değerlendirmen belki onun için iyi bir tebliğ ve kendisine gelme sebebi olabilir. Allah işini kolay etsin, kalbine ferahlık versin.
Siz onunla ilgilendikçe o kendini naza aldığına göre siz şimdilik kendinizi geliştirmeye bakın. Onunla özellikle bu konularda ilgilenmeyin. Aranızdaki muhabbet arttıkça sizin etkiniz de artabilir ama bu mantıkla onu kendinizden itmiş oluyorsunuz. Bir de böylesini deneyin.
Allah Teâlâ size sabır versin. Ne edip edin eşinizi bir psikoloğa gitmeye ikna edin. Anlattıklarınızdan eşinizin rahatsızlık geçirdiği anlaşılmaktadır. Siz bu durumu mesela filan hastalığa yakalanması veya bir trafik kazası geçirmesi gibi görmeniz gerekiyor. Aksi takdirde kendinizi yıpratırsınız. Bu da sorunun bir iken iki olmasını sağlar. Onunla tartışmayın. Dolaylı yollardan konulara girin. Bir süre bu hastalığı devam edecektir. Tartışırsanız derinleşecek ve iyileşmesi daha uzun yıllar alacaktır. O diretmedikçe çocuk konusunda ertelemeden yana olmanızı size tavsiye ederiz. Üzerinize düşeni yapın gerisini Allah’a havale edin. Tam anlamı ile bir hastalık veya kaza geçirmektesiniz. Size dua ederiz.
Fetva veren yetkili kişilere durumunuzu doğru bir şekilde anlattıysanız, onlar da size bu fetvayı verdiyse müsterih olabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Allah yardımcınız olsun. Şimdi bu durumda sizin üzerinize düşen, onun dediği gibi yapıp kendi başınıza doktora ve gidilmesi gereken yerlere gitmek olur. Zira siz, hatanızı itiraf ediyorsunuz ve kurtarmak istiyorum diyorsunuz. Sonunda kurtulmayacak olsa bile maazallah, siz onun iddiasını sonlandırmak için doktora da gidin, bakkala da gidin. Her yere gidin ve sonunda olumsuzluk çıkarsa maazallah, kalbiniz rahat eder ve huzur içinde olursunuz. Böyle yapmazsanız bir zaman sonra “keşkeler” sizi yiyip bitirebilir. Allah yardımcınız olsun.
Kızım, madem durum böyledir sen de canının ve huzurunun derdinde olsana; sana ait olmayan işlere karışma. Sen çocukların ve eşinle mutlu olmaya bak. Biraz da sen “nasıl bakıyorlar acaba?” diye merak ettiğin için böyle oluyor. Sofranı kur, çamaşırını yıka ve huzurunla yaşa kızım. En azından yerleşene kadar böyle yap. Allah yardımcın olsun.