Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben evli ve iki çocuklu bir kadınım. Evlenirken tek kriterim eşimin dindar ve güzel ahlaklı biri olmasıydı. Birlikte cihat edecektik, İslam’a hizmet edecek, çocuklarımızı mücahit yetiştirecektik fakat hayal ettiğim gibi olmadı. Eşim de ben de hafızız. O da Kur’an kurslarında okumuş. Evlendiğimizde imamdı ama şu an Diyanet’te farklı bir pozisyonda çalışıyor. İmamlıktan kısa süre sonra namazı bıraktı. Dini hassasiyetleri çok azaldı. İlk başta tepki verdim, yalvardım, kızdım ama aramız daha da açıldı. Kendi hassasiyetleri azaldığı gibi benim yaptığım hizmetleri de küçük görmeye ve alay etmeye başladı. Çocuklarla dini konularda bir şeyler konuşsak kaş göz işareti ile susturmaya ve memnun olmadığını ima etmeye çalışıyor. Ben de Diyanette vaiz olarak görevliyim ve yaptığım işi çok severek yapıyorum, mesai mefhumunu hiç aklıma getirmiyorum fakat bana sürekli enayi misin diyor. Bana destek olsun diye seçtiğim eş adayı şimdi bana köstek oluyor. Çok üzülüyorum. Çocuklarına çok düşkün, merhametli, cömert bir insan ve beni de sevdiğini hissediyorum, özel hayatımızda da problem yok. Ama benim hayal ettiğim evlilik böyle değildi. Boşanmayı düşünüyorum ama Allah katında ne diyeceksin, sebeplerin yeterli mi diye soruyorum kendime. Çocuklar büyüyor ve istediğim gibi dini eğitim de veremiyorum. Evimi, çocuklarımı ve eşimin hizmetini de asla ihmal etmiyorum ama bu ruhsal yorgunluk bana artık ağır geliyor. Eşime karşı maalesef artık sevgi de hissedemiyorum, sadece bu senin imtihanın, sabret diye teselli veriyorum kendime. Çok dua ediyorum güzel huyları hürmetine düzelmesi için ama bir taraftan da ömrünü böyle nasıl geçireceksin diye kendi kendime hayıflanıyorum. Bana ne tavsiye edersiniz hocam ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah Teâlâ size sabır versin. Ne edip edin eşinizi bir psikoloğa gitmeye ikna edin. Anlattıklarınızdan eşinizin rahatsızlık geçirdiği anlaşılmaktadır. Siz bu durumu mesela filan hastalığa yakalanması veya bir trafik kazası geçirmesi gibi görmeniz gerekiyor. Aksi takdirde kendinizi yıpratırsınız. Bu da sorunun bir iken iki olmasını sağlar. Onunla tartışmayın. Dolaylı yollardan konulara girin. Bir süre bu hastalığı devam edecektir. Tartışırsanız derinleşecek ve iyileşmesi daha uzun yıllar alacaktır. O diretmedikçe çocuk konusunda ertelemeden yana olmanızı size tavsiye ederiz. Üzerinize düşeni yapın gerisini Allah’a havale edin. Tam anlamı ile bir hastalık veya kaza geçirmektesiniz. Size dua ederiz.
Allah yardımcınız olsun. Şimdi bu durumda sizin üzerinize düşen, onun dediği gibi yapıp kendi başınıza doktora ve gidilmesi gereken yerlere gitmek olur. Zira siz, hatanızı itiraf ediyorsunuz ve kurtarmak istiyorum diyorsunuz. Sonunda kurtulmayacak olsa bile maazallah, siz onun iddiasını sonlandırmak için doktora da gidin, bakkala da gidin. Her yere gidin ve sonunda olumsuzluk çıkarsa maazallah, kalbiniz rahat eder ve huzur içinde olursunuz. Böyle yapmazsanız bir zaman sonra “keşkeler” sizi yiyip bitirebilir. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Kimse kimsenin hidayetini yönlendiremez. Peygamberlerin bile en çok sevdiklerinin hidayetlerine vesile olamadıkları olmuştur. Biz, en mükemmeli isteriz, hüküm Allah'ındır. O ne dilerse olacak olan odur. Siz, bir kere sabırlı olun. Asla vazgeçmeyin, yılmayın, yorulmayın, üşenmeyin. Aceleci olmayacaksınız. Yapacağınız en iyi şey, insanlıkta onların gözünde kusursuz olmaktır. Böylece senin üzerinden güzeli ve iyiyi görme fırsatını bulmuş olacaklar ama bu uzun vadede olur. Sabreden kazanır, kanun budur. Dua etmeyi de unutmayasın.
Bu dönemi sabırla geçirmeye çalışın. Kızgınlık ve kabarma dönemi olma ihtimali yüksektir. Bir zaman sonra yaptığına pişman olabilir. Sabredip siz kazanın, onu da kazanın; yakışık alanı böyledir. Yine de hayatı bir eşten ibaret görmeniz gerekmez. Şahsiyetinizi muhafaza etmelisiniz. Susarak ve bir beklenti göstermeyerek dik durmalısınız. Allah yardımcınız olsun.
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şunları tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Kızım, sadece seni dinleyerek nasıl karar verebilirim? Onun içinden geçenleri, soracağımız sorulara vereceği cevapları anlamamız gerekir. Anlattığın kadarı ile eşinin sağlık sorunu olduğunu da tahmin ediyorum. Sana tavsiyem, bulunduğun yerdeki müftüye gidip yüz yüze konuşman olur. Allah yardımcın olsun.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Sen en çirkin işlerden birini yapmışsın. Sana en yakın müftülüğe giderek ne yapacağını yüz yüze öğren.
Bir kadın, evliliğini bir nedenden kaldıramayacağını anladığında eşinden ayrılmayı talep edebilir. Bu durum da ona dâhil edilerek boşanma talep edebilir kadın.
Sizin için sabrın sınırı yoktur. Sabrederseniz o sizin ecriniz olur ama bir yıl sonra özellikle böyle devam ederse dinen ayrılmayı düşünmenizde bile sakınca olmaz.
Böyle bir kadınla evlenmek, tevbe ettiğine göre haram değildir. Sevaplı bir iştir de demek için sonrasını görmek gerekir. Caiz ve yapılabilir bir iştir ama size kırk kere ölçüp bir kere biçmenizi tavsiye ederim. Riski ağır bir iştir bu.
Aile hayatı açısından bu olayı kendinize ders edinin. Bundan sonra daha dikkatli olun. Uygun bir zamanda peş peşe üç gün oruç tutun.
Mehir kadının hakkıdır. Babasından aldığı bir harçlık, çalışıp aldığı maaş ne ise bu da odur ve sadece kadının hakkıdır. Kadın ne zaman nasıl isterse öyle kullanır. Eşi dâhil kimsenin mihre dokunma hakkı yoktur. Dilediği zaman dilediği gibi kullanır.