Fetva Meclisi
Soru
Eşim ile kızımın okulu konusunda tartıştık. Kızım kötü Teog puanı aldı ve sıradan bir okula gidecekti. Ben de eşime İmam-Hatip’e verelim dedim. Eşim karşı çıktı. Kızımızı bu yönde olumlu yönlendiremessen hakkımı helal etmem dedim. O günden sonra eşim sinir krizleri geçirmeye başladı ve psikolojisi bozuldu. Ben sürekli ona yardımcı olmaya çalışıyorken o ise benim üzerime üzerime geldi. Defalarca imandan Kur’an’dan bahsettim fakat kendisini dünya görünüşünün farklı olduğunu ve bunu yeni anladığını söyledi. Oysa ben daha tanışmamızda başını kapatırsan iyi olur ama seni zorlamam demiştim.18 yıllık evliliğimizde 3-4 kez giydiği kıyafete karşı çıkmışımdır. Haricinde ne kızıma ne de eşime giysileri hakkında zorlamadım. Şimdi eşim o zamanlarda sen bunu yaptın diyerek intikam alıyor. Ben seninle evlenerek hata yaptım diyor ve artık beni sevmediğini istemediğini söylüyor. Yaklaşık 2 aydır ayrı odalardayız. 2 çocuğumuz var. Hâlbuki kendisi de namaz kılar. Ama sünnet farz konusunda çok zayıf. Günümüz hastalığı olan benim kalbim temizcilerden. Ölümden Cin’lerden bahsetmeye asla gelemiyor. Şu an ilaçlarla ayakta durabiliyorum. Benim hayatta kimsem yok sadece çocuklarım var. Onunsa annesi babası yanında. Beni adeta karadul örümceği’nin erkeği gibi işi bitince atabileceğini sanıyor. Çocukları sanki kendisininmiş gibi söyleyerek beni saf dışı bırakıyor. Allah biliyor ya imanı zayıf biri olsa cinnet geçirirdi. Allah’ın imtihanı olduğunu biliyorum. Hocam ben dinen mesul olur muyum? Ayrılmak istemiyorum ama hiç bir ihtiyacımı karşılamıyor…
Cevap
Benzer fetvalar
Ailenize bir tür ortayı bulma yolu teklif edin: Öğretmenlik yapacağınızı ama evlenme ile beraber olacağını söyleyin. İkisini de bir arada yürütme esnasında evlenince eşinizle baş başa kalacağınız için size müdahale hakları olmayacaktır ve evinize kapanırsınız biiznillah. Ailenizi yok saymayın. Harama el değdirmeyin. Sabredin ve kazanın.
Hoca hanım, Allah yardımcın olsun. Sen çocukların varlığını gerekçe görerek ayrılmamayı tercih ediyorsun ama ben sana çocuklardan daha önemli olan bir noktayı dikkate almanı tavsiye edeceğim: Huzurun ve kalp rahatlığın. Gitgide bu iki şeyi kaybetmen seni hasta edebilir. Elbette çocukların varlığı büyük bir değer ama kendisini yitirmiş bir anne o çocuklar için bir ağırlık oluşturmayacaktır ileriki dönemde. Bu pencereden ele al konuyu. Eşinin namaz kılmaması ve senin dine hizmetini hafif görmesi noktasından baktığımızda ise sen de çok iyi biliyorsun ki KÖKTEN NAMAZI İHMAL EDEN birinden ayrılmak bir kadın için yanlış bir boşanma talebi değildir. Tarif ettiğin, eşin namazla başlayan bir uçurumun kenarında duruyor. Konunun bu boyutunu onunla ciddi bir şekilde değerlendirmen belki onun için iyi bir tebliğ ve kendisine gelme sebebi olabilir. Allah işini kolay etsin, kalbine ferahlık versin.
Evvela bu hususta kendinizi tek kalmış anne zannetmeyin, pek çok annenin bahtı ne yazık ki böyle oluyor. Zamanımızın en ağır imtihanlarından biridir bu. İkincisi, çocuğunuza dinden çıkmış gibi davranmayın. Davranırsanız maazallah öyle olabilir, sebebi de siz olursunuz. Üçüncüsü, bu sorundan daha büyüğü ve çözümsüzü eşinizle bu konuda ihtilaf ediyor olmanızdır. Eşinize rica edin, o da bizimle görüşsün, imkânınız varsa gelin İstanbul’da bu konuyu görüşelim. O noktaya gelmeyeceğinizi temenni ederek şunu da söyleyebilirim: Eğer çocuk konusunda ikinizin ittifakı mümkün olmazsa siz çekilin ve sorumluluğu eşinize bırakın. Siz sadece annelik görevlerinizi yapın. Eşinizin tutumu isabetli olursa ne güzel. İsabet etmezse herkes hatasının bedelini öder. Dördüncüsü, kızınızla savaşmazsanız bir zaman sonra hiçbir şey yokmuş gibi sizin çizginize gelir, endişe etmeyin. Bunun için de şunlara dikkat edeceksiniz: Ne giyerse giysin hiçbir yanlış yokmuş gibi davranacaksınız hatta muhabbetinizi artıracaksınız. Sanki öyle bir konu yokmuş gibi davranacaksınız. Başka konulardaki iyi taraflarını öne çıkaracaksınız. Arkadaş çevresini uygun olanlardan oluşturmaya çalışacaksınız. Asla teyzeleri ve yengeleri gibi yakınlarınızın onunla bu konuşu tartışmalarına izin vermeyeceksiniz. Günlük dualar edecekseniz onun için. Sabredeceksiniz ve çok geçmeden biiznillah umduğunuzdan daha güzel bir kızınız olacak, göreceksiniz. Allah yardımcınız olsun. Gelişmeleri tekrar yazabilirsiniz.
Kızım, Hayat böyle bir imtihandır. Bu imtihanların en ağırı da insanın sevdikleri ile imtihan olmasıdır. Senin babanla böyle bir süreç yaşaman üzücü elbette ama babanı o yaştan sonra değiştirebileceğini zannetmiyorsundur. Sabredip kazanmaya bak. Yazından anladığım kadarı ile biraz da sen kendini fazladan geriyorsun. Rahat olmaya bak. Allah yardımcın olsun.
Siz ve eşiniz var kabul edin. Aileniz olarak gerisini yokmuşlar gibi kabul edip yaşamaya alışın. Dertsizlik cennettedir, burası dert diyarıdır. Bırakın dertleriniz olsun ama siz dik olun, sağlam durun. 'Eşiniz ve siz', bunu unutmayın! Gerisine yüzeysel olarak hatasız bir yakınlık gösterin, onları hayatınızın ortağı yapmayın. Seviyeli ve açık vermeyen bir mesafe koyabilirsiniz aranıza. Onlarla ilgilenmeyecek kadar vaktinizi iyi işlerle doldurun. Kendinize ve ahiretinize yatırım yapın. Allah yardımcınız olsun.
Allah yardımcınız olsun. Şimdi bu durumda sizin üzerinize düşen, onun dediği gibi yapıp kendi başınıza doktora ve gidilmesi gereken yerlere gitmek olur. Zira siz, hatanızı itiraf ediyorsunuz ve kurtarmak istiyorum diyorsunuz. Sonunda kurtulmayacak olsa bile maazallah, siz onun iddiasını sonlandırmak için doktora da gidin, bakkala da gidin. Her yere gidin ve sonunda olumsuzluk çıkarsa maazallah, kalbiniz rahat eder ve huzur içinde olursunuz. Böyle yapmazsanız bir zaman sonra “keşkeler” sizi yiyip bitirebilir. Allah yardımcınız olsun.
nureddin yıldız konusundaki diğer fetvalar
Toplanan para bizzat Suriyeli muhacire verilecekse sıkıntı olmaz. O maksatla yapılacak harcamalara bir havuz harcaması mantığı ile zekât katılmasında sıkıntı olabilir. En güzeli, toplanan paranın ona teslim edilip ödemeyi yapmasının sağlanmasıdır. Bunda bir sıkıntı olmaz.
Seni Allah’ın haramı ile yüzleştireceğini hissettiğin dakika terk et o riski. Bu terk etme cesaretini kaybetmeye başladığını anladığın an zaten terk etmiş ol onu. Allah yardımcın olsun.
Uyku düzeni, düzenli bir hayat için şarttır. Söylemek istediğimiz budur. İnsanın fedakârlık yapması sevdiği ve değerli tuttuğu şeylerden olacağı için genç veya ihtiyar herkesin Allah için yapacağı işlerde feda edeceklerinin başında uykusu gelmelidir. Bu nedenle de uykuyu bölen teheccüd namazı en değerli nafile namaz olmuştur. Buradaki dengeyi şu şekilde kurarız: Uykuyu nimet olarak görürüz. Basit şeylerle uyku dsiplinimizi bozmayız. İş bir fedakârlığı gerektirdiğinde de uykumuzu o değerli bildiğimiz şey için feda etmeye hazır oluruz. Bu da şüphesiz takatımızla ve sıhhatimizi koruma kuralları ile sınırlı olur. Doktorların bu uyku ve nöbet meselesinde yapacakları bir şey yoktur. Bütün dünyada böyle yürüyor tıp. Ona göre de sevap kazanıyorlar biiznillah. Allah yardımcın olsun.
O veya bir başkasının mezhep telakkimizi değiştirmesi söz konusu olmamalıdır. Eğer mezhep telakkisi bir iki fısıltı ile değişecek nitelikte ise zaten sıkıntı var demektir. İnsanların dinimiz, dinimizin temel başlıkları olan Kur'an, Sünnet, sahabe gibi başlıklara nasıl baktıklarını öncelikli olarak değerlendirmeliyiz. Elbette mezhep telakkisi kişi hakkında bilgi verebilir bir çizgidir ama dışımızda olmasını gerektirecek bir çizgi değildir. Sözünü ettiğiniz hoca kardeşimiz ile çok derinlemesine tanışmadık. Müslüman kardeşim olarak gördüm. Ziyaretime geldiği zaman temel meselelerimiz hakkında dertleştik ve mütalaalarda bulunduk. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Böyle bir yemin olmaz. Bizim örfümüzde bu tür sözler söze güç katmak için kullanılmaktadır.
Umreye gidecek birine 'ben senin umre paranı vereyim' demek, o kişi zekat alabilecek durumda ise zekattan sayılabilir. Zekat alacak durumda değilse umreye gidiyor diye zekat verilmesi caiz olmaz.