Fetva Meclisi
Soru
Hocam, uykumuzun düzenli olması gerektiğini, belli saatte uyuyup uyanmamız gerektiğini söylüyorsunuz. Elhamdülillah uykumu düzenli duruma getirebildim ancak çoğu zaman da ümmet için uykusuz kalmaya razı gençten bahsediyorsunuz. Bu iki durumu tam manasıyla birleştiremedim. Bir Tıpçı olarak ilerde nöbetler sebebiyle zaten uykusuzluğa alışmam gerekecek ancak bazı günler çalışma gücüm olmasına rağmen uyku saatim bozulmasın diye çalışmayı bıraktığım zamanlar oluyor. Bu konuda yol göstermenize ihtiyacım var, Allah sizden razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir kere kendinize salih insanların oluşturduğu bir çevre oluşturmanız gerekir; çevreniz size şekil verir. İkinci olarak da, idealin peşinde olun ama mevcut durumunuzu da ölüm kabul etmeyin. Yavaş yavaş ilerlemeyi planlayın. Adım adım yol alırsınız ama uçarak yol alamazsınız.
Uyku, Allah’ın nimetlerinden büyük bir nimettir. Bütün nimetler gibi onun da en güzel şekilde değerlendirilmesi gerekir. Uykunun zamanı gecedir. Geceyi Allah Teâlâ uyumak için yaratmıştır. Tabii olan insanın gece uyumasıdır. Geceyi bu maksat dışında kullanmak için olağan dışı sebepler olmalıdır. Bu durumda eşinizin doktora görünmesi faydalı olur zannederiz. İnsanın bedenini ayakta tutacak ve ibadetlerini yapabilecek kadar uyuması farzdır. Bu da büyük oranda gece gerçekleşir. Diğer zamanlarda istirahat için bir miktar uyumak ise mübahtır. Uyku kesinlikle “derin” denecek düzeye gelecek şekilde ayarlanmalıdır. Ağaç üstünde karganın uyuduğu gibi uyumak insan için yeterli olmaz. Bu nedenle âlimlerimiz uyku için bir edep çizgisi belirlemişlerdir: Yatsı namazından hemen sonra erkence yatıp sabah namazına erkence kalkmak, Abdest alıp uyumak, Yüzüstü yatıp uyumamak, Belli zikirleri ve okumaları yapıp uyumak gibi edeplere dikkat edilmelidir. Uyku hemen hemen hayatımızın üçte birini işgal etmektedir. Uykuyu basite alamayız. Uyku fıtratımızda vardır. Akli melekemizin gelişmesi, bedenimizin sağlıklı olması gibi ince ayarlarımızla uykunun ciddi bağlantısı vardır. Uykudaki sarsıntının ilk etkileyeceği noktalardan biri namaz noktasıdır. Buna dikkat edilmelidir.
Selamünaleyküm. Bir kere şunu bilmelisiniz: Bazı insanların bedenleri genel yapıdan daha güçlüdür. Daha az yorulduklarını, daha az yediklerini duyabilirsiniz. Biz, genele göre kural konduğunu bileceğiz. Hüsnü Hoca Efendi, yoğun himmeti olan bir zattır. Nihayetinde onun da bedeni yoruldu. Şu anda altmış yaşının üstünde bulunuyor. Allah ömrüne bereket lütfetsin. Onu örnek alamayız. Bir genç, altı saatten az ve yedi saatten fazla uyumamalıdır. Hastalık gibi özel durumlar hariçtir elbette. İdeal olan uyku budur. Bunu da aynı zaman diliminde uymak gerekir ki yararlı olsun. Uykuyu yatsı ve sabah namazına ayarlayan rahat eder.
Gece ibadeti nafile ibadetlerden biridir. Özellikle bilmeniz gerekir ki, genç veya ihtiyar mü'minin öncelikle hedefi haramlardan korunmak ve farzları eda etmektir. Nafileler ise adeta bir yarış pisti gibidir. Ne kadar nafile yapabilirsek o kadar ecrimiz olacaktır. Gece teheccüdü en mühim nafilelerden biridir. Keşke her mü'min kaçırmasa diyebileceğimiz bir ibadettir. Sizin bir genç mü'min olarak kıvamında bir mü'min olmanız ise teheccüd ibadetinden daha önemlidir. Sağlıklı yaşamanız, dik durabilmeniz teheccüdden önemlidir. Teheccüdün önemli olması diğer bir önemliyi ihmal etme nedeni olmamalıdır. İtidalli bir kulluk hayatı yaşamalıyız. Şöyle yapmanızı tavsiye ederiz: a- Yedi saat uyku uyumanız normaldir. Yedi saat uyuyamıyorsanız öğlen üzeri bir nebze dinlenebilirsiniz. Bu da ayrı bir sünnet olur. Sabah namazından sonra da dinlenmeye devam edebilirsiniz. b- Uykunuzu sağlıklı bir uykuya dönüştürebilmek için yeme düzeninizi iyi ayarlamalısınız. Yedi saat ve sağlıklı bir uyku hedefiniz olsun. c- Uzun kış gecelerinde veya günlük programınızın uygun olduğu zamanlarda teheccüde kalkın. Teheccüd sizi günlük zorunlu işlerinizden alıkoyacak veya pasif duruma getirecekse şimdilik teheccüdü erteleyin. Önceliğiniz haramlardan korunmak, farzları eda etmek ve mü'min kimliğinizle ayakta durmak olsun.
Sizi tebrik ederim, güzel bir noktadan tutunmuşsunuz. Allah’ın yardımı olmadan ne başarılabilir ki onun dinine hizmet etmek başarılabilsin? Bu noktaya iyi tutunun ve asla taviz vermeyin. Sizi tekrar tebrik ederim. Bir çalışma programı olarak değil ama öncelikli olarak dikkat edilecek başlıklar olarak şunları zikredebilirim: İhlas şarttır. İhlas ise Allah için yapılan bir işi sadece onun rızasını ve ecrini umarak o işi yapmak demektir. İnsanların övgüsü ve yergisine itibar etmemektir. Bunu yasalara ve örfe karşı savaşmak olarak anlamak isabetli olmaz. İbadetten insanların etkisini kaldırmak olarak anlamak yeterlidir. Sizi muvaffak etsin diye dua edeceksiniz. “Bize yardım et Allah’ım” demek gerekir. Herkes yaptığı iş ne ise o işle ilgili dua edecek. Allah’ın rızasını kazanmak bir tuşa basmakla elde edilen bir sonuç olmayacaktır. Uzun süren bir mücadele, bıkmayan ve usanmayan bir azimet sahibi olmak şarttır. Gelişmeler karşısında dökülmeden yola devam etmeyi becermek şarttır. Allah kibirli kullarını sevmez. Tevazu sahibi olacağız, alçak gönüllü ama vakur olarak bilineceğiz. Özelde yaptığımız işle ve genelde de Allah’a kulluğumuz ile iftihar edeceğiz. Onun rızasını kazanmak bizim için her şeyden daha değerli olacak. Çalışmalarımızda fıtratla yani insan tabiatıyla ters düşmeyeceğiz. Mesela uykuyu engelleyerek bir iş yapmaya çalışmayacağız. Çünkü uyku insan fıtratının tabii bir sonucudur, onu engellemek bile bile önünü kesmek olabilir. Hedefe yürürken sayıya takılmayacağız; kaç kişi kazandık değil ne kadar Şeriata uyduk diye hesap yapacağız. Şeytanın tuzakları ve yolun zorluklarına karşı sürekli istiğfar edeceğiz. Allah ile olan ahdimizi tazeleyeceğiz. Başardığımız işler için Allah’a şükretmesini bileceğiz. Her başarının onun bir nimeti olduğunu bilirsek, şükretmenin de tabii bir görev olduğunu bilmiş oluruz. Şükretmenin birinci şartı da eldeki nimetin sahibinin Allah olduğunu bilmek ve itiraf etmek olacaktır. Allah için yaptığımız işte bir görevden diğerine geçmek vardır ama emekli olmak yoktur diye bileceğiz.
Aleykümselam. Uyku düzenimiz hayatımızın en önemli ihtiyaçlarından biridir. Evet, yedi saati aşmayan bir uyku uyunmalıdır ama bu normal durumlar içindir. Eğer sıhhatiniz için sekiz saat gerekiyorsa sekiz saat uyuyun, bunda bir sakınca yoktur. Sekiz saate rağmen kendinize gelemiyorsanız teheccüde ara verin. Dinç olmanız için gerektiği kadar ve iyi bir uyku uyumalısınız.
nureddin yıldız konusundaki diğer fetvalar
O veya bir başkasının mezhep telakkimizi değiştirmesi söz konusu olmamalıdır. Eğer mezhep telakkisi bir iki fısıltı ile değişecek nitelikte ise zaten sıkıntı var demektir. İnsanların dinimiz, dinimizin temel başlıkları olan Kur'an, Sünnet, sahabe gibi başlıklara nasıl baktıklarını öncelikli olarak değerlendirmeliyiz. Elbette mezhep telakkisi kişi hakkında bilgi verebilir bir çizgidir ama dışımızda olmasını gerektirecek bir çizgi değildir. Sözünü ettiğiniz hoca kardeşimiz ile çok derinlemesine tanışmadık. Müslüman kardeşim olarak gördüm. Ziyaretime geldiği zaman temel meselelerimiz hakkında dertleştik ve mütalaalarda bulunduk. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Bu dönemi sabırla geçirmeye çalışın. Kızgınlık ve kabarma dönemi olma ihtimali yüksektir. Bir zaman sonra yaptığına pişman olabilir. Sabredip siz kazanın, onu da kazanın; yakışık alanı böyledir. Yine de hayatı bir eşten ibaret görmeniz gerekmez. Şahsiyetinizi muhafaza etmelisiniz. Susarak ve bir beklenti göstermeyerek dik durmalısınız. Allah yardımcınız olsun.
Toplanan para bizzat Suriyeli muhacire verilecekse sıkıntı olmaz. O maksatla yapılacak harcamalara bir havuz harcaması mantığı ile zekât katılmasında sıkıntı olabilir. En güzeli, toplanan paranın ona teslim edilip ödemeyi yapmasının sağlanmasıdır. Bunda bir sıkıntı olmaz.
Seni Allah’ın haramı ile yüzleştireceğini hissettiğin dakika terk et o riski. Bu terk etme cesaretini kaybetmeye başladığını anladığın an zaten terk etmiş ol onu. Allah yardımcın olsun.
Böyle bir yemin olmaz. Bizim örfümüzde bu tür sözler söze güç katmak için kullanılmaktadır.
Umreye gidecek birine 'ben senin umre paranı vereyim' demek, o kişi zekat alabilecek durumda ise zekattan sayılabilir. Zekat alacak durumda değilse umreye gidiyor diye zekat verilmesi caiz olmaz.