İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam biz bir grup arkadaş dini konularda faydalı işler yapmak istiyoruz. Allah bize yardım etsin istiyoruz. Allah yardım etmeden başaramayacağımızı da biliyoruz. Allah’ın bize yardım etmesi için nelere dikkat etmemiz gerekir?

Cevap

Sizi tebrik ederim, güzel bir noktadan tutunmuşsunuz. Allah’ın yardımı olmadan ne başarılabilir ki onun dinine hizmet etmek başarılabilsin? Bu noktaya iyi tutunun ve asla taviz vermeyin. Sizi tekrar tebrik ederim. Bir çalışma programı olarak değil ama öncelikli olarak dikkat edilecek başlıklar olarak şunları zikredebilirim: İhlas şarttır. İhlas ise Allah için yapılan bir işi sadece onun rızasını ve ecrini umarak o işi yapmak demektir. İnsanların övgüsü ve yergisine itibar etmemektir. Bunu yasalara ve örfe karşı savaşmak olarak anlamak isabetli olmaz. İbadetten insanların etkisini kaldırmak olarak anlamak yeterlidir. Sizi muvaffak etsin diye dua edeceksiniz. “Bize yardım et Allah’ım” demek gerekir. Herkes yaptığı iş ne ise o işle ilgili dua edecek. Allah’ın rızasını kazanmak bir tuşa basmakla elde edilen bir sonuç olmayacaktır. Uzun süren bir mücadele, bıkmayan ve usanmayan bir azimet sahibi olmak şarttır. Gelişmeler karşısında dökülmeden yola devam etmeyi becermek şarttır. Allah kibirli kullarını sevmez. Tevazu sahibi olacağız, alçak gönüllü ama vakur olarak bilineceğiz. Özelde yaptığımız işle ve genelde de Allah’a kulluğumuz ile iftihar edeceğiz. Onun rızasını kazanmak bizim için her şeyden daha değerli olacak. Çalışmalarımızda fıtratla yani insan tabiatıyla ters düşmeyeceğiz. Mesela uykuyu engelleyerek bir iş yapmaya çalışmayacağız. Çünkü uyku insan fıtratının tabii bir sonucudur, onu engellemek bile bile önünü kesmek olabilir. Hedefe yürürken sayıya takılmayacağız; kaç kişi kazandık değil ne kadar Şeriata uyduk diye hesap yapacağız. Şeytanın tuzakları ve yolun zorluklarına karşı sürekli istiğfar edeceğiz. Allah ile olan ahdimizi tazeleyeceğiz. Başardığımız işler için Allah’a şükretmesini bileceğiz. Her başarının onun bir nimeti olduğunu bilirsek, şükretmenin de tabii bir görev olduğunu bilmiş oluruz. Şükretmenin birinci şartı da eldeki nimetin sahibinin Allah olduğunu bilmek ve itiraf etmek olacaktır. Allah için yaptığımız işte bir görevden diğerine geçmek vardır ama emekli olmak yoktur diye bileceğiz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Her şeyin başlangıcı ve sonu Allah’a bağlıdır. Kısmet ve talih dediğimiz kavramlar aslında, Allah’ın takdiridir ve insanlar için çok farklı yollarla görünür. Bazen işler yolunda gitmez fakat Allah bu durumu bizim için bir iyiliğe dönüştürür. Hayatımızda zor bir dönem geçirdiğimizde, biz bu dönemi yanlış algılayabiliriz. Ancak unutma ki Allah’ın rahmeti sonsuzdur ve O, senin hayrını en iyi şekilde bilir. Böyle anlarda, Allah’a sığınmalı, sabırlı olmalı ve tevekkül etmelisin. İşlerin ters gitmesi, bazen bir nevi Allah’ın seni koruması, yanlış yollardan uzak tutması olabilir. Bu yüzden zor zamanlarda, dua ve sabırla kalmak seni Allah’a daha yakın kılacaktır. Dua etmek, Allah’a yönelmek, O'na içten bir şekilde yalvarmak, her zaman doğru bir yoldur. İslam’da dualarımızın ya hemen kabul olacağını ya da Allah’ın takdiri doğrultusunda bir şekilde bizlere fayda sağlayacağına inanılır. Bazen, bizler dua ettiğimizde, beklediğimiz şey hemen gerçekleşmez. Çünkü Allah, bizim için en hayırlısını bilir. Şerre çevrildiği iddia edilen dualar, yanlış anlaşılmalar olabilir. Belki de yanlış yerden, yanlış bir inançla yapıldığında, zorluklar yaşanabilir. O yüzden dua ederken, Allah’a olan güvenin tam olmalı ve dualarını doğru niyetle yapmalısın. Allah, hiçbir zaman kulunu zarar uğratmak istemez. Aksine O'nun dileği kulunun hayrına olandır. İçinde bulunduğun bu durumlarda, şunu unutma: İman etmek ve sabretmek, hayatın gerçek sınavıdır. Zorluklar geçici ama sabrın ve Allah’a olan güvenin kalıcıdır. Dua et ama sabret ve her şeyin sonunda Allah’ın en güzel takdirine rıza göster. Allah’a emanet ol, sabrın mükâfatını versin.

Hocam benim işlerim bir süredir ters gidiyor. Bu yüzden birkaç kişiye baktırdım
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, bu sorun size mahsus bir sorun değildir. Kitleler bazında sahiplenilmiş bir din davasından ne yazık ki her alanda yoksunuz. Bu da gösteriyor ki Rabbimiz bizi, bulunduğumuz alanlarda tek başına bir ümmet gibi görmek istiyor. Kimse yoksa sen varsın ya! Peygamberlerin ve onların izinden gidenlerin kaderi budur. Ne mutlu size ki bu yalnızlığı dert edinmemeye hazırsınız. Kalabalıkları beklemeyin, kendinizi dik tutarak tek başına bir ümmet olmaya çalışın. Yüreğiniz dininizi ve bütün insanlığı kuşatacak çapta olsun. Yalnızlıktan yılmayın. Mahzun olmayın. Şeytanın size yapabileceği baskılardan biri budur; kimse yok diyecektir size. Melekler var ve sizin büyük yüreğiniz var Allah’ın izni ile. İmanınızı her an çalınabilecek bir mücevher gibi koruyun. Şüpheler ve tereddütler ortamına bulaşmamaya çalışın. Size yenilik ve atılım gibi gösterilebilecek ama imanınızı sarsacak ortamlardan, fikirlerden uzak durun. Haramlardan kaçının, haram şüphesinden bile uzak durun. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinize ciddiyetle sarılın. Kur'an okuyun. Mü'min kardeşliği korumayı imanınızın gereği olarak bilin. Bulunduğunuz ortamın doğal İslam davetçisi olarak yaşayın. Kalbinizin Allah ile bağlantısını güçlü tuttuğunuz sürece de işte siz, insanlık oldunuz ümmet oldunuz tek başınıza. İlgilenmeyin gerisi ile o zaman. Allah yardımcınız olsun, yolunuz mübarek olsun.

Hocam okulda rahatça ibadet edebileceğimiz mescidimiz, bu konuda bize destek sağ
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ yaptıklarımızı rızasına uygun yapmayı hepimize kolay kılsın. Kardeşliğiniz pek mübarek bir iş, kıymetini biliniz. Yalnız özellikle temas ve duygusallık şeytan için iyi bir malzeme olabilir. Kaş yaparken göz çıkarmak denebilecek bir risktir bu. İki şeyden uzak durmanızı tavsiye ederiz size: Temas ve duygusallık. Gerçekçi olmanız gerekiyor. Allah Teâlâ kolay etsin.

Hocam sizi can kulağıyla dinleyen, her bir sözünüzü kendisine düstur edinen, tüm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evvela şunu bilmek gerekir ki neyin hakkımızda hayırlı olup neyin şerli olacağını biz bilemeyiz Allah bilir. Belki de Allah onu, böylece büyük belalardan koruyor. Sonra şunu tespit etmek lazım, neden hedeflediği yere varamıyor? Eksik olan ne? Yanlış olan ne? Bunu en iyi, iyi bir rehber öğretmen ile güzel bir analizle çözebilir. Rehber öğretmen eşliğinde tespit edilen eksikliklerin ve yanlışlıkların giderilmesinden sonra yeniden denenmesinde fayda var. Her şeye rağmen bazen olmaz. Allah belki de onu başka bir kabiliyette yaratmıştır. Filin uçmaya çalışması, balığın yürümeye çalışması veya kuşların suyun altında yaşamaya çalışması, ne kadar isteyip çalışsalar da fıtrat ve kabiliyetlerine uygun olmadığı için istenilen sonuçlara ulaşması da o derece düşük ihtimal olur. O halde çocuğun yeteneğini tespit edip o yoldan yürümeye teşvik etmek herkes için daha iyi olur inşaallah. Bu süreçte siz bir ebeveyn olarak daima şefkatini gösterip onu yatıştırmaya ve ona bu gerçekleri hatırlatıp doğru yerlere yönlenmesini, doğru kişilerle istişare etmesini ve doğru adımlar atmasını sağlamaya çalışın. Onu eleştirmediğinizi, onun yanında olduğunuzu hissettirmeye çalışın. Diğer çocuklarınıza da zaman zaman onarıcı konuşmalar yaparak bu imtihanı inşaallah en az hasarla atlatırsınız. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam, büyük oğlum ruhen çok kötü bir durumda. Sürekli dua ediyorum ama dualarım
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Değerli kardeşim: Biz bir ümmetiz; iyilerimiz ve kötülerimiz, çalışkanlarımız ve tembellerimiz, sadıklarımız ve hainlerimiz hep bir arada ümmetiz. Hayal üzerinden değil, gerçekler üzerinden yaşamak zorundayız. Sizin şikâyet ettiğiniz durumu bir camide de bulabilirsiniz. Camiyi mi terk edeceksiniz? Madem biz bir ümmetiz, bir arada olmaya mecburuz. O zaman bir arada olmanın gerektirdiği zorunluluklara da katlanacağız. Her terslik gören bırakıp giderse ne olur ümmetimizin hâli? Şöyle yapmanızı tavsiye ederim: Ortada açık bir haram varsa hiç tereddüt etmeyin; hemen ikaz edin. Düzelirse ne ala, düzelmez ve haram devam ederse terk edin. Bir gün bile beklemeyin. Ortadaki haram değil de hata denebilecek şeyler ise siz yine ikaz edin, doğru bildiğinizi söyleyin. Düzelirse ne güzel, düzelmezse iki seçenekten birini uygulayacaksınız: Söz konusu yanlış, ciddi bir zarar ve vebal oluşturacak noktaya kayıyorsa siz oradan uzaklaştırılma veya pasifiz edilme pahasına da olsa yanlışı yapmayın, yapılmasına izin vermeyin. Bu düzeyde değilse vebali onlara ait olacak şekilde işinize devam edin. Gerektiğinde şerh koymayı bilin. Fitneci ve her şeye itiraz eder duruma düşmeden gördüğünüz yanlışı düzeltebileceğini zannettiklerinle konuş, toplantılarda konuş. Faydası olmasa bile sen vebale iştirak etmemiş olursun. Yalnız ikaz etmek dedikodu üretmek veya iştirakçisi olmak değildir. Hatalı gördüğün alanın dışındaki işlerde bir aksatma veya gevşeklik yapmamalısın. Neticede siz kişilerle değil hata ile uğraşıyorsunuz. Yayacağınız sözlerin ve ortaya koyacağınız tavırların bir vakıftaki hatayı düzeltme amacı ile başladıktan sonra ümmetinize, yarınlardaki Müslümanlığa ne kaybettirebilir olduğunu da düşünmeniz gerekir. Düzeltmeye çalışırken yaralamaya sebep olmamalısınız. Şunu unutmayınız: Namaz, dinimizin direği, Müslümanlığımızın göstergesidir. Camide cemaatle kılınan namaz ise bunun yirmi beş katı daha değerlisidir. Bir camide mesela bir Cuma namazı bir Müslüman için dini ve hayatı demektir. O namazı kıldıran ise bu oranda büyük bir konumda durmaktadır. Bütün bu büyük gerçeğe rağmen dinimiz, “kötü adam” nitelikli birinin arkasında kılınıyor olsa bile camiyi/cemaati/namazı/bir arada olmayı terk etmememizi emretmektedir. Her şeye rağmen, her duruma rağmen… Çünkü biz ümmetiz, meleklerden oluşmuyoruz, insanlardan oluşuyoruz. Böyle başladık böyle devam edeceğiz. Bizden öncekiler böyle kazandılar biz de böyle kazanacağız biiznillah.

Hocam, sizden bir konuyu aydınlatmanızı rica edeceğim. Ben bir vakıfta hizmet et
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah için yapılacak işlerden hatta ibadetlerden biri de insanların dini anlamalarına yardım etmektir. Herkes bilgisi ve imkânı kadar bu işle görevlidir aslında. Bu bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi bunun da en temel şartı ihlastır. İhlas bir işi sadece Allah için yapmak demektir. Yalnız Allah için yapılan bir işten Müslüman’ın mutluluk hissetmesi sakıncalı değildir. Yeter ki riya ve gösterişe dönüşen bir sonuca gidilmesin. Genelde insanların takdiri ve övgüsü ihlası azaltır ama işi yapanın kalbi kaymadığı sürece övgü ve takdir bir engel değildir. Bilakis övgü arttıkça gayret de artıyorsa bu güzel bir durum kabul edilir. Şüphesiz şeytanın ve nefsin kışkırtması açısından riskli bir durum oluşur ama genel olarak bunu bir sakınca göremeyiz. Kendimizi test edeceğimiz ölçü olarak şunu belirleyebiliriz: Allah için olan niyetimiz ve maddi beklentiden uzak kalışımız devam ediyordur. İnsanların takdiri olsun veya olmasın biz aynı heyecanla devam edebiliyoruz. Bunu sağlayabildiğimizde sakınca da yok demektir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme sorulan benzer bir soruya verdiği cevap bizim için çok önemlidir: “O mü'mine bu hayattaki bir müjdedir!” İnsanların takdir etmesini ve bu takdirin mü'mini mutlu etmesini ahiretteki sevaptan önce dünyadaki bir müjde olarak görmüştür aleyhisselam efendimiz. Elbette insanın hoşlanması, övgü beklemesi belki de kendisine şöhret yolu açılması kalbin ifsadı açısından tehlikedir, kişinin uzak kalma gayreti içinde olması gerekir ama bu durum tek başına bir kötülük değildir. Kişiden kişiye ve konudan konuya farklı bir sınav olarak anlaşılmalıdır. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.

Hocam sosyal medyada bir sayfa açtım. Dini konulara değiniyorum. Kısa zamanda be

allahın yardımı konusundaki diğer fetvalar

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.