Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim işlerim bir süredir ters gidiyor. Bu yüzden birkaç kişiye baktırdım ve sürekli “kısmetin, talihin kapalı” gibi şeyler söylendi. Gerçekten ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Sizden bu konuda yardım istiyorum. Bir de bir hoca, "kalbinle ettiğin dualar eğer senin için hayırlıysa bile, bir musibet varlık tarafından şerre çevriliyor" dedi. Bunu duyduktan sonra dua etmeye isteğim kalmadı. İçimde hep bir umutsuzluk oluyor. Acaba böyle bir şey mümkün mü gerçekten? Yolumu nasıl bulmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kere bu dönüşümün seni bir nebze sarsmasını normal görmelisin. Hayatını öncesine göre aksi bir yöne çevirdiğine göre bir alışma dönemin olmalıdır. Bunun geçici olduğunu bil. İkinci olarak da aşırı gitmen doğru olmaz. Mesela namaza başla ama beşe beş katmayı uzun bir zamana yay. Haramlardan uzak dur ama titizliği uzun bir zamana yay. Sabırlı ol. Sebat et. Anne babanın duasını almaya ihmal etme. Bir yere kilitlenip kalma. Geniş bir çevre edinmeye çalış. İstersen bir de psikoloğa görünüp sana bir tavsiyesinin olup olmadığını öğren. Ve dua ederek yoluna devam et. Allah yardımcın olsun.
Hayırlı olanı istemek, Müslümanın tevekkül bilincinin göstergesidir. Ancak bunu kolaylıkla birleştirerek dua etmek, insani ve fıtrî bir taleptir. Şüphelerinizi bu şekilde sorgulamanız da sizin doğru yolda olduğunuzu gösterir. Allah’tan hem hayır hem de kolaylık istemeye devam edin. Sabır ve sebatla yolunuza devam ettiğinizde, O’nun yardımı mutlaka gelecektir. Bu aşamada hayırlı olanı, kolaylıkla birlikte istemeye devam edin. Maddi veya manevi hedeflerinizde uygun yöntemler bulmak için güvendiğiniz insanlardan destek ve fikir alın. Zorlukları bir eğitim süreci olarak görün. Sürekli başarısız olduğunuzu hissetmek yerine, bu süreci bir öğrenme fırsatı olarak değerlendirin.
Evvela şunu bilmek gerekir ki neyin hakkımızda hayırlı olup neyin şerli olacağını biz bilemeyiz Allah bilir. Belki de Allah onu, böylece büyük belalardan koruyor. Sonra şunu tespit etmek lazım, neden hedeflediği yere varamıyor? Eksik olan ne? Yanlış olan ne? Bunu en iyi, iyi bir rehber öğretmen ile güzel bir analizle çözebilir. Rehber öğretmen eşliğinde tespit edilen eksikliklerin ve yanlışlıkların giderilmesinden sonra yeniden denenmesinde fayda var. Her şeye rağmen bazen olmaz. Allah belki de onu başka bir kabiliyette yaratmıştır. Filin uçmaya çalışması, balığın yürümeye çalışması veya kuşların suyun altında yaşamaya çalışması, ne kadar isteyip çalışsalar da fıtrat ve kabiliyetlerine uygun olmadığı için istenilen sonuçlara ulaşması da o derece düşük ihtimal olur. O halde çocuğun yeteneğini tespit edip o yoldan yürümeye teşvik etmek herkes için daha iyi olur inşaallah. Bu süreçte siz bir ebeveyn olarak daima şefkatini gösterip onu yatıştırmaya ve ona bu gerçekleri hatırlatıp doğru yerlere yönlenmesini, doğru kişilerle istişare etmesini ve doğru adımlar atmasını sağlamaya çalışın. Onu eleştirmediğinizi, onun yanında olduğunuzu hissettirmeye çalışın. Diğer çocuklarınıza da zaman zaman onarıcı konuşmalar yaparak bu imtihanı inşaallah en az hasarla atlatırsınız. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
İnsan olarak sınanmak için bulunuyoruz bu hayatta. Dış düşmanlarla sınandığımız gibi insanlığımız ve imanımız bakımından iç dinamiğimizle de sınanacağız. Mü'min olduğumuzu söylediğimiz gibi o iddiamızın ne kadar yerleşik olduğu da görülecektir. Sizin yaşadığınız da budur. Şeytan size, bu yaşadıklarınızın çökme olduğunu söylerken sizin, içteki birikimin test edildiğini çökme olmadığını fiiliyatınızla söylemeniz gerekirdi. Yani kazanacağınız bir noktada kaybetmeye kayıyorsunuz. Tekrar algılamaya çalışın bu ince çizgiyi, rahat edeceksiniz biiznillah. İnsanların riyakâr olmaları veya olmamaları sizin için önemli olmamalıdır. Siz kendi kimliğinizle yaşayın. Siz dik durun, sabit kalın; çevrenize göre şekillenmeye kalkmayın. Bu da size güç katacaktır. İbadetlerinizde eksiklik olmasın. Bilhassa namazı ayakta tutun ki namaz sizi bu hayatın gelgitlerinden korusun. Kur'an okumaya bakın. İstikrarlı bir Kur'an okuma neticede sulanması ihmal edilmeyen bitki gibi içimizdeki iman hissiyatını aktif hâle getirecektir. Duanızı eksik etmeyin. Her gün binlerce kere güzel duaları tekrar tekrar dillendirin. Duanız kadar güçlü hissedersiniz kendinizi. Allah yardımcınız olsun.
Aile içindeki çatışmalar gerçekten çok zorlayıcı olabilir. Özellikle de miras gibi maddi konular ve hasetler devreye girdiğinde. Bu tür meseleler insanın kalbinde büyük yaralar açabilir ancak unutma ki, Allah bir insanın içindeki sabrı ve samimiyeti görmek ister. Öncelikle, Allah’a olan teslimiyetini ve sabrını güçlendirmek çok önemli. Bütün bu yaşadıkların, Rabbimizin seni denediği bir süreçtir. Zorluklarla karşılaştığında, nasıl davrandığın ve ne kadar sabrettiğin Allah katında değer kazanır. Allah, zorluklar ve sıkıntılarla sabredenleri mükâfatlandırır. O yüzden, sabrını asla kaybetme. İçindeki bu sevgiyi kin haline getiren, duyduğun öfkeyi yenen ve kalbinde ferahlık oluşturmaman için bazı şeylere dikkat edebilirsin: Allah’a güven ve teslim ol: Aile içindeki kötü davranışlar seni kırsa da Allah’a güvenmeyi unutma. O, her şeyin sahibidir ve en iyi takdiri O yapar. Bu yüzden Rabbine güvenmek, sabretmek ve her şeyin sonunda sadece O'na yönelmek sana huzur verecektir. Dua et: Ailene ve kalbine karşı duyduğun bu olumsuz hisleri temizlemek için sürekli dua et. “Ya Rabbi, kalbimdeki öfkeyi ve kinleri al, bana sabır ver.” diye dua etmek, içindeki sıkıntıyı bir nebze olsun hafifletebilir. Allah’ın rızasını gözet: Aile içindeki kırgınlıklar ve olumsuzluklar seni haksız kılmasın. Sen yine de Allah için doğruyu yapmaya devam et. Her defasında sevgiyle yaklaşmaya gayret et. Her zaman kendini doğru yolda tutmaya çalış. Bazen karşındaki insan seni anlamayabilir ya da iyiliğini kötüye çevirebilir ama sen Allah’a rızası için sabırlı kalmaya devam et. Mesafe koymak da bir çözüm olabilir: Eğer sevgi ve iyi niyetin, sürekli kin ve kırgınlığa dönüşüyorsa bir süre mesafe koymak da faydalı olabilir. Hem kendine hem de diğerlerine zarar vermemek adına bir süre uzak durarak kalbini dinlendirebilirsin. Bu, kesinlikle bir küslük değil, sadece içsel huzurunu korumak içindir. Açık iletişim kurmaya gayret et: Mümkünse, aile üyelerinle bu duygu durumunu, seni nelerin üzüp kin duygusuna ittiğini açık bir şekilde paylaşmak da faydalı olabilir. İnsanlar, bazen farkında olmadan birbirini kırabiliyor. Duygusal bir iletişim, bu tür yanlış anlamaları ve kinleri ortadan kaldırabilir. Her ne kadar zorluklarla karşılaşsan da Allah seni en iyi şekilde imtihan ediyor. O yüzden içindeki kinleri arındırıp, sabır ve sevgiyle yaklaşman çok değerli. Allah’ın rızasını kazanarak hareket etmek, sonunda kalbini ferahlatır ve huzur verir. Allah’a emanet ol.
Öylesine bir geçme olması pek mümkün değil. Fakat dinlediğin problemlerin gerçekte nasıl çözüldüğünü bilmeden, aslında onların içindeki çözümleri soğukkanlılıkla bilmeden olaylara sadece bir yandan üzülmemeye çalışıp bir yandan da moral vermeye çalışıyorsan sürekli, işte bu bir süre sonra sende de sıkıntılara sebep olabilir. Çünkü yorulursun. Fakat sorunların neden kaynaklandığını tespit edebiliyorsan ve gerçekten işe yarar çözümler tavsiye edebiliyorsan, öyleyse kendi hayatında karşılaştığın sorunlara karşı da aynılarını uygulayıp sorunların çözümüne ulaşabilirsin. Bu açıdan bakınca da aslında kendini koruyacak bir iş de yapıyor olabilirsin. Kısacası bu senin birikimine, yeteneklerine, duygusal gücüne, tekniklerinin gücüne vs. bağlı değişebilen bir şeydir. Problemlerinin gerçek sebebini bilmeden tahminlere göre hareket alman pek sağlıklı olmaz. Bir yargıya ulaşmadan önce mutlaka gerçek sebebe ulaşmaya çalış ki sağlıklı bir yol alabilesin. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
büyü konusundaki diğer fetvalar
Yaşadığımız topraklar Müslümanların çoğunlukta olduğu, her yandan ezan seslerinin yankılandığı mekânlardır elhamdülillah. Mü’min olarak ibadetlerimizi yerine getirdiğimiz gibi kadere imanımız da tamdır, tastamam olmalıdır. Evlilik hususu tamamen kadere imanla ilgili bir husustur. Böyle önemli bir mecranın imtihan süreci de ağır olacaktır elbette. Şeytan bu açıdan genç birinin kulağına vesveseler verecektir. Evlilik kader ile ilgili bir husus olduğu için kişinin boyuna posuna, tesettürüne, gülüşüne, iyi bir meslek sahibi olmasına bakmamaktadır. Bunlar vesilelerdir ama evlilik ya da bekârlık sebeplerinden değildir. Allah’ın çizdiği kader birisinin yaptığı bir muska ile bitecek bir husus değildir. Ki bu söylenen kesin olmayıp zan üzere bir söylentidir. Gaybı bilen Allah’tır. Siz hedefi olan, ibadetlerini yerine getiren, sadakasını veren, dua edip Kur’an-ı Kerim okuyan, nafile namaz kılan mü’min bir hanımefendisiniz. Allah’ın koruması altında olana kimse zarar veremez. Kalbinize böyle vesveseler doğduğunda; Euzu besmelenizi çekin, Ayetel Kürsinizi, Felak ve Nas surelerinizi okuyun. Bu sığınmalarınız kâfidir ve her kötülükten üstündür. Bunun yanında evlilik hayattaki en gerekli ihtiyaçlardandır ama hayatın ta kendisi değildir. Evlenmeyen bir insan kendi ayakları üzerinde sağlamca durup yaşayabilir. Bunu hayatın yegâne amacı haline getirmemelisiniz. Kadere teslim olarak yaşar Rabbimiz takdir ettiği vakitte evliliğinizi gerçekleştirirsiniz. Kendinizi vesveseye ve çevrenin baskılarına, fısıltılarına bırakmamalısınız. Rabbimden sizin için hayırlı ve güzel olanı istemeye devam ediniz. Hayatını yoğunlaştırmanız, mesleğinizle meşgul olmanız, okuyup yazmanız sizin için en güzel olanıdır. İbadetlerini artırmak, Ramazan şuurunu bir adım daha ileriye taşımak en büyük başarıdır, kalitedir. Sırası geldiğinde de Rabbimiz hayırlı ve güzel olana sizi sevk edecektir. Rabbim afiyetler versin.
Bu tür hassas konularda kesin bilgi olmadan ifşa etmek yerine, dikkatli ve ihtiyatlı hareket etmek gerekir. Eğer adamın açıkça mağdur edildiği ve zorla bir evliliğe sürüklendiği kesinleşirse, usulüne uygun bir şekilde onu uyarmak düşünülebilir. Ancak sadece bir şüphe üzerine hareket etmek, fitneye sebep olabilir ve zarar getirebilir.
Bahsettiğiniz durumlar büyü göstergesi değildir. Yatmadan en az iki saat önce sosyal medyadan uzak durur ve dualarını da okurlarsa hiçbir sorunları kalmayacakları konusunda emin olabilirler.
İlgisini bilmiyorum ama imtihan olduğu kesin. Kur'an şifadır; okuyun, dua edin. Allah okumalarınız ve duanız sebebiyle şifa verecektir. Şüpheniz olmasın.
Her ikisi de günahkâr olur. Büyü yapılan kimsenin sorumlu olmaması için deli olması gerekir. Büyülenmiş kimse iradesi zayıflamış kimsedir. Dolayısıyla kişi büyülenmiş de olsa iradesini kontrolü elden bırakmamalıdır. Allah bu hallerden hepimizi korusun.
Bir kere böyle şeylerin basit ve seviyesiz insanların işi olduğunu, asla zannedildiği gibi etkili olmadığını, insanın psikolojik bir huzursuzluk yaşamasına sebep olacağını biliniz. Bunu yapan ise muhakkak kul hakkına girmiştir. Helallik almadıkça da ahirette ateşi bulacaktır. Zira insana zarar veren her ne ise o bir kul hakkı konusudur.