Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir arkadaşımda ve ailesinde büyü var mı onu öğrenmek istiyoruz. Evde birkaç defa gece bebek ağlaması duymuşlar ve arkadaşım da geceleri karabasan tarzı bir şeyin gelip onu rahatsız ettiğini söylüyor ama bunun karabasan olmadığını düşünüyor. Sizce büyü var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Büyü vardır ama varlığından çok adı yaygındır. Özellikle tıbben gerekenleri yapmadan büyü ve benzeri işlerle ilgilenmek yanlıştır. Doktora gidin. Doktor tedaviniz uzun sürse de bittikten sonra böyle sebepler gündeme gelsin. Bile bile iyileşmenizi geciktirirsiniz. Bu saydıklarınız doktorluk işlerdir.
Selamünaleyküm. Büyünün olması mümkündür ama şu anda büyü adı ile dolaştırılan şeylerde yüzde bir bile doğruluk oranı yoktur, sadece insanların duyguları ile oynanmaktadır. Sizin durumunuzun ayrıntılarını bilmediğimiz için vardır yoktur diyemeyiz ama siz önce sıkıntınız varsa bir doktora görünün daha yararlı olur sizin için.
Selamünaleyküm. Büyü kelimesine fazla takılmayın. Bir kere 'yapmışlar' demekte iddialı olmanız yanlış. Bunun yerine, akrabanızdan veya yakın muhitinizden üç kişiyi bir araya getirip durumunuzu izah edin. Sizi eleştirsinler. Kimliğinizi onların yorumları üzerine değerlendirin. Belli ki sizin aklınız dar bir alanda kilitlendi kaldı. Bu dediğimizi yapın. Acilen yapın.
Bir doktorla görüşmeniz gerekir. Doktorla ilgisi olmadığını tespit ettikten sonra diğer tedbirlere başvurursunuz ama neticede size tavsiye edilecek olan iki şeydir. Biri Âyetelkürsî'dir. Diğeri de; bu olayı anlatmak için de olsa gündeme getirmeyin. Siz onu hatırladıkça öbür gece gelecektir. Unuttukça da kaybolacaktır biiznillah. Geçmiş olsun.
Bunun çok özel bir anlamı olması gerekmiyor. Sizin hissedemediğiniz bir ortamda mesela uykulu iken öyle bir ses onu ürkütmüştür, o korkuyu atamamış olduğu için sizin duyurmanızla ürkmesi canlanıyor. Buna takılıp kalmayın. Üzerine üzerine de gitmeyin. Cin ve benzeri şeyleri de üretmeyin durup dururken. Allah Teâlâ size ve yavrunuza afiyetler ihsan etsin.
O arkadaşınız bir şeytana gitmiş. Ya aklını yitirmek istiyor ya da dinini. Büyü müyü yerine oturup nişanlısı ile yeniden görüşsünler. Her iki nişanlı evlenecek diye bir kural mı var?
büyü konusundaki diğer fetvalar
İlgisini bilmiyorum ama imtihan olduğu kesin. Kur'an şifadır; okuyun, dua edin. Allah okumalarınız ve duanız sebebiyle şifa verecektir. Şüpheniz olmasın.
Her ikisi de günahkâr olur. Büyü yapılan kimsenin sorumlu olmaması için deli olması gerekir. Büyülenmiş kimse iradesi zayıflamış kimsedir. Dolayısıyla kişi büyülenmiş de olsa iradesini kontrolü elden bırakmamalıdır. Allah bu hallerden hepimizi korusun.
Bu tür hassas konularda kesin bilgi olmadan ifşa etmek yerine, dikkatli ve ihtiyatlı hareket etmek gerekir. Eğer adamın açıkça mağdur edildiği ve zorla bir evliliğe sürüklendiği kesinleşirse, usulüne uygun bir şekilde onu uyarmak düşünülebilir. Ancak sadece bir şüphe üzerine hareket etmek, fitneye sebep olabilir ve zarar getirebilir.
Yaşadığımız topraklar Müslümanların çoğunlukta olduğu, her yandan ezan seslerinin yankılandığı mekânlardır elhamdülillah. Mü’min olarak ibadetlerimizi yerine getirdiğimiz gibi kadere imanımız da tamdır, tastamam olmalıdır. Evlilik hususu tamamen kadere imanla ilgili bir husustur. Böyle önemli bir mecranın imtihan süreci de ağır olacaktır elbette. Şeytan bu açıdan genç birinin kulağına vesveseler verecektir. Evlilik kader ile ilgili bir husus olduğu için kişinin boyuna posuna, tesettürüne, gülüşüne, iyi bir meslek sahibi olmasına bakmamaktadır. Bunlar vesilelerdir ama evlilik ya da bekârlık sebeplerinden değildir. Allah’ın çizdiği kader birisinin yaptığı bir muska ile bitecek bir husus değildir. Ki bu söylenen kesin olmayıp zan üzere bir söylentidir. Gaybı bilen Allah’tır. Siz hedefi olan, ibadetlerini yerine getiren, sadakasını veren, dua edip Kur’an-ı Kerim okuyan, nafile namaz kılan mü’min bir hanımefendisiniz. Allah’ın koruması altında olana kimse zarar veremez. Kalbinize böyle vesveseler doğduğunda; Euzu besmelenizi çekin, Ayetel Kürsinizi, Felak ve Nas surelerinizi okuyun. Bu sığınmalarınız kâfidir ve her kötülükten üstündür. Bunun yanında evlilik hayattaki en gerekli ihtiyaçlardandır ama hayatın ta kendisi değildir. Evlenmeyen bir insan kendi ayakları üzerinde sağlamca durup yaşayabilir. Bunu hayatın yegâne amacı haline getirmemelisiniz. Kadere teslim olarak yaşar Rabbimiz takdir ettiği vakitte evliliğinizi gerçekleştirirsiniz. Kendinizi vesveseye ve çevrenin baskılarına, fısıltılarına bırakmamalısınız. Rabbimden sizin için hayırlı ve güzel olanı istemeye devam ediniz. Hayatını yoğunlaştırmanız, mesleğinizle meşgul olmanız, okuyup yazmanız sizin için en güzel olanıdır. İbadetlerini artırmak, Ramazan şuurunu bir adım daha ileriye taşımak en büyük başarıdır, kalitedir. Sırası geldiğinde de Rabbimiz hayırlı ve güzel olana sizi sevk edecektir. Rabbim afiyetler versin.
Bir kere böyle şeylerin basit ve seviyesiz insanların işi olduğunu, asla zannedildiği gibi etkili olmadığını, insanın psikolojik bir huzursuzluk yaşamasına sebep olacağını biliniz. Bunu yapan ise muhakkak kul hakkına girmiştir. Helallik almadıkça da ahirette ateşi bulacaktır. Zira insana zarar veren her ne ise o bir kul hakkı konusudur.
Her şeyin başlangıcı ve sonu Allah’a bağlıdır. Kısmet ve talih dediğimiz kavramlar aslında, Allah’ın takdiridir ve insanlar için çok farklı yollarla görünür. Bazen işler yolunda gitmez fakat Allah bu durumu bizim için bir iyiliğe dönüştürür. Hayatımızda zor bir dönem geçirdiğimizde, biz bu dönemi yanlış algılayabiliriz. Ancak unutma ki Allah’ın rahmeti sonsuzdur ve O, senin hayrını en iyi şekilde bilir. Böyle anlarda, Allah’a sığınmalı, sabırlı olmalı ve tevekkül etmelisin. İşlerin ters gitmesi, bazen bir nevi Allah’ın seni koruması, yanlış yollardan uzak tutması olabilir. Bu yüzden zor zamanlarda, dua ve sabırla kalmak seni Allah’a daha yakın kılacaktır. Dua etmek, Allah’a yönelmek, O'na içten bir şekilde yalvarmak, her zaman doğru bir yoldur. İslam’da dualarımızın ya hemen kabul olacağını ya da Allah’ın takdiri doğrultusunda bir şekilde bizlere fayda sağlayacağına inanılır. Bazen, bizler dua ettiğimizde, beklediğimiz şey hemen gerçekleşmez. Çünkü Allah, bizim için en hayırlısını bilir. Şerre çevrildiği iddia edilen dualar, yanlış anlaşılmalar olabilir. Belki de yanlış yerden, yanlış bir inançla yapıldığında, zorluklar yaşanabilir. O yüzden dua ederken, Allah’a olan güvenin tam olmalı ve dualarını doğru niyetle yapmalısın. Allah, hiçbir zaman kulunu zarar uğratmak istemez. Aksine O'nun dileği kulunun hayrına olandır. İçinde bulunduğun bu durumlarda, şunu unutma: İman etmek ve sabretmek, hayatın gerçek sınavıdır. Zorluklar geçici ama sabrın ve Allah’a olan güvenin kalıcıdır. Dua et ama sabret ve her şeyin sonunda Allah’ın en güzel takdirine rıza göster. Allah’a emanet ol, sabrın mükâfatını versin.