İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam benim sorunum evlenmek isteyip evlenememek. İşim var, kendi ayaklarımın üzerinde duruyorum, çok şükür. Çirkin de değilim, çevremdeki insanlar beni tatlı ve iyi biri olarak tanımlıyor, kötü bir alışkanlığım yok. Ancak çok geniş bir sosyal çevrem de yok. Karşıma çıkan insan sayısı çok az. Yıllar önce biriyle evlenmek için tanışmıştım ancak olmadı. Bir hocaya danıştığımda, görüştüğüm kişinin ailesinin bizi ayırmak için muska yaptığını söyledi. Acaba bu yüzden mi evlenemiyorum? Muskayla kader kapanır mı? Otuz beş yaşına geldim, anne olmak, nesil yetiştirmek ve güzel bir aile kurmak istiyorum. Bunun için sadaka veriyor, dua ediyor, Kur’an okuyorum, nafile namaz kılıyorum ama yine de olmuyor. Bazen "Acaba bahtım mı kapalı?" gibi evhamlara kapılıyorum. Ne yapmalıyım, bana ne önerirsiniz?

Cevap

Yaşadığımız topraklar Müslümanların çoğunlukta olduğu, her yandan ezan seslerinin yankılandığı mekânlardır elhamdülillah. Mü’min olarak ibadetlerimizi yerine getirdiğimiz gibi kadere imanımız da tamdır, tastamam olmalıdır. Evlilik hususu tamamen kadere imanla ilgili bir husustur. Böyle önemli bir mecranın imtihan süreci de ağır olacaktır elbette. Şeytan bu açıdan genç birinin kulağına vesveseler verecektir. Evlilik kader ile ilgili bir husus olduğu için kişinin boyuna posuna, tesettürüne, gülüşüne, iyi bir meslek sahibi olmasına bakmamaktadır. Bunlar vesilelerdir ama evlilik ya da bekârlık sebeplerinden değildir. Allah’ın çizdiği kader birisinin yaptığı bir muska ile bitecek bir husus değildir. Ki bu söylenen kesin olmayıp zan üzere bir söylentidir. Gaybı bilen Allah’tır. Siz hedefi olan, ibadetlerini yerine getiren, sadakasını veren, dua edip Kur’an-ı Kerim okuyan, nafile namaz kılan mü’min bir hanımefendisiniz. Allah’ın koruması altında olana kimse zarar veremez. Kalbinize böyle vesveseler doğduğunda; Euzu besmelenizi çekin, Ayetel Kürsinizi, Felak ve Nas surelerinizi okuyun. Bu sığınmalarınız kâfidir ve her kötülükten üstündür. Bunun yanında evlilik hayattaki en gerekli ihtiyaçlardandır ama hayatın ta kendisi değildir. Evlenmeyen bir insan kendi ayakları üzerinde sağlamca durup yaşayabilir. Bunu hayatın yegâne amacı haline getirmemelisiniz. Kadere teslim olarak yaşar Rabbimiz takdir ettiği vakitte evliliğinizi gerçekleştirirsiniz. Kendinizi vesveseye ve çevrenin baskılarına, fısıltılarına bırakmamalısınız. Rabbimden sizin için hayırlı ve güzel olanı istemeye devam ediniz. Hayatını yoğunlaştırmanız, mesleğinizle meşgul olmanız, okuyup yazmanız sizin için en güzel olanıdır. İbadetlerini artırmak, Ramazan şuurunu bir adım daha ileriye taşımak en büyük başarıdır, kalitedir. Sırası geldiğinde de Rabbimiz hayırlı ve güzel olana sizi sevk edecektir. Rabbim afiyetler versin.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yaşadığımız topraklar Müslümanların çoğunlukta olduğu, her yandan ezan seslerinin yankılandığı mekânlardır elhamdülillah. Mü’min olarak ibadetlerimizi yerine getirdiğimiz gibi kadere imanımız da tamdır, tastamam olmalıdır. Evlilik hususu tamamen kadere imanla ilgili bir husustur. Böyle önemli bir mecranın imtihan süreci de ağır olacaktır elbette. Şeytan bu açıdan genç birinin kulağına vesveseler verecektir. Evlilik kader ile ilgili bir husus olduğu için kişinin boyuna posuna, tesettürüne, gülüşüne, iyi bir meslek sahibi olmasına bakmamaktadır. Bunlar vesilelerdir ama evlilik ya da bekârlık sebeplerinden değildir. Allah’ın çizdiği kader birisinin yaptığı bir muska ile bitecek bir husus değildir. Ki bu söylenen kesin olmayıp zan üzere bir söylentidir. Gaybı bilen Allah’tır. Siz hedefi olan, ibadetlerini yerine getiren, sadakasını veren, dua edip Kur’an-ı Kerim okuyan, nafile namaz kılan mü’min bir hanımefendisiniz. Allah’ın koruması altında olana kimse zarar veremez. Kalbinize böyle vesveseler doğduğunda; Euzu besmelenizi çekin, Ayetel Kürsinizi, Felak ve Nas surelerinizi okuyun. Bu sığınmalarınız kâfidir ve her kötülükten üstündür. Bunun yanında evlilik hayattaki en gerekli ihtiyaçlardandır ama hayatın ta kendisi değildir. Evlenmeyen bir insan kendi ayakları üzerinde sağlamca durup yaşayabilir. Bunu hayatın yegâne amacı haline getirmemelisiniz. Kadere teslim olarak yaşar Rabbimiz takdir ettiği vakitte evliliğinizi gerçekleştirirsiniz. Kendinizi vesveseye ve çevrenin baskılarına, fısıltılarına bırakmamalısınız. Rabbimden sizin için hayırlı ve güzel olanı istemeye devam ediniz. Hayatını yoğunlaştırmanız, mesleğinizle meşgul olmanız, okuyup yazmanız sizin için en güzel olanıdır. İbadetlerini artırmak, ramazan şuurunu bir adım daha ileriye taşımak en büyük başarıdır, kalitedir. Sırası geldiğinde de Rabbimiz hayırlı ve güzel olana sizi sevk edecektir. Rabbim afiyetler versin.

Hocam, benim çok şükür, işim var ve kendi ayaklarım üzerinde duruyorum. Fiziksel
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şunları tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.

Hocam ben yirmi beş yaşında üç yıllık evli ve bir evlat sahibi anneyim. Düzenli
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

a- Kadere iman ettiğimizi unutmayalım. Cennete, cehenneme iman ettiğimiz gibi kadere de iman ediyoruz. Kader şu demektir: Rabbimiz, biz yaratılmadan önce bize ait her şeyi yazmıştır, yazdığı da gerçekleşecektir. O'nun yazısını bozacak bir güç yoktur. Eğer Allah size bir evlilik yazdı ise muhakkak o yazdığı vakitte evleneceksiniz. Yazmadı ise de kesinlikle evlenemezsiniz. Sudan bahanelerle, her tuttuğunuz elinizde kalır, bir türlü düzelmeyen terslikler hiç eksik olmaz. b- Ne evlenmek kurtuluştur ne de bekâr kalmak helâk olmaktır. Herkes imtihan halindedir. Hangi halin kıymetini bilip imtihanı kazanabilirsek bizim için hayırlı olan odur. c- İnsan olarak biz, üzerimize düşeni eksiksiz yapmaya mecburuz. Evlenmemiz gerekiyorsa evlilik yollarını kullanırız. Hasta olursak tedavi sürecini işletiriz. Sonra da kendimizi Rabbimizin koruması altında huzur içinde hissederiz. d- Şüphesiz evlilik, bedenlerin birleşmesinin adıdır. Eşler kesinlikle körü körüne evlenmemelidirler. Beyinlerinin ve gözlerinin doyduğu bir evlilik daha doğru olandır. Sizin, evleneceğiniz eş adayında güzellikten vesaireye kadar bazı şartlar aramanız pek tabiidir. Şu kadar ki, yeri geldiğinde aradığınız şartlar arasında öncelikli ve vazgeçilmez gibi bir düzenleme yapmalısınız. Mesela yaşınız ilerlediğine göre dün aradığınız şartlardan bazılarını hafifletebilirsiniz. e- Kesinlikle kendinizi güzellik ve çekicilik bakımından helallik sınırları içinde bakımlı tutmalısınız. Siz, bazı şartlar aradığınız gibi erkeklerin de aradığı şartlar vardır ve bu şartların önemli bir bölümü sizin elinizle sunulabileceklerdir. Allah'a tevekkül edin, çok dua edin, sabredin; son gülen iyi güler bunu unutmayın.

Hocam, ben 29 yaşında bir bayanım. Evlilik konusunda karar veremiyorum, talibim
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bacım, Bu çağa farklı bir isim olarak “nimetler ve imkânlar içinde ama gariplerin çağı” demekte bir sakınca görmüyorum. Sizin derdiniz de bunu yansıtıyor. Nimetler içinde yüzerken yokluktan şikâyet etmek durumundayız. Siz veya biz, hâlimiz şöyle veya böyle benzeşiyor. Allah’a sığınmak ve şeriatına teslim olmaktan başka çaremiz yoktur. Acilen ona dönmeliyiz. Size bu huzursuzluğunuzun azalması için bazı tavsiyelerde bulunabilirim ama kesin bir düzelme için sizin özel nedenleriniz üzerinde de araştırma yapılması gerekiyor olabilir. Bu da bir psikolog nezaretinde yürümek demektir. Bu tarzda sizin yaptığınız gibi bir inceleme kendimize yapmalıyız, gereklidir de bu. Ne durumdayız, nasıl gidiyoruz muhasebesi yapalım. Yalnız bunu “münafıklık” kavramı ile pekiştirecek düzeye getirmeyelim. Aileyi itham edecek sonuçları öne çekmeyelim. Halk dilinde buna, en son söylenecek sözü en başta söylemek denir. O da şeytanın bize nüfuz etmesi ve bizi sömürmesi bakımından aleyhimize bir tutumdur. Abartmadan ama titiz davranmak ilkemiz olsun. İnsan olduğumuzu, etten ve kemikten yaratıldığımızı unutmayalım. Yorulmamız, usanmamız, ağlamamız/gülmemiz, mutlu olmamız sinirlenmemiz normaldir. Normal olmayan ise bir yere kilitlenip kalmaktır. Mesela sizdeki bu durum, insan hayatı akışında normal bir durumdur. Evlenmenizin gecikmesinden, bedeninizdeki keşfedemediğiniz bir arızadan, çevrenizin sizi bunaltmasından, kapasitenizi zorlayan bir işte olmanızdan, fıtratınızın tersine işler yapmanızdan kaynaklanıyor olabilir. Hangisi olursa olsun, hepsinin çözümü vardır biiznillah. Çözümü olmayan tek şey, çözümsüzlüğe takılmaktır. Günlük hayatınızı iyi programlayın. Namaza eksenli bir planlama yapabilirsiniz. Özellikle yemek ve uyku ne kadar kontrolünüzde ise günlük hayatınız için o kadar uygulanabilir bir program yapabilirsiniz demektir. Şu üç şey avcunuzun içindeki gibi kontrol ettiğiniz şeyler olmalıdır: Uyku, yemek ve arkadaş. Uyku sıkıntısı sizin yemek tarzınızdan kaynaklanıyor olabilir. Çok yiyorsunuzdur, zamansız yiyorsunuzdur, ağır gıdalar alıyorsunuzdur, hazım sorununuz vardır… Bunları bir diyetisyenle de değerlendirebilirsiniz. Yemek açısından sıkıntı yoksa bedensel bir sorunu inceleyeceksiniz. Öyle veya böyle acil bir eylem planı olarak şunu yapın: Gündüz uykusunu özellikle de ikindi civarındaki uykuyu iptal edin. Gece aynı saatte yatın, aynı saatte kalkın. Toplam uyuduğunuz da yedi saati geçmesin altı saati düşmesin. Uyku öncesinde yemek yemeyin. Üç saat öncesinde en az yemek işi bitsin ve asla ağır yiyecekler yemeyin. İnternet ve cep telefonu kullanımınızı sınırlayın. Arkadaş çevrenizi kontrol edin. Gündemi sizin gündeminizden farklı olanları elemek zorundasınız. Ebeveyninizle tartışma ortamlarını azaltın. Mesela onlar sizi görmek istiyorlarsa siz, onların bu isteğinden önce gözlerine görünün, ellerini yanaklarını öpün ve odanıza çekilin. Bu sizi merak etmelerini azaltır. Odanıza çekilirken de “Ben gelmeden yemeğe başlamayın ha!” diyerek alakanızı gösterin. Bunlar basit ama sizi rahatlatır şeylerdir. Bilhassa namazın rahatlatıcı yönünü bilmelisiniz. Kur'an okumanın huzur verdiğini bilmelisiniz. Zikir yapmayı becerin. Ve unutmayın: Hayat, sabretmesini bilenlerin kazandığı bir cihat imtihanıdır. Sabır da her an ve her iş için geçerlidir. Size dua ederim, kalbinize huzur akıtmasını Allah’tan dilerim.

Sevgili hocam ben bir kursta hocalık yapıyorum. Okumam gereken kitaplar, kılmam
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah seni dertli, diri ve dirişken bir mümin olarak sabit kılsın. Yazdıkların gönlümün derinliklerine kadar ulaştı. Allah seni kendine yakın tutuyor ki böyle bir dertle mücadele ediyorsun. Bu bir azaptan değil, tam aksine Rabbimizin “Ben kulumu unutmuyorum” deme şeklidir. Önce şunu bil: Allah’ın seni yarattığı hâl kusur değil, seçilmişliktir. Kur’an’da geçen şu ayeti dikkatlice oku: "O sizi en güzel surette yaratmıştır." (Teğâbûn sûresi, 3. âyet) Senin kısa boyun, genç gösteren yüzün, seyrek saçın-sakalın... hepsi bir sanatın parçası. İnsanlar bunu “kusur” gibi görebilir ama Allah, kusurla değil, hikmetle yaratır. O hikmeti biz her zaman göremeyiz. Ama şuna emin ol: Her farklılığın bir hikmeti vardır. Senin derdin dış görünüş değil, anlaşılma arayışıdır. Aslında seni yoran sadece dış görünüşün değil. İnsanlar seni “ciddiye almaması”, “hafife alması”, “yaşıtların gibi davranmaması”... Bunlar yorar insanı. Ama bu da bir hakikati gösterir: Sen bu çağın sıradan bir genci değilsin. Senin yükün, derdin, hedefin farklı. Ve herkes ağır yük taşıyamaz. Allah, seni kendi katında değerli kıldığı için, halk içinde biraz geri plana alıyor olabilir. “Sabır mı Göstermek Gerekir”, “Çıkış mı Aramak?” Sabır göstermeye çalışıyor ama bazen başaramadığını söylüyorsun. Bu çok insani bir şey. Sabır, hissizleşmek demek değildir. Bilakis sabır, yürekte yangın varken dilini ve davranışını güzelleştirme gayretidir. Senin yazdıkların sabırsızlık değil, "sabırda zorlanmak"tır. Bu da kıymetlidir. Ayrıca “Rabbim imtihan ediyor deyip sabrediyorum ama içimden hiçbir şeye heves kalmadı” diyorsun. Kardeşim, bu bir tıkanmışlık hâlidir ve normaldir. Nefes almak istiyorsun. Sabır elbette ama birlikte bir çıkış planı da olmalı. Sana bazı tavsiyelerim olacak: Manevî Gelişim: Günlük Zikir ve Dua Programı Yap Günde 100 defa: “La havle ve la kuvvete illa billah” Günde 100 defa: “Hasbiyallahu la ilahe illa Hu” Sabah/akşam tesbihatını bırakma. Dua: “اللَّهُمَّ زَيِّنِّي بِزِينَةِ الْإِيمَانِ، وَاجْعَلْنِي هَادِيًا مَهْدِيًّا "Allah’ım! Beni iman ziynetiyle süsle ve beni doğru yola ileten, hidayete erdirilmiş kullarından eyle." İlim Programı: Kendini Donat. Her gün 1 sayfa Kur’an meali Haftada 2 gün siyer veya sahabe hayatı Psikolojik Dayanıklılık: “Bu da geçecek” Telkinini Kullan. Kendine “Ben bu görünüşle değil, bu gönülle değerliyim” de. Unutma: Yusuf (aleyhisselam) güzelliğiyle imtihan edildi, Eyyub (aleyhisselam) bedeniyle. Sosyal Alan Aç: Dışa Açıl ama Seçerek Gençlik merkezleri, vakıf çalışmaları, kitap halkaları… Dış dünyaya gönlünü değil, duruşunu aç. Her ortam seni bozmaz; bazı ortamlar seni onarır. Kardeşim, son sözüm, “Sen Değerlisin”. Senin gibi bir gencin “beş vakit cemaate gitmekten başka hevesim kalmadı” demesi aslında bir manevî tevazudur. Çünkü insanlar eğlenmek isterken sen secdeye çekiliyorsun. O yüzden, görünüşün değil bu hâlin seni Cennet’in yıldızı yapar. Rabbim seni sahabe ahlâkıyla donatsın.

25 yaşıma gireceğim. Allah’a hamdolsun beni huzuruna kabul ediyor. 5 vakit namaz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kıymetli kardeşim, Rabbimiz, Allah’tan başka gayesi olmadan yaşama gayretini arttırsın. Rabbimiz her birimizi farklı farklı kabiliyetlerde yaratmıştır. Tercih edeceğin bölümle ilgili karar verirken bu kabiliyetlerini, zekânı, kendi özel durumlarını, gelecek planlarını göz önünde bulundurman daha sağlıklı olacaktır. Bu konuda sana yardımcı olacak bir meslek danışmanı ile görüşme sağlaman işini daha da kolaylaştırabilir. Unutmayasın ki en önemli mesleğimiz mü'min oluşumuzdur. Hangi bölümü seçmiş olursan ol, nerede bulunursan bulun beraberinde imanını, ahlakını, mü'min kimliğini koruma ve haramlardan uzak kalma mücadelen hep devam etmelidir. Evlilik ile ilgili soruna gelecek olursak, okul elbette evliliğe engel değildir. Kimin ne zaman ve kiminle evleneceği kaderin sonucu olduğunu bilerek Rabbimize teslim olmak imanımızın gereğidir. Rabbimiz seni muhafaza buyursun ve umduklarından daha güzeline erdirsin. Dua eder dua bekleriz. Allah yardımcımız olsun.

Hocam yirmi üç yaşında genç bir kızım. Üniversiteye sadece meslek sahibi olmak y

büyü konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu tür hassas konularda kesin bilgi olmadan ifşa etmek yerine, dikkatli ve ihtiyatlı hareket etmek gerekir. Eğer adamın açıkça mağdur edildiği ve zorla bir evliliğe sürüklendiği kesinleşirse, usulüne uygun bir şekilde onu uyarmak düşünülebilir. Ancak sadece bir şüphe üzerine hareket etmek, fitneye sebep olabilir ve zarar getirebilir.

Hocam tanıdığım bir kadın, bir adamla görüşüyordu ancak adam evlenmek istemediği
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Her şeyin başlangıcı ve sonu Allah’a bağlıdır. Kısmet ve talih dediğimiz kavramlar aslında, Allah’ın takdiridir ve insanlar için çok farklı yollarla görünür. Bazen işler yolunda gitmez fakat Allah bu durumu bizim için bir iyiliğe dönüştürür. Hayatımızda zor bir dönem geçirdiğimizde, biz bu dönemi yanlış algılayabiliriz. Ancak unutma ki Allah’ın rahmeti sonsuzdur ve O, senin hayrını en iyi şekilde bilir. Böyle anlarda, Allah’a sığınmalı, sabırlı olmalı ve tevekkül etmelisin. İşlerin ters gitmesi, bazen bir nevi Allah’ın seni koruması, yanlış yollardan uzak tutması olabilir. Bu yüzden zor zamanlarda, dua ve sabırla kalmak seni Allah’a daha yakın kılacaktır. Dua etmek, Allah’a yönelmek, O'na içten bir şekilde yalvarmak, her zaman doğru bir yoldur. İslam’da dualarımızın ya hemen kabul olacağını ya da Allah’ın takdiri doğrultusunda bir şekilde bizlere fayda sağlayacağına inanılır. Bazen, bizler dua ettiğimizde, beklediğimiz şey hemen gerçekleşmez. Çünkü Allah, bizim için en hayırlısını bilir. Şerre çevrildiği iddia edilen dualar, yanlış anlaşılmalar olabilir. Belki de yanlış yerden, yanlış bir inançla yapıldığında, zorluklar yaşanabilir. O yüzden dua ederken, Allah’a olan güvenin tam olmalı ve dualarını doğru niyetle yapmalısın. Allah, hiçbir zaman kulunu zarar uğratmak istemez. Aksine O'nun dileği kulunun hayrına olandır. İçinde bulunduğun bu durumlarda, şunu unutma: İman etmek ve sabretmek, hayatın gerçek sınavıdır. Zorluklar geçici ama sabrın ve Allah’a olan güvenin kalıcıdır. Dua et ama sabret ve her şeyin sonunda Allah’ın en güzel takdirine rıza göster. Allah’a emanet ol, sabrın mükâfatını versin.

Hocam benim işlerim bir süredir ters gidiyor. Bu yüzden birkaç kişiye baktırdım
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bahsettiğiniz durumlar büyü göstergesi değildir. Yatmadan en az iki saat önce sosyal medyadan uzak durur ve dualarını da okurlarsa hiçbir sorunları kalmayacakları konusunda emin olabilirler.

Hocam bir arkadaşımda ve ailesinde büyü var mı onu öğrenmek istiyoruz. Evde birk
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İlgisini bilmiyorum ama imtihan olduğu kesin. Kur'an şifadır; okuyun, dua edin. Allah okumalarınız ve duanız sebebiyle şifa verecektir. Şüpheniz olmasın.

Hocam benim ellerimde sorun var ve siğiller çıkıyor. Birçok doktora gittim, heps
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Her ikisi de günahkâr olur. Büyü yapılan kimsenin sorumlu olmaması için deli olması gerekir. Büyülenmiş kimse iradesi zayıflamış kimsedir. Dolayısıyla kişi büyülenmiş de olsa iradesini kontrolü elden bırakmamalıdır. Allah bu hallerden hepimizi korusun.

Hocam büyü yaptıran her türlü cehenneme gireceği belli ama esas sorum şu, büyü e
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kere böyle şeylerin basit ve seviyesiz insanların işi olduğunu, asla zannedildiği gibi etkili olmadığını, insanın psikolojik bir huzursuzluk yaşamasına sebep olacağını biliniz. Bunu yapan ise muhakkak kul hakkına girmiştir. Helallik almadıkça da ahirette ateşi bulacaktır. Zira insana zarar veren her ne ise o bir kul hakkı konusudur.

Hocam kaynanamın şeyh dediği bir kişi var onun yanına gidiyor ve muska yaptırıyo

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.