Fetva Meclisi
Soru
Hocam yirmi üç yaşında genç bir kızım. Üniversiteye sadece meslek sahibi olmak ya da diploma almak için gitmek istemedim. Eğer bir diploma alacaksam, bu Allah için olmalı diye düşündüm. Ancak bazı olumsuz şartlar ve benim ümitsizliğim, yaşıtlarımdan beş yıl geride kalmama neden oldu. Şimdi yeniden ayağa kalkmak istiyorum ve tıp hedefliyorum. Allah'ın izniyle gerekli şartları sağlayıp çalışarak bu hedefime ulaşmaya kararlıyım. Şu anki puanımla ebelik ve hemşirelik bölümleri geliyor. Bu iki mesleğin de mübarek olduğunu biliyorum ancak geç kaldım diye tıptan vazgeçmem gerektiğini söylüyorlar. Ben, süre on yıl bile sürse, kadın doğum uzmanı olarak hizmet vermek istiyorum. Allah’a verdiğim sözü tutarak yarım kalan işimi hakkıyla tamamlamak niyetindeyim. Ancak çevremdekiler, "Okulun bitene kadar otuz yaşında olacaksın, nasıl evleneceksin?" diye baskı yapıyor. Oysa ben, evliliğin Allah’ın nasibi olduğuna ve okurken de evlenip bir yuva kurabileceğime inanıyorum. Allah’ın karşıma çıkardığı ve tıp okurken bile evlenen ya da anne olan gençlere şahit oldum. Allah onlara nasip ettiyse, bana neden nasip etmesin diye düşünüyorum. Bu yüzden ümidim diri. Yolumda Allah için ilerlerken, Allah’ın da bana yardım edeceğine ve hem evlilik hem de annelik konusunda hayırlı kapılar açacağına inanıyorum. Bu heyecan ve ümit ile sizin fikirlerinize danışmak istedim. Allah’a emanet olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Bak güzel kardeşim, bu ifadelerinden dolayı seni kınayamam ama planının yanlış olduğunu söyleyebilirim. Sen okulu bıraksan da kendini Kur'an'a veremezsin. Bu bir dönemsel sıkıntıdır, sabredersen geçer. Gerekiyorsa İstanbul'a gel daha geniş görüşelim ama asla yolda bırakma kendini, asla!
Selamünaleyküm. Katiyetle güzel düşünüyorsunuz. Allah’ın kulları, Allah’ın rızasını esas alarak düşünürler. Hemen evlenme sürecini başlatın. Önce kendinize, ideallerinizi takdirle karşılayacak bir eş adayı bulun. Onunla bunları açık seçik konuşun. Sonra durumu ailenize açın. Onların makul hiçbir gerekçeleri olmaması gerekiyor. İnat olsun diye itiraz ederlerse onlara bakmayın. Kız tarafının, babasından izinli olması yeterlidir sizin için. Bu işin en kolayı rızık tarafıdır. En garantili o duru. Çünkü rızık Allah’ın garantisindedir. Hemen yola koyulun.
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şunları tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Şöyle yapabilirsin kızım, a- Evlilik için akraba veya değil yerine UYGUN VEYA DEĞİL kuralı getir kendin için. Uygunluk da din ve göz beğenisi üzerine kurulu olsun. Bunalır ve eleme kabiliyetini yitirecek olursan maazallah, kurallarını bir bir düşüreceğin bir evlilik yaparsın. b- Dine hizmet konusunda da önce kendi dinini ayakta tutacağın bir evlilik ilkesi peşinde ol. Sen iyi olursan din, bir kale kazanmış olur zaten ve senin bereketin sen göremeden bile çoğalır. c- Evlilik için yaşa değil de ihtiyaca takıl, ne kadar zarurettir senin için ne kadar da normaldir düzeyine bak. d- Memur olman için senin aile şartlarını bilemediğimden ne ol ne de olma diyebilirim sana. Ama bir harama bulaşmadığın sürece görev yapabilirsin derim. Allah yardımcın olsun.
Güzel kardeşim, bu gayretini, niyetini, hedefini tebrik ederim. Bu konuda dertlenmen çok güzel. Rabbim ayaklarını sabit kılsın. Allah seni hem bu dünyada hem ahirette izzetli kılsın. Öncelikle mü'min bir hanım olarak Allah’ın haramlarından nerede korunmuş olarak bulunabilecekseniz orada olmanız gerekir. İmanımızı ve ahlâkımızı korumak en önemli gayemizdir. Fıtratınıza uygun, kabiliyetinizi en verimli olarak kullanabileceğiniz alan hangisi ise onu tercih etmeniz yerinde olur. Bu konuda ehil birine kendinizi tanıtın ve sizi neye yönlendirdiğine bakın. Eğer sizin kabiliyetiniz sosyolojide ise ve bu kabiliyeti ehil biri size söylemiş ise bu alanı ümmetimiz için değerlendirebilirsiniz. Anne babalara karşı alttan almamız, onları incitmeden yaşamak Allah’ın en büyük emirlerinden biridir. Onlara karşı nezaketinizi koruyup tatlı dilli olmayı ihmal etmeyin. Sakın tartışma yoluna gitmeyin. “Kadın çalışamaz” şeklinde bir kural yoktur. Kadının kendisini yıpratmaması, işin kendisi ve ortamı helal olması önemlidir. Anne babanın gazabını çekecek tutum ve davranışlardan uzak durmanız çok önemli. Onları üzmeyecek bir üslup kullanarak tercihlerinizi, isteklerinizi ifade edebilirsiniz. Rabbim umduğunuzdan daha güzel işler yapmanızı nasip etsin değerli kardeşim. Ümmet-i Muhammed için faydalı olmanız nasip olsun. Allah kolaylıklar versin. Muvaffakiyetler.
Böyle düşünmen ve akıntıya kapılıp gitmeyen bir mümine olmak istemen çok güzel, Allah yardımcın olsun. Özet olarak sana şunları tavsiye edebilirim: İyi düşünmek yetmez; iyiyi çevre olarak, ortam olarak oluşturmalısın veya onun için uğraşmalısın. Yoksa herkes iyi olmak isteyecektir. Madem tıp biliminde iş göreceksin, hedefin “en verimli, en faydalı doktor” olmalıdır. “Doktor” değil, “en iyi doktor” hedefi ile yol al. Allah Teâlâ’nın yarattığı kabiliyeti keşfederek mesleğinde en faydalı en değerli bölümü doldurmaya bakacaksın. İmanın ve ahlakın damarlarındaki kanın gibi değerli olmalı senin için. Planlama yaparken, tercihte bulunurken bu çizgiyi kolla. Allah’ın haramlarına asla yaklaşma. Haramdan arınmış bir hayat planla. Bir kaza olur da harama bulaşırsan hemen tevbe ile kendini arındır. Allah’ın kuluna emrettiği farzları başta namaz olmak üzere arızasız olarak uygulamaya azimli ol. Mesela işini namaz ekseninde kalmaya göre ayarla. Huzurlu bir hayat için evliliğin önemini ve etkisini hiçbir zaman küçümseme. Bütün emeklerine ve ulaşabileceğin akademik kimliğe rağmen başarısız bir evlilik seni çökertebilir. Bunu bilerek evlen. Bizim müşahede ettiğimiz kadarıyla şunu tespit ettik: Doktorun evliliğinde onun beyaz önlüğü ile evlenen bir eş sıkıntı kaynağıdır. Önlüğünle değil senin şahsınla evlenen birini bulmaya çalış. Gerekiyorsa bunun için evlenmeyi ertele ama önlüğünle değil seninle evleneni bul. Arkadaş çevren, ne yaparsan yap seni etkiler. Onlar ne ise bir zaman sonra sen de o olursun. Tıpkı virüs gibidir insan; bulaşır ve yatağa yatırır hatta mezara bile sokabilir. Zorunlu olarak bir arada durman gerekenler dışında ahiretine ve dünyana faydası olmayan bir arkadaşı arkadaş olarak görmemelisin. Doktorluk ziyadesiyle mübarek bir meslektir. Diyebilirim ki namaz kadar elbette değil ama nafile herhangi bir ibadet kadar değerlidir. Sürekli sevap yazılır sana. Para kazanıyor, koltuk sahibi oluyor olsan da durum böyledir. Doktorluk bir cami imamlığı gibi başkalarına kazandırırken kazanılacak bir meslektir. Şüphesiz bu çapta değerli bir meslek beraberinde sıkıntılar da getirecektir. İnsanların canları üzerinde iş yapan birinin yaptığı işin değeri ve önemi beraberinde maddi manevi sıkıntılar getirebilir. Bu sıkıntıların maddi olanlarını siz zaten biliyorsunuz. Manevi olanlarından sadece birini burada zikredebilirim. O da şudur: Önlüğü giydikten bir zaman sonra şeytan sinsi sinsi senin içine sanki hastaları sen yarattın, sen olmasan onlar ölecekmiş gibi hisler sokuşturabilir. Bu kimi zaman tepeden bakma, kibir olarak yansıyan uygulamalar getirir beraberinde. Allah muhafaza buyursun, böyle bir tutum sözünü ettiğimiz bereketi ve sevabı eritip bitirebilir. Bunun sizi etkilememesi için de mü'min insanların içinde insan olarak bulunmak, bir ders halkası takip etmek, nefsi azdıracak işlerden uzak durmak pratik çözümler üretmek olarak görülebilir. Doktor olarak imzanız bir mülki amirin imzasından kimi zamanlar daha etkili ve güçlüdür. İnsanların hayatına ve huzuruna etki eden kaşenin sahibi olabilirsiniz. Asla imanınıza ve kalbinize ters bir iş yapmayın. Size maaş veren kurumun yasalarını, kurallarını kollayın. Bir kaşe sizi cehenneme sürükleyebilir maazallah. Hiçbir imzayı, kaşeyi basit görmeyin. Değeri bir kibrit kutusu kadar basit bile olsa bir ilacı doktorluğunuz size emretmedikçe yazmayın, onaylamayın. Sabır ve dua sizin reçetesini yazamayacağınız ama huzurunuzu size getirecek fırsatlarınızdır. İkisini de masanızın üstünde, kalbinizin en yakınında saklı tutun. Besmele ile başlayın, dua ile bitirin. Muvaffak olmanız için dualar ederim. Allah Teâlâ sizi mahcup olacağınız işlerden muhafaza buyursun, akıbetinizi hayır kılsın. Âmîn.
annelik konusundaki diğer fetvalar
Bir: Buna alışacaksın, hiç merak etme. Belki de bugünlere gülüp geçeceksin de. İnşaallah. İki: Cennet ucuz değil. Bunlar da cennetin fiyatına dâhildir biiznillah. Üç: Eşinle özel beraberliklerine ağırlık ver, bir tür derdini onunla dağıt. Allah yardımcın olsun.
“Kadınlar okumasın, çalışmasın” denemez, böyle diyen de yoktur. “Kadın kadınlığını, anneliğini verip bir iş yapmasın.” denir. Bu denklemi kurabilen yani kadınlığını ve anneliğini yıpratmayan bir kadın okuyabilir, çalışabilir, her şeyi yapabilir. Sadece devlet başkanı olmasını uygun bulmayan hadisler vardır. Onun dışında bir yasak yoktur.
Eşinizle istişare içinde olun. Allah yarattığının rızkını da elbet verecektir. Müsterih olun. Allah'a emanet olun.
Önce doktorunuza bir çocuk daha doğurma açısından kontrol ettirin kendinizi. Yani sağlığınızı öne alın. Sonra da eşinizin ve sizin arzunuzu dengelemeye çalışın. Gerekiyorsa bunun için uzun zaman bile olsa bekleyin. Sonra da kimin ne dediğine bakmayın ve kendinizi kaderin kollarına salın. Allah mübarek etsin.
Aleykümselam. Annenin neden böyle yaptığını sormaya bile gerek yoktur. Doğurduğundan kira istemek annenin işi olmamalı ama bunu yaparken de önünde bir hukuk engeli yoktur. Ekmeğe muhtaç durumun yoksa dediğini yapacaksın ve asla ona küsmeyeceksin. Ya da evini terk et ama onu terk etme. O ezilsin sonunda ve hatasını anlasın sen hata etme sakın. Kırılma da. Dünya bu, başı dibi imtihandır.
Selamünaleyküm. Bir kere doktorluk mesleği, ciddi düzeyde bir eşlik ve annelik yapmaya mani olabilir. Esasen olması şart değildir ama siz olabileceğini kabul edin. Bunu kabul ediyorsanız böyle bir evlilikte hiçbir olumsuzluk yoktur. Yeter ki vereceğiniz evlilik kararında duygusal olmadığınızı iyi test edin. Evliliğin ayrıntılarında gerekiyorsa geniş istişareler yapın. İlahiyatçıların da doktorların da meslek olarak kendi içlerinde topluma göre farklı idrakleri vardır. Allah yardımcınız olsun.