Fetva Meclisi
Soru
Hocam, sosyal medyayı İslâmi bir şekilde kullanmaya çalışıyorum. Twitter'da 100 binden fazla takipçim var. İnsanlar bir şeyler sormak için yazıyor. Kendi bildiğim kadarıyla cevaplamaya çalışıyorum. Erkeklerde bayanlarda yazıyor... Bazen bayan arkadaşlar muhabbet etmek için yazıyor. Bunlara izin vermiyorum ama gerçekten rahatsız oluyorum... Ben şahsen sosyal medyada kendi Müslümanlığımı ve çevremi sorgulamayı öğrendim... Sosyal medyayı da insanları etkilemek için kullanıyorum, çünkü ben bu şekilde etkilendim... Sosyal medyayı kullanmayı bırakayım mı, yoksa devam mı edeyim... ?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu tür sosyal iletişim alanları “din tebliği açısından” güvenli ve etkili bir alan olarak görülmemektedir. Sahipsiz ve kuralsız bir meydan gibi durmaktadır. Orayı tebliğ alanı gibi görmemenizi tavsiye ederiz. Getireceği ile götüreceği arasında oran belli değildir. Kendinizi yetiştirin, çevrenize etki etmeye çalışın.
Hayır kullanalım. Kaçarak sığınabileceğimiz bir yer yoktur. Kullanalım ama biz onu kullanalım, o bizi kullanmasın. Bunun için de: Göz ve bilgi kirliliğine dikkat edelim, bizi kirletmesin. Mahremiyetimiz ve başkalarının mahremiyetini ezmeyelim. Kontrolsüz ve sınırsız olmayalım. Yasal ve ahlâk suçlusu durumuna düşmeyelim. Mülkiyet haklarına saygılı olalım. Müslüman edebini orada da koruyalım. Vaktimizi israf etmesin, seviyemizi düşürmesin.
Günümüzdeki şaşılacak afetlerden birisi de günlük hayatta karşı cinsin yüzüne bakmakta hayâ eden kimselerin sosyal medyada mahremiyet sınırlarını görmezden gelmesidir. Ahlakımız sosyal medyada da devam etmelidir. Esasen sosyal medyanın gelişi güzel erkek kadın konuşmaları ve yazışmaları önce hayâ duygumuzu bitiriyor. Bu duygu yitirildikten sonra gözdeki, dildeki ve kulaklardaki harama karşı filtreleri bozuyor. Daha sonra da ahlak çizgisinde kırılmalar yaşanıyor. Birbirlerine nikâhı düşen Müslüman erkek ve kadın mecbur olmadıkça konuşma ve yazışmaları doğru/caiz değildir. Farklı mecralardan çözemediği soruları/sorunları görüşme mecburiyetinde kalırlarsa mesafeyi korumalıdırlar. Ciddiyetsiz, sulu ve ilgisiz konuşmalardan kaçınmalıdırlar. Sorunuza göre kamera karşısında “mahrem yerlerini teşhir eden”, üstelik makyajlı ve tahrikli konuşmasıyla da “kendini belli eden” bir kadını erkeğin takip etmesi asla caiz değildir. https://fetvameclisi.com/fetva/facebook-ve-internet-kullaniminda-kadin-erkek-iliskilerine-muslumanca-bir-bakis-mektubu
Önce kendi dinine ve insanlığına verdiği zararı düşünmelisin. Sana zararı kesindir. Diğer zarar ise muhtemeldir.
Seviyemizi kaybederek yaptığımız hiçbir iş ibadet değeri taşımaz. İbadet değeri taşımayan bir işi nasıl yapabiliriz? Öyle olacaksa neden “biz” sözcüğünü kullanalım? Hayır, bin kere ölsek ve tekrar dirilsek biz, bu ümmetin adamı olmanın kalitesini koruyacağız biiznillah. Ümmet-i Muhammed olmanın farkı budur. Ölüme bile seviye getiren ve ölürken dahi seviyesini koruyan ümmetiz biz. İçimizde bizden olmayı hak etmedikleri hâlde bulunanlar veya bir yolla bulundurulanlar bizim karakterimizi bozabilirse bu, onların başarısından çok bizim zafiyetimizden olur. Bu zamanda Rabbim bizi böyle sınamayı murat etti, bizim vazifemiz yıkılmadan ayakta kalarak, sabrı en derin manaları ile yaşayarak Allah’ın rızasını kazanacağımız işleri yapmaktır. Çok dua edelim Allah Teâlâ, elimizi, ayağımızı, dilimizi, gözümüzü ve hatta kulağımızı kaldırmasın. Size dualar ederim.
Kendinizi Allah’ın razı olacağı işlerle yoğun duruma getirmezseniz şeytan sizi kendi razı olacağı işlerle doldurur. Temel sorun budur. Bu nedenle şöyle bir planlama yapın: • Muhakkak okuyacağınız bir Kur'an okuma planınız olsun. • Belli zikirleriniz olsun. • Evinizle ilgilenmeyi arttırın. • Sılayırahimi arttırın. • Namazları sünnetleriyle daha ağır kılmaya çalışın. • Bu arada bir psikologla görüşseniz onun da size desteği olabilir. Yılmayın ve usanmayın. Sonuna kadar mücadele edip şeytanı mağlup etmeye kararlı olun.
nureddin yıldız konusundaki diğer fetvalar
Toplanan para bizzat Suriyeli muhacire verilecekse sıkıntı olmaz. O maksatla yapılacak harcamalara bir havuz harcaması mantığı ile zekât katılmasında sıkıntı olabilir. En güzeli, toplanan paranın ona teslim edilip ödemeyi yapmasının sağlanmasıdır. Bunda bir sıkıntı olmaz.
Bu dönemi sabırla geçirmeye çalışın. Kızgınlık ve kabarma dönemi olma ihtimali yüksektir. Bir zaman sonra yaptığına pişman olabilir. Sabredip siz kazanın, onu da kazanın; yakışık alanı böyledir. Yine de hayatı bir eşten ibaret görmeniz gerekmez. Şahsiyetinizi muhafaza etmelisiniz. Susarak ve bir beklenti göstermeyerek dik durmalısınız. Allah yardımcınız olsun.
Uyku düzeni, düzenli bir hayat için şarttır. Söylemek istediğimiz budur. İnsanın fedakârlık yapması sevdiği ve değerli tuttuğu şeylerden olacağı için genç veya ihtiyar herkesin Allah için yapacağı işlerde feda edeceklerinin başında uykusu gelmelidir. Bu nedenle de uykuyu bölen teheccüd namazı en değerli nafile namaz olmuştur. Buradaki dengeyi şu şekilde kurarız: Uykuyu nimet olarak görürüz. Basit şeylerle uyku dsiplinimizi bozmayız. İş bir fedakârlığı gerektirdiğinde de uykumuzu o değerli bildiğimiz şey için feda etmeye hazır oluruz. Bu da şüphesiz takatımızla ve sıhhatimizi koruma kuralları ile sınırlı olur. Doktorların bu uyku ve nöbet meselesinde yapacakları bir şey yoktur. Bütün dünyada böyle yürüyor tıp. Ona göre de sevap kazanıyorlar biiznillah. Allah yardımcın olsun.
O veya bir başkasının mezhep telakkimizi değiştirmesi söz konusu olmamalıdır. Eğer mezhep telakkisi bir iki fısıltı ile değişecek nitelikte ise zaten sıkıntı var demektir. İnsanların dinimiz, dinimizin temel başlıkları olan Kur'an, Sünnet, sahabe gibi başlıklara nasıl baktıklarını öncelikli olarak değerlendirmeliyiz. Elbette mezhep telakkisi kişi hakkında bilgi verebilir bir çizgidir ama dışımızda olmasını gerektirecek bir çizgi değildir. Sözünü ettiğiniz hoca kardeşimiz ile çok derinlemesine tanışmadık. Müslüman kardeşim olarak gördüm. Ziyaretime geldiği zaman temel meselelerimiz hakkında dertleştik ve mütalaalarda bulunduk. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Böyle bir yemin olmaz. Bizim örfümüzde bu tür sözler söze güç katmak için kullanılmaktadır.
Umreye gidecek birine 'ben senin umre paranı vereyim' demek, o kişi zekat alabilecek durumda ise zekattan sayılabilir. Zekat alacak durumda değilse umreye gidiyor diye zekat verilmesi caiz olmaz.