Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Birkaç yıldır sohbetlerinizi, yazılarınızı takip eden, şu dünyada tek gayesi Allah'ın rızasını kazanmak olan aciz bir kulum. Allah nasip ederse 45 gün sonra evleneceğim inşallah. Bu düğün konuları hakkında soracaklarım vardı, öncelikle kısaca bizim buradaki doğru ya da yanlış adetlerden bahsedeyim. Davul çalınmadan düğün neredeyse hiç yok hocam. En büyük sorunlarımızdan biri bu, maalesef ikna edemedim büyükleri, özellikle kız tarafını. Sanırım 1 günde olsa olacak. Ancak bu oynamalar kesinlikle karışık değil, erkekler belli bir bölgede, bayanlar farklı bir bölgede yapıyor düğünlerini, hani köy düğünü desem belki anlaşılır. Ne kadar ayrıda olsa, ben hoşlanmıyorum, istemiyorum dedimse de olmadı, yapılacak. İşin kötüsü bu oynayan erkeklerin üzerinden para sallayıp “Şerefe” diyerek orkestra ekibine para veriliyor. Benim en çok kızdığım konulardan biri buydu, bu caiz midir hocam? Yani oynayan birinin kafasından “Şerefe” diyerek para çevirip müzik yapanlara vermek doğrumudur? Sonra hocam bu düğünler, erkek ya da kadın, kameraya alınıyor, fotoğraflanıyor. Kendim kameraman olduğum halde bayanların çekilmesini istemiyorum, buna da karşı çıkacaklar, nasıl bir yol izlemeliyim hocam? En sevmediğim adetlerden biride misafirlere sigara dağıtmak, paketlerce sigaralar tabaklara dökülüp misafirlere veriliyor, çok şükür bunu zorda olsa kabul ettirdim, inşallah olmayacak. Birde gelin ve damat için utanç verici adetlerimiz var. Akşam olduğunda (normalde cami yolu bilmeyen damat) yatsı namazına gidiyor, gelince tatlı yediriyorlar, dua edip sırtına vurarak yatak odasına sokuyorlar. Çok şükür bunu da yapmama kararı aldık, eğer bunlar bizim ecdadımızda (Ashab-ı Kiram’ın) adetlerinde varsa lütfen onu da açıklayın hocam. Bilmiyorum, öğrenmek, İslam’ı peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yaşadığı şekliyle yaşamak istiyorum, ne eksik, ne fazla. Daha çok hoş olmayan âdetimiz var hocam, ama ben özellikle bu şerefe meselesini sormak istiyorum. Birde zaman ayırabilirseniz İslam’a en uygun evlilik nasıl yapılır kısaca bunu öğrenmek istiyorum hocam, ancak ayet ve hadislerle kaynak gösterirseniz ikna etmek için daha etkili olacaktır hocam. Şimdiden Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Allah Teâlâ'dan size sabırlar dilerim. Eşinizle ilişkilerinizde sıkıntınız varsa bu sizin, hem eşinizle ilişkinizden ötürü hem de çektiğiniz sıkıntıdan ötürü iki sevap kaynağına sahip olduğunuzu gösterir. Yavrularınıza sarılın ve onlarla teselli bulun. Eşinizi de zaman içinde eritmeye hazır olun. Bir zaman sonra sizin beklediğinizden daha iyi olabileceğini asla unutmayın. Duanın gücünü bilin, duayı hiç eksik etmeyin. Yavrularınızın etkilenmemesine dikkat edin. Bir de şunu size tavsiye etmeliyim: Madem ki, eşinizin tavırlarını anladınız, onunla hiç tartışmayın. Tartışma başlayacağı zaman susun. Tepki vermeyin. Kısa bir zaman sonra sizi bu sessizliğinizin tartışmanızdan kat kat daha tesirli olduğunu göreceksiniz. Allah yardımcınız olsun, size sabırlar ihsan etsin.
Selamünaleyküm. İyi başlar ama nasıl devam eder bilinmez bir işe girişiyorsunuz. Bayan evinde oturur ve eş olur, anne olur; gerisi sorun olur.
Selamünaleyküm. Bir hanım evlendikten sonra eşinin emrinde olur; istişare eder eşi onunla ama eşinin daha rahat kazanacağı bir iş ortamını zorlamaz. Ailesi ile de bütün samimiyeti ile bağını sürdürür lakin eşi onun ilk tercihi olur. Aksi takdirde şeytan fitnesini çok rahat yayar. Sabırlı olun, dik durmaya şeytana ezilmemeye gayret edin. Size dualar ederiz.
Mesajınızdan aileye, İslam’a ve hizmete olan bağlılığınız, sabrınız ve nezaketiniz apaçık görünüyor. Rabbim yuvanıza rahmet, eşinize basiret, size de kuvvet ve sebat ihsan eylesin. İnsanlara faydalı olmak, ilim ve hizmete vesile olmak elbette çok değerlidir. Ancak kişinin kendi hakkını ve ailesinin huzurunu feda ederek bu hizmeti sürdürmesi ne doğru ne de caizdir. Dolayısıyla vakıf çalışmaları, aile huzurunu, mali istikrarı ve eşler arasındaki dengeyi bozuyorsa, bu noktada durup düşünmek gerekir. Bir hizmet, önce evi yakarak başkaları için ışık olmaya dönüşüyorsa, bu sağlıklı bir yol değildir. Borç yükü, evin sorumluluğunu taşıyan bir erkeği yıpratır, yıpranan erkek de maalesef bazen haksız davranışlara yönelir. Bu, doğru değildir ama sebeplerinden biri olabilir. Burada yapılması gereken, hizmeti azaltmak veya istişareyle yeniden düzenlemektir. Sadece maddi kaynak değil eşin rızası ve aile huzuru da bu hizmetin temelidir. Kocanın karısından itaat beklemesi, tahakküm değil emniyet ve sevgiyle yönetilen bir beraberliğin parçası olarak görülmelidir. Ama bu itaat, haksızlığa boyun eğmek değildir. Hakkı ve sözü olan bir eşin susturulması değildir. Asla kadını korkutarak itaate zorlamak değildir. Sadece soru sorduğunuz için azar işitmeniz ve ardından “itaat etmiyorsun” diyerek cezalandırılmanız doğru bir tavır değildir. Hele ki siz anlattığınıza göre onu incitmemek için sabreden, yardımcı olan bir eşsiniz. Bu tavır sizin hakkınızı çiğnemek, kendi duyduğu bir sözle sizi hizaya getirmeye çalışmak ve sizin şahsiyetinize zarar vermek anlamına gelir. Bir erkek, yatak ayırma hakkını, Kur’an’da geçen “nüşûz” yani açık bir isyan, aile düzenini bozan ciddi bir itaatsizlik olduğunda kullanabilir. Basit anlaşmazlıklarda, küçük bir tartışmada, eşin fikir beyan etmesinde böyle bir cezaya gitmek yanlış bir adımdır. Size tavsiyem bu dönemi bir danışman eşliğinde geçirin. Bu iş artık “kadının susmasıyla” değil, “birbirini anlamasıyla” çözülür. “Allah’ım bu aileyi rahmetinle koru. Kalplerini birbirine yeniden ısındır. Öfke ve kırgınlıkla değil, merhamet ve anlayışla yol almalarını nasip et. Âmin.”
Selamünaleyküm. Kalbinizin rahat etmediği bir tutumu elbette terk edebilirsiniz. Bu cephedeki bir cihat değil ki, can pahasına orada bulunasınız; kendinize daha uygun olduğunu anlayıncaya kadar arayış içinde olun. Mühim olan günlük hayat için yeterli ilim elde etmek ve haramlardan uzak kalmaktır. Cemaat bunu sağlıyorsa ona cemaat deriz. Tiyatrodan cemaat olmaz.
Aleykümselam. Eşinizin o denli uzun bir zaman evden uzak kalması normal değildir. Belli bir noktadan sonra dayanamamanız tabiidir. Eşinizle durumu konuşun, gerekiyorsa ülkenize dönün, daha ucuz bir iş bulun ama tabii ortamda aileniz sürsün.